Connect with us
TELE1 TV CANLI YAYIN

Haber

PM toplantısı sonrası CHP’den ilk açıklama: Yerel iktidarı tüm ülkede kuracağız

CHP Parti Meclisi (PM) Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu başkanlığında, yerel seçim gündemi ile toplandı. 

Toplantı 6 saat sürerken biri büyükşehir olmak üzere 71 aday belirlendi. CHP’de bugün belirlenen adaylarla açıklanan toplam sayı 18’i büyükşehir, 38’i il olmak üzere 902’ye ulaştı. PM, kalan yerlerde aday belirlenmesi için MYK’ye yetki verdi.

Toplantı sonrası basın mensuplarına açıklamada bulunan Torun, bugünkü PM ile belediye başkan adaylarını büyük oranda açıklamış olduklarını söyledi.

Torun’un konuşmasından satır başları şöyle:

”Cumhuriyet Halk Partisi, genel başkanı, MYK’sı ve Parti Meclisi ile demokrasi dersi veriyor. Parti yönetimimiz halkın içinden süzülüp gelen birbirinden değerli adaylarımız arasından en iyisini seçmek için titizlikle çalıştı. Cumhuriyet Halk Partisinde fikrini söyleyemeyen, fikriyle partisine katkıda bulunamayan hiç kimse yok.”

‘YEREL İKTİDARI TÜM ÜLKEDE KURACAĞIZ’

Yerel Seçim Bildirgemizde yer alacak olan ilkelerimizi hayata geçirmek için yerel iktidarı tüm ülkede kuracağız.

AKP’de de şüphesiz fikri olan insanlar var ama orada kimse fikrini söyleyemez. Orada her şey bir kişinin iki dudağından çıkacak söze bağlıdır. İşte bu kişi şimdi çıkmış 25 yıldır İstanbul’u, 16 yıldır da Türkiye’yi yönetmiyormuş gibi İstanbul’un ve diğer kentlerin sorunlarını çözmek için oyumuzu istiyor.

AKP Genel Başkanı, sanki İstanbul ve neredeyse tüm kentler AKP’li belediye başkanlarınca mahvedilmemiş gibi yayınladığı manifestoda yatay mimariden, parklardan, yeşil alanlardan, çevrecilikten, sosyal belediyecilikten bahsediyor.

‘YILLARDIR NEREDEYDİN’

AKP Genel Başkanı, sanki partisi ilk kez belediye başkanlığı seçimine giriyormuş gibi bir manifesto açıkladı. Bu söylediklerini yıllardır gerçekleştirmemek için elini tutan mı vardı? Yıllardır neredeydin? Neden tasarruf yapmadın, neden şehirlerin parasını amaç dışı kullanarak çar çur ettin, neden yatay şehirler kurmadın? Ülkeyi betona ve ranta kim peşkeş çekti? Erdoğan’ın açıkladığı 11 maddelik manifesto, sorunları yaratanların o sorunları çözemeyeceğine dair iyi bir örnek sunmaktadır. AKP manifestosu başarısızlığın teyididir. AKP manifestosu bizim yıllardır söylediklerimizi ve onların yapmadıklarını bir kez daha gözler önüne seriyor.

SORUMLUSU AKP İKTİDARI’

Öncelikle ekonomik kriz, hayatı felç etti. İşsizlik, borçlanma ve yoksulluk toplumsal eşitsizlikleri derinleştiriyor. Hepimiz bunun sorumlusunun AkP iktidarı olduğunu biliyoruz. Ekonomiyi eşe dosta, damada teslim etmenin sonuçlarını yaşıyoruz.

Ancak bugün meselemiz buna kimin yol açtığı değil, bu krizden nasıl çıkacağımız.

Cumhuriyet Halk Partisi, istihdam yaratan, hayat pahalılığını ortadan kaldıran, dirençli ve üretken bir ekonominin kurucu gücüdür. Kriz karşısında, işsizliği ve borçlanmayı azaltacağız. Gündelik yaşam giderleri ucuzlayacak. Adil ve üretken bir yaşamı, yerel yönetim politikalarımızla gerçekleştireceğiz.

‘CHP’ BELEDİYELER HER ALANDA KALİTELİ HİZMET, DÜŞÜK FİYAT SAĞLAYACAK’

Yerel yönetimlerin hayatı ucuzlatmada yapacağı çok şey var.

CHP’li belediyeler barınma, gıda, ulaşım, eğitim ve sağlık gibi gündelik hayatta ihtiyaç duyduğumuz tüm alanlarda, daha kaliteli hizmeti daha düşük fiyata sağlayacak.

Her şehrin kendine has fırsat alanları vardır. Bazıları tarıma uygun topraklara sahiptir. Bazıları turizm şehridir. Kimisi sanayiye uygun altyapıya sahiptir, kimisi ticarete uygun limanlara. Tarım şehirlerindeki arazilerin üzerine konutlar inşa ettiğinizde insanları ev sahibi yapmamış, herkes için gıdanın fiyatını artırmış olursunuz. Turizm şehirlerinde sanayi kurmaya kalktığınızda şehirleri kirletir, tarihini, doğasını yok edersiniz. İşte Ak Partinin yaptığı budur. Şehirlerimizi betona boğup, tarihten, doğadan eser bırakmayarak, tarım topraklarının üstüne binalar dikerek bizi daha yoksul hale getiriyorlar.

CHP’li belediyeler kentlerin karşılaştırmalı üstünlüklerini dikkate alarak, yerel kalkınmayı sağlıyor. Katma değeri yüksek ve istihdam yaratan projelere öncelik veriyor. Bu yüzden CHP’li şehirler dünya çapındaki araştırmalarda Türkiye’nin en yaşanılası şehirleri olarak listelere giriyor.

CHP’li belediyeler demokratik siyasetin, bir arada yaşamın güvencesidir.

Artan baskı ve korku politikaları, toplumumuzu kutuplaştırıyor. Yurttaşlarımız, güven, huzur ve özgürlük duygusunu yitiriyor; birbirlerine yabancılaşıyor. Cumhuriyet Halk Partisi, demokratik siyasetin, güven ve huzur içerisinde bir arada yaşamın temelini, yerel yönetim politikalarıyla kuracak.

Cumhuriyet Halk Partili belediyelerde kimliklerimize sıkışmayacağız. Tüm yurttaşların, huzur ve mutluluk içerisinde bir arada yaşamını sağlayacak çoğulcu siyaseti yerelde birlikte oluşturacağız.

‘AKP’Lİ BELEDİYELER ŞEFFAFLIKTAN UZAK’

Uzlaşacağız, kavga etmeyeceğiz. Kent ve mahalle konseyleriyle, sivil toplum örgütleriyle, meslek odalarıyla ve üniversitelerle ortak aklı oluşturacağız. Kentlerimizi hep birlikte uzlaşı içerisinde yöneteceğiz.

AKP’li belediyeler şeffaflıktan uzak. Kim, hangi yetenekleriyle belediyelerden ne tür fayda elde ediyor, bilemiyoruz. CHP’li belediyelerde şeffaf ve hesap verebilir yönetim anlayışını yerelden başlayarak tüm ülkede hâkim kılacağız.

Cumhuriyet Halk Partili belediyelerde, şehrin ihtiyaçlarını karşılamayan büyük bütçeli projeler uygulanmayacak. CHP’li belediyelerde yurttaşların taleplerine dayanan, sürdürülebilir ve hayatı ucuzlatan politikalar uygulanacak. Yurttaşların vergileriyle sadece küçük bir azınlığı zenginleştiren işler yapılmayacak. Şehrin rant alanları küçük ve imtiyazlı bir gruba teslim edilmeyecek. Tüm projeler ve rant alanları kimseyi mahallesinden taşınmak zorunda bırakmadan, hayatını değiştirmeye zorlamadan adile bir şekilde yapılacak ve paylaşılacak.

Ulaşım bütün büyük şehirlerde çok pahalı. Ak Partili belediyeler ulaşımı kar edecekleri bir işletme gibi görüyor. Oysa toplu taşım belediyelerin ve yandaşlarının kar etmesi için değil, halkın ucuza ve konforlu seyahati içindir.  Sürdürülebilir ulaşım için, ucuz, akıllı ve iklim duyarlı toplu taşım sistemlerini her kentte yaygınlaştıracağız. Toplu taşımda sıfır emisyon hedefini, kaliteli ve ucuzlatılmış hizmet ile birlikte gerçekleştireceğiz.

‘KIRSAL ALANLARIMIZI KENTLEŞME BASKISINDAN KURTARACAĞIZ’

AKP kırsal alanlarımızı oluşturan; ormanlar, havzalar, tarım topraklar ve meraları üzerlerine diktiği çirkin binalarla yok ediyor. CHP’li belediyeler buraları gelecek kuşaklara devredeceğimiz ortak zenginliğimiz olarak görüyor. Kırsal alanlarımızı kentleşme baskısından kurtaracağız.

Tüm gıda ürünleri şehirlerde çok pahalıya satılıyor. Sağlıksız gıdalara çuvalla para veriyoruz. Gıda üretim, dağıtım ve tüketim süreçlerini yeniden oluşturacağız. Aracıları azaltıp, halleri denetim altına alacağız. Gıdanın güvenilirliğini sağlayan ve fiyatını ucuzlatan tüm tedbirleri alacağız. Bunun için, sürdürülebilir üretim ve tüketim modellerini, kooperatifleşmeyi Belediyeler öncülüğünde teşvik edeceğiz.

AKP DEPREM RİSKİNİ UNUTTU’

AKP’nin kentsel dönüşüm anlayışı yandaşlarının zengin edilmesi ve her karış toprağa bina dikilmesinden başka bir şey değil. Oysa kentsel dönüşümün iki önceliği olmalı. İlki afet riskini azaltmak. AKP para hırsından deprem riskini unuttu. Dere boylarına binalar dikti. Şehirlerimizi hiç olmadığı kadar seller basıyor, irili ufaklı afetler yaşanıyor. CHP’li belediyeler iklim değişikliğinin sonuçlarından deprem riskine kadar tüm afet risklerini azaltmak için tüm tedbirleri alacak. Kentsel dönüşüm projeleri, yeni rant alanları yaratmak için değil; afet riski azaltılmış, sağlıklı ve güvenli yerleşimler oluşturmak için uygulanacak.

CHP’li belediyelerde açlık sınırının altında yaşayan kimse kalmayacak. Yoksulluğun her biçimini, her yerde ortadan kaldıracağız. Bir arada adil ve huzurlu yaşamı; kadınları, çocukları ve gençleri merkeze alan kapsayıcı ve yenilikçi sosyal hizmet modelleri ile sağlayacağız.”

loading...