Satır satır yazdı… Mustafa Balbay’dan Erdoğan’a açık mektup

16 Nisan 2020 Perşembe

Satır satır yazdı… Mustafa Balbay’dan Erdoğan’a açık mektup

Cumhuriyet yazarı ve TELE1 programcısı Mustafa Balbay, bugünkü yazısında, “Ülkemiz medya ve siyaset virüslerinden kurtulacak” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan’a açık mektup yazdı.

Cumhuriyet yazarı Mustafa Balbay, bugünkü yazısında Cumhurbaşkanı Erdoğan’na açık mektupla seslendi. Mektubunda Erdoğan’a “En büyük medya patronu sizsiniz” diyen Balbay, “saray”ın ise “devlet içinde devlet”e dönüştüğünü savundu.

Korona özgürlüğü vurdu! Dokuz ülke Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ni askıya aldı!

Balbay’ın mektubunun satırbaşları:

EN BÜYÜK MEDYA PATRONU SİZSİNİZ

Sayın Erdoğan,Dünyada medya ile kavga ederek ayakta kalmayı başarmış bir lider yoktur. Aslında en büyük medya patronu sizsiniz. Pek çok yayın organı bakımından patron ataması Saray’da ve aile içinde yapılıyor.

Arta kalan yüzde 5-10 oranındaki “muhalif medyayı” virüse benzettiniz.“Ülkemiz medya ve siyaset virüslerinden kurtulacak” sözünüz, böyle bir dönemde bile önceliği ortak paydalara vermediğinizi, vermeyeceğinizi gösteriyor.

Sizin için “birlik beraberlik”, AKP yelpazesi içinde olması gereken bir şey. Ama bakın o da olmuyor!Meclis’te ayrı bir koalisyon var, AKP-MHP çıkar ortaklığı devam ediyor…Hükümette ayrı koalisyon var, Soylu olayı bunu da ayrıca su yüzüne çıkardı…

Suriyeliler tarafından açılan ruhsatsız muayenehaneye baskın

SARAY DEVLET İÇİNDE DEVLET OLDU

Saray’daki yapı ise devletin öteki kurumları üzerinde ayrı bir otorite kurarak, sizin de sözünü ettiğiniz “devlet içinde devlet” olma yolunda devam ediyor. Örneğin pek çok bakanlık, “talimatı” bakandan değil, Saray’daki sizin memurlardan alıyor. Bakan sonradan duyuyor.

Bu tabloya “sistem” denebilir mi?Hayır…Bu, tepedeki tek kişiye en yakın olma ve ondan sonra en güçlü olma yarışının kuralsızca yapıldığı bir kabile yönetimidir…

Asya ülkelerinde koronavirüs bilançosu açıklandı

BÜYÜK DEVRİMİNİZİN MEVTASI

Önceki gün de şöyle dediniz:“Ceza yasasını yeniden ele alıyoruz!”Bunun Türkçesi şudur:2005 yılında büyük bir devrim diye ilan ettiğiniz Türk Ceza Yasası (TCY) bir bütün olarak iflas etti. Yeni bir hazırlık yapıp onu da devrim diye sunacaksınız!(…)Büyük devriminizin mevta olduğunu 15’inci yılda siz de kabul ettiniz.

Son çıkardığınız af yasası da TCY’deki sakatlıkları düzeltme çabasıydı. Bu düzenlemeden sonra kendi kadrolarınız sorunların devam edeceğini söyleyince yeni bir TCY hazırlığı başladı.

Aynı mantıkla yapacaksanız yeni TCY’nin nasıl olacağını özetleyelim:Mevcut beterden daha beter olur!

2005’te tüm infaz sistemiyle oynadığınız için, cezaları intikamcı duygularla yeniden belirlediğiniz için hapishaneler doldu, taştı… Boşaltma işini de aynı hukuksuzlukla yapıyorsunuz.

 ‘Tüberküloz aşısı, beklenen korona aşısı olabilir’

NE YAPARSANIZ YAPIN TESLİM ALAMAZSINIZ

Bir de “Cumhurbaşkanına hakaret” suçu var. Son 40 yıla bakınca ortaya şu çıkıyor:Siz ve sizden önceki 5 cumhurbaşkanına yönelik tüm hakaret davalarının yüzde 95’i sizin döneminizde açılmış. Önceki cumhurbaşkanlarının toplamı binden biraz fazla, sadece sizin 21 bini geçiyor!

Bu hiçbir şey ifade etmiyor mu?Kaldı ki, önceki dönemlerde pek çok dava Cumhurbaşkanından habersiz savcılar tarafından resen açılıyordu. Cumhurbaşkanları da sonradan öğrendikleri bu davaların geri çekilmesini istemişlerdi. Bunun pek çok örneği var.Sizin döneminizde ise tam tersi, savcı dava açmazsa “kötü” oluyor.Ne yaparsanız yapın, toplumun tümünü teslim almanız mümkün değil. Bunu siz de biliyorsunuz…

ABD’de bilanço ağırlaşıyor… Hayatını kaybedenlerin sayısı 30 bine yükseldi

KAYGILARIMLA…

Bugün etrafınızda olanlar, size bağlılık yemini edenler… Hepsi bir tarafa, siyasette sizin gibi düşünenlerin değil, sizin gibi düşünmeyenlerin size duyduğu saygı kadar var olursunuz.

Kaygılarımla…

İşte pandemiyi şekillendirecek doğru davranış biçimleri

Benzer Haberler