Meral Akşener: Artagan’la herkes geliri üzerinden vergi ödeyecek

30 Haziran 2021 Çarşamba

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, partisinin grup toplantısında gündeme dair açıklamalarda bulundu. Akşener, Erdoğan’ın “Paraları söke söke alırlar” sözlerine uluslar arası hukuk ile yanıt vererek, “Birisi bir parayı söke söke alacaksa senden alacak. Şimdiye kadar verdiğin nice tavize bakınca para biriktirmeye başlasan iyi edersin.” dedi. Akşener, İYİ Parti’nin ekonomi projesi olan Artagan’ı da açıkladı. Akşener Artagan ile ilgili, “Artagan siyasetin bile el süremeyeceği kimsenin emrine girmeyecek bir kurum olacak. Kimse aç ve açıkta kalmayacak” ifadelerini kullandı.

 

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, grup toplantısında açıklama yaptı.

Erdoğan, muhalefetin “Kanal İstanbul ihalesine girecek ülkeye mesafe koyacağız, paralarını ödemeyeceğiz” sözlerine uluslararası tahkimi adres göstererek “Söke söke alırlar” açıklamasına uluslararası hukuk ile yanıt verdi.

Erdoğan’dan Kanal İstanbul açılımı: Söke söke bu parayı sizden alırlar

Meral Akşener, “Kendisini biz uyaralım, bilgilendirelim; uluslararası hukukta tiksindirici borç diye bir kavram var. Bu kavram dış borç alan ve bunu kendi kişisel ikbaline harcayan liderler için kullanılır. O borç liderin kişisel harcaması olarak kabul edilerek, o kişiden tahsil edilmesini söyler.” ifadelerini kullandı.

Akşener, “Birisi bir parayı söke söke alacaksa senden alacak. Şimdiye kadar verdiğin nice tavize bakınca para biriktirmeye başlasan iyi edersin.” dedi.

Meral Akşener’in konuşması  şöyle:

Elmalı davası adı verilen hukuk rezaletinden bahsetmek istiyorum. Sanıklar aylar önce tahliye edildi. tecavüze uğrayan çocuklarımızın, kadınlarımızın faillerinin serbest bırakıldığı hukuk sisteminde buna karşılık gazetecilerin darp edildiği bir Türkiye elbette şaşırmadık. Çocuklarımız çizerek anlattı. Vicdansızlar anlamadı. Milletin vicdanıyla oynamayın.

İSTANBUL SÖZLEŞMESİ

Sayın Erdoğann gittiğin yol yol değil, yol verdiğin bu adaletsizlikler hem toplum vicdanını hem de milletimizin devlete olan güveni yaralıyor. Yazıktır, günahtır. Bozdun bu adalet kantarını ve adalete, hukuka bu ülkede yaşayan tek bir ferdin inancı kalmadı. Kadınlara seslenmek istiyorum, kadınların mücadelesi benim mücadelemdir. Kadınların mücadelesi, İYİ Parti’nin mücadelesidir. Bu mücadeleden asla vazgeçmeyeceğiz. Sonuna kadar İstanbul Sözleşmesi yaşatır demeye devam edeceğiz. Sonunda mutlaka biz kadınlar kazanacağız. Bundan kimsenin şüphesi olması.

TYT- AYT

Sınava giren öğretmenlerin dahi optik formun 3’de 2’sini doldurabildiği bir TYT ve AYT süreci geçirdik. Sayın Erdoğan ve eğitim gurusu Ziya Selçuk’a soruyorum bu çocuklar size ne yaptı. Bu çocuklar salgında derinden etkilendiler. Siz ne yaptınız? Bu sürecin olumsuz etkilerini en aza indirecek önlem alacağınıza soru formatını değiştirdiniz.

Videonun altındaki yorum sosyal medyayı karıştırdı! TYT soruları çalındı mı?

KANAL İSTANBUL

Bu ülkenin cumhurbaşkanı çıkıyor milletin gözünün içine baka baka o paraları sizden söke söke alır diyor. Siz dediği kim, millet. Sayın Erdoğan tarafını seç. Milletin yanında mısın? 5’li çetenin mi yanındasın?

Maalesef geçen hafta devlet geleneğimizden bir türlü nasiplenemeyen, şanlı tarihimizi zaten bilmeyen Sayın Erdoğan, Kanal İstanbul’a karşı durduğumuz için iktidara gelince tek kuruş ödemeyeceğiz dediğimiz için çok sinirlendi. ‘Söke söke alırlar’ dedi. Bunu söyleyen kim? Bu ülkenin cumhurbaşkanı, milletin adımı. Meğersem tahkimin avukatıymış. Ya arkadaş, bugüne kadar habire kandırıldın, şimdi de sen milleti kandırdın. Şuursuzluğa bakar mısınız? Bu ülkenin cumhurbaşkanı çıkıyor ve “O paraları sizden söke söke alırlar” diyor. Sizden dediği kim, milletin ta kendisi. Sandık ne zaman gelirse gelsin, seçimden yenilerek çıkacağını anlamış ve diyor ki “Sizden.”

Küçük ortak hiç durur mu, durmaz. Hiç utanmadan Türk milletinin parasına çökecek firmaları hukuki güvence altına alalım dedi. Sözün bittiği yer. Bu nasıl iştir arkadaş? Bu nasıl bir utanmazlık? Açık açık ilan edeyim, bu nasıl bir işbirlikçiliktir? Yazıklar olsun hepinize. Sayın Erdoğan, tarafını seç. Milletinin yanında mısın, beşli çetenin arkasında mısın? Milletin adamı mısın, lobilerin adamı mı olacaksın, karar ver. İlk seçimde yolcu olduğunun farkına daha yeni varmış olabilirsin, ama İsmet Özel’in şiirinde dediği gibi; ‘Tam düşecekken tutunduğun tuğlayı Rab bellemeyeceksin.’ Yüz yıl önce de işgalcilerin avukatlığını yapmaya kalkan işbirlikçiler vardı. Sonra ne oldu? İşgalciyle birlikte geldikleri gibi gittiler. Tarihten ders al. Oturduğun makamın gerektirdiği sorumluluğun artık farkına var. Adeta bir sömürge valisi ağzıyla abuk sabuk konuşarak sana tüm makamları veren bu aziz millete apaçık ihanet ediyorsun.

MetroPOLL’den çarpıcı Kanal İstanbul anketi: Vatandaş istemiyor

TİKSİNDİRİCİ BORÇ

Kendisini biz uyaralım, bilgilendirelim; uluslararası hukukta tiksindirici borç diye bir kavram var. Bu kavram dış borç alan ve bunu kendi kişisel ikbaline harcayan liderler için kullanılır. O borç liderin kişisel harcaması olarak kabul edilerek, o kişiden tahsil edilmesini söyler. Danışmanlar ne yapacak acaba?

Bir borcun tiksindirici borç kabul edilmesi için üç şart var; bir borcu alanın bilgilendirilmesi. Biz bu görevi yerine getirdik. Tüm kurumları uyardık. İki, borcun halkın rızası olmadan alınması. Bu şart oluşmuş mu oluşmuş. Kanal İstanbul için ayrı bir referandum yapılmamış ve halkın onayı alınmamış. Getir referanduma Kanal İstanbul’u; evet derse hay hay yap, hayır derse milletin kararına uyacağını söyle.

Yüreğin yetiyorsa getir referanduma. Milletin rızası alınmamış. Üç, borcun halkın menfaati için kullanılmaması. Mevcut ekonomik değerlendirmeler Türkiye’nin kendi sınıfı ülkeler arasında en kötü performansı gösterdiğini söylüyor. İstihdam yaratmayı amaçlıyor mu, hayır.

İnsani gelişmişlik düzeyine katkısı var mı, yok. Bu şart da oluşmuş. Bu parayı milletimiz ödemeyecek, bu doktrine göre şahsi borcunu varsa paran bizzat sen ödeyeceksin. Birisi bir parayı söke söke alacaksa senden alacak. Şimdiye kadar verdiğin nice tavize bakınca para biriktirmeye başlasan iyi edersin.

Kanal İstanbul için avuç oluşturan, finans kuruluşlarını, müteahhitlik firmalarını bir kez daha uyarıyorum. Bu parayı bizzat Recep Tayyip Erdoğan’dan isteyeceksiniz. Bizden kapik işlemez.

Bunu ilk defa duyanlar için: Uygulamaları. Geçmişte Ekvador ve Haiti’de yaşanan benzer süreçlerin nasıl sonuçlandığını incelemenizde fayda var.

MAAŞ ZAMLARI

Bu iktidarın milletimize verecek hiçbir şeyi kalmadı. Onların tek derdi koltuklarını korumak. 5’li çetenin kasasını doldurmak. Milletimizin varlıklarını yabancılara peşkeş çekmek. Haziran ayı enflasyonunun açıklanmasıyla maaş artışları belli olacak. Yılbaşında yüzde 3 artış yapılmıştı. Çalışan ve emeklilerimizin maaşları enflasyon kadar artıyor, o da TÜİK’in makyajlı rakamlarıyla yapılıyor. emeklilerimizin sesine kulak ver onları açlığa mahkum etme.

Emeklilerimiz hafta başında dertlerini anlatmak istedi ama onlara da terörist muamelesi yapıldı. Üzerine polislerle karşı karşıya getirdiler.

 

KISA ÇALIŞMA ÖDENEĞİ

Kısa çalışma ödeneği bu hafta sonu bitiyor. bununla birlikte milyonlarla vatandaşımız işsizlikle karşı karşıya kalacak. Biz bu kısa çalışma ödeneğinin devam etmesini istiyoruz.

Zoruluklarla mücadele eden yurttaşları daha da zor duruma düşürmeyin.

Sayın Erdoğan, sen milletten söke söke para almakla meşgulken millet kan ağlıyor. Bir emekli vatandaşımız, “ben emekliyim 2000’den önce emekli olanlar intibak yasasıyla bizim maaşımızı geçtiler” diyor. Çanta satan bir ağabeyimiz , “Şu koca çantayı 25 TL karla satıyorum bu satılınca yenisini alacak param yok” diyor. Muğla’da bir anne kulağıma, “Akşama evde pişirecek yemek yok” dedi.

“MARMARİS’TEKİ YANGININ TAKİPÇİSİ OLACAĞIZ”

“Marmaris’teki orman yangınlarını biliyorsunuz, bu yangınlarda bir tesis için ne kadar alan gerekiyorsa ne hikmetse o alan kadar yanıyor.”

Akşener, kürsüyü kantinci esnafı Burhan Yıldırım’a bıraktı:

Burhan Yıldırım: Pandemi döneminde en çok zorlukları yaşayan biz kantincilere söz hakkı verdiği için İyi Parti Genel Başkanı Meral Akşener’e teşekkür ediyorum. 630 lirayla geçinmek zorundayız. 16 aydır evlerine ekmek götüremeyen esnafları temsilen buradayım. Evlatlarına, eşlerine mahcup anne ve babaların sesini duyurmak için buradayım. Çocuğuna süt almak için evindeki çamaşır makinesini satacak hale gelmiş. Kaderine terk edilmiş bir esnaf grubuyuz.  Halimizi bir sorun, sesimizi duyun bizi muhatap alın. Oda başkanlarının bizim sesimiz olmasını bekledikçe daha büyük sorunlarla karşı karşıya kaldık. Ben zamanında bu devlet için gözünü kaybetmiş bir gaziyim. Bu işle hayata tutundum. Mesleğimin devam etmesini arzuluyorum. Bu genelgelerin acilen iptal edilkmesini istiyorum.

AKŞENER: MİLLETİMİZ YETKİYİ VERECEK VE GÜNEŞ DOĞACAK

İyi Parti olarak biz, şehir şehir ilçe ilçe esnaftan başlayıp tüm seçmeni veli nimet olarak görmeyi sağlamaktı ve sinirlerin nasıl bozulduğunu görmemiz başardığımızı gösterdi. Biz gerçeğin peşinde memleketi karış karış geziyoruz.

Bu eğri düzen daha fazla devam edemez. o sandık er ya da geç gelecek milletimiz yetkiyi verecek ve güneş doğacak.

Türkiye’ye huzur getirmeye yemin ettik. Refah sağalamaya yemin ettik.

İYİ PARTİDEN ARTAGAN PROJESİ:

Meral Akşener’in açıklaması şöyle oldu:

Cesur adımlarla, Türkiye’yi gelişmiş ülkeler seviyesine nasıl taşıyacağımızı açıklıyoruz. Siyasi tarihimizde Türkiye adına en büyük kaynağı yaratacak projeyi, Artagan’ı açıklıyoruz.

Artagan, çok özel bir isim. Öz Türkçe’de, “bolluk ve bereket” anlamına geliyor. Adı gibi memleketimizi, bolluk ve berekete kavuşturma yolunda, çok önemli bir kilometre taşıdır.

Şimdi kendimize soralım. Türkiye, bu kadar zenginliğe sahip bir ülkeyken nasıl oluyor da milletimiz bu kadar düşük standartlarda bir hayat sürüyor? Türkiye Avrupa’nın en büyük ülkesiyken, nasıl oluyor da yoksullukla, krizlerle boğuşmak zorunda kalıyor?

Türkiye binlerce yıllık devlet geçmişine sahipken, nasıl oluyor da, devlet mekanizmasını bu kadar verimsiz işletiyor? İşte Artagan’ı, tam olarak da bu sorulara cevap olarak Türkiye’nin gerçek potansiyelini ortaya çıkarmak amacıyla hazırladık.’

Türkiye’nin çok büyük bir potansiyeli var. Güçlü, mutlu ve zengin bir Türkiye için ihtiyacımız olan her şeye sahibiz. Asıl sorunumuz köprü yapmayı, bina dikmeyi vizyon zanneden bu beceriksiz iktidardır. Asıl sorunumuz, geleceği kurgulamak yerine, geçmişte debelenen bu çapsız zihniyettir. Asıl sorunumuz, hızla gelişen dünyaya ayak uyduramayan bu vasat siyasettir.

Bugün yıkıcı inovasyon olarak adlandırılan ve toplumların yaşam biçimiyle birlikte ticaretin de kurallarını değiştiren bir değişim sürecinden geçiyoruz. Bu öyle güçlü ve hızlı bir değişim ki pek çok dünya devini ticaret sahnesinden sildi. Ülkelerin milli gelirlerinden daha büyük ciroları olan teknoloji şirketlerinin doğmasını sağladı.

“ARTAGAN DEVLETİMİZİN BÜTÇESİNE 300 MİLYAR TL KAYNAK SAĞLAYACAK”

Günümüzde para trafiği insan eliyle insan gözüyle kontrol edilemeyecek kadar büyüdü. Teknolojideki gelişmeleri yakalayamayan mali denetim organlarımız her gün gerçekleşen milyonlarca parasal işlemi hakkıyla denetleyemiyor. Bunun sonucunda ise ekonomik değerlerimizi koruyamıyor ve kayıplar yaşıyoruz. İşte bu kaybın büyüklüğünü ve nedenlerini kavrayabilirsek Türkiye’yi bekleyen zenginliğin resmini de net olarak çizebiliriz.

Artagan’ın sağlayacağı kazançlar emsalsiz bir bereketin kapılarını aralıyor” diyerek projenin getirilerini anlatan Akşener, ”Kredi faizleri yakın tarihimizin en düşük seviyelerine gerileyecek. Üretim artacak, tüketim geniş kitlelere yayılacak. Kaynak yetersizliği sebebiyle gerçekleştiremediğimiz tüm atılımlar için ihtiyacımız olan finansmana sahip olacağız.

Artagan, devletimizin bütçesine 300 milyar liranın üzerinde bir kaynak sağlarken finansal sistemimize de 500 milyar liranın üzerinde ek mevduat sağlayacak. Türkiye’nin 2021 yılı bütçesinin 1.1 trilyon lira gelir hedeflediğini düşündüğümüzde bu rakamların ne kadar büyük bir zenginlik anlamına geldiğini daha iyi kavrayabiliriz. Artagan, değeri 2 trilyon lirayı aşan bir büyük sorunu çözüyor’

‘OECD’nin verilerine göre Türkiye Ekonomisi’nin yüzde 28,72’si kayıt dışı. Yani Türkiye, en yüksek kayıt dışı ekonomiye sahip ülke durumunda. Bu ne demek? Türkiye, adeta bir kayıt dışı cenneti demek. Vergilendirilmeyen, sisteme dahil edilemeyen, çok büyük bir kazanç doğrudan bazı ceplere giriyor demek. Rantçılara, yolsuzluk yapanlara, her imkan sağlanırken kayıt altındakiler eziliyor demek.

Kayıt dışılık yüksek olduğu için ülkemizde gelir vergileri yüksek. Sigorta primleri yüksek. Mali sistemimiz o kadar bozuk ki, dünyanın en yüksek vergilerini uygulamamıza rağmen vergi geliri üretemiyoruz. Artagan’la herkes geliri üzerinden vergi ödeyecek.

“NAKİTSİZ TOPLUMA GEÇECEĞİZ”

Artagan’ın ilk atacağı adım maddi varlıkları dijitale taşıyacağız. Nakitsiz topluma geçeceğiz. Artagan’la birlikte altın, döviz nakit para, kripto para dijital ortama taşınacak

Artagan’la kimse aç ve açıkta kalmayacak. Devlet her vatandaşının derdini bilecek kimseyi darda bırakmayacak.

Ona buna çökme devri artık sona erecek. Artagan siyasetin bile el süremeyeceği kimsenin emrine girmeyecek bir kurum olacak. Artagan tüm şüpheleri ortadan kaldıracak benzersiz bir teknolojile ile kuruldu. Artagan’da veriler şifreli olarak korunacak.

 

 

 

 

Benzer Haberler