Connect with us
TELE1 TV CANLI YAYIN

Dünya

Alman basını: Trump’ın Avrupa’ya seyahat yasağı siyasi bir hesap

 

Alman basınındaki  haberlerde en çok yer verilen konu bütün dünyada hızla yayılan koronavirüs salgını. ABD Başkanı Trump’ın, İngiltere hariç Avrupa’ya seyahat yasağı koyması “siyasi hesap” olarak değerlendiriliyor.

İlk olarak Çin’de görülen ve akabinde bütün dünyaya yayılarak ölümlere neden olan virüsün yol açtığı Covid-19 hastalığına yeterince hazırlanabilmek için ülkeler olağanüstü önlemlere başvuruyor.  Alman basını, Trump’ın, İngiltere hariç Avrupa’ya seyahat yasağı koyması “siyasi hesap” olarak değerlendirdi. İşte o haberlerden bazıları:

 

Donald Trump’ın koronavirüs testi sonuçları açıklandı

 

Neue Osnabrücker Zeitung

Neue Osnabrücker Zeitung, koronavirüsü gerekçe gösterek Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Donald Trump’un aldığı ve İngiltere dışında Avrupa ülkelerini kapsayan seyahat yasağı kararını eleştiriyor.

“Tipik Trump. Önce durum iyiymiş gibi yaptı, dalga geçti, hatta muhalifleri paniğe neden olmakla suçladı. Ondan sonra da bütün siyasi gücüyle çıkardı topuzu ve Avrupalılara Amerika Birleşik Devletleri’ne gitmeyi yasakladı. Trump’ın korona krizindeki tavrı genel tutumundan farksız. ABD’nin içinde bulunduğu kötü şeylerden hep başkalarını sorumlu tutuyor: Göçmenleri, Müslümanları, Çinlileri, şimdi de ‘özgürlükler ülkesine virüsü sokan’ Avrupalıları. Trump kendi mantığınca hareket ediyor, zira Kasım ayında tekrar seçilmek istiyor. Şimdi de yaşadığı güven kaybını ‘kriz yöneticisi’ olarak yeniden kazanmayı deniyor. Korona borsaları çöküşe götürdü ve ekonomileri sarstı. Trump, karşı karşıya kaldığı sorunun üstesinden gelemezse salgın seçim sürecinde ayağına takılacak.”

Hesssiche Niedersächsische Allgemeine

Kassel’da yayınlanan Hesssiche Niedersächsische Allgemeine’deki yorumda da Trump’un Avrupa’ya getirdiği seyahat yasağı “siyasi bir hesap” diye niteleniyor ve “Salgını dizginleyemez, ekonomiyi kontrol altında tutamazsa hemen günah keçisine çevrileceğini bildiğinden izolasyon yöntemine başvuruyor” deniyor. Yorumda şöyle devam ediliyor.

“Trump, Çinlilerle birlikte Avrupalıları da ‘virüs kaçakçısı’ ilan etti. İngilizleri bu damgalama dışında tutması hiç de şaşırtıcı değil. Böyle derin bir krizde bile Trump siyasi hesap yaparak hareket ediyor. Amacı, her fırsatta Avrupa’yı bölmek ve zayıflatmak.”

Frankfurter Allgemeine Zeitung

Frankfurter Allgemeine Zeitung ise sütunlarında koronavirüsün insan sağlığına yönelik tehdidi dışında dünya piyasalarını altüst etmesine ve Avrupa Merkez Bankası’nın dünkü önlem kararlarına ilişkin bir yoruma yer veriyor.

“Borsalarda yaşanan bir diğer kara günün ardından kesin olan şu: Para politikası, virüs nedeniyle oluşan ekonomik zararı sınırlamayı deneyebilir, ancak ekonominin resesyona girmesine tek başına engel olamaz. Bu gerçeği Avrupa Merkez Bankası da anladı ve dün işletmelerle çalışan bankaları likit sıkıntısından koruma yönünde aldığı kararlarla önemli ve memnuniyet verici bir adım attı. Bu arada Avrupa Merkez Bankası, haklı sebeplerle faiz indirimine gitmemeyi de tercih etti. Zaten yaşanan süreç, ekonomistlerin veya ekonomi politikasının zamanı değil, süreç, fedakarca çalışan hekimlerin, hemşirelerin ve sağlık politikacılarının zamanı.”

Süddeutsche Zeitung’daki yorumdaysa koronavirüsün kamusal yaşama etkisi ele alınıyor.

“Biyolojik gerçekler karar süreçlerinin uzamasına neden oluyor. Bugün önümüzde olan, hastalığa ilişkin rakamlar, virüsün geçen hafta bulaştığı insanlar. Virüs şu sıralar nerelerde nelere yol açıyor, okulların kapatılması veya karantina kararları, hijyene verilen önem, büyük etkinliklerin iptali gibi adımların getirisi olacak mı, onu da önümüzdeki günlerde ortaya çıkacak rakamlardan anlayabileceğiz. (…) Almanya’da durum kötü değil. En azından başka ülkeler ile karşılaştırıldığında yeni virüs vakalarının rakamı görece yavaş yükseldi. Böyle devam etmesi ve rakamların azalması için radikal önlemler şart. Okullar, işletmeler, üniversiteler, çok sayıda insanın biraraya geldiği kurum ve kuruluşlar, virüs tespit edilir edilmez kapanmalı. Toplu taşımadaki duruma da kafa yorulmalı, zira toplu taşıma şimdiye kadar iptal edilmeyen en büyük kitlesel faaliyet.”