Tolga Şardan yazdı: Korkmaz’ın Ankara ziyaretinin bilinmeyenleri ve Avusturya’da yaşananlar

22 Haziran 2021 Salı

Tolga Şardan yazdı: Korkmaz’ın Ankara ziyaretinin bilinmeyenleri ve Avusturya’da yaşananlar

Tolga Şardan, kara para aklama suçlamasından gözaltında bulunan Sezgin Baran Korkmaz’ın firar etmeden önce Ankara’ya yaptığı ziyaret ve Avusturya’da tutuklanmasını yazdı.

T24 yazarı ve gazeteci Tolga Şardan, kara para aklayarak ABD’yi dolandırdığı suçlamasıyla Avusturya’da gözaltına alınan SBK Holding’in Başkanı Sezgin Baran Korkmaz’la ilgili kaleme aldığı yazısında, Korkmaz’ın yakalanmadan önce bir süre İsviçre’de bulunduğunu, daha sonra ‘telefonla bağlandığı son televizyon programı sebebiyle kaldığı yerin tespit edileceği endişesiyle Avusturya’ya geçmeyi tercih ettiğini belirtti.

“Korkmaz, Avusturya’ya adım atar atmaz ABD hemen devreye girdi ve kendi ülke yasalarına göre sabık olarak tanımladığı iş insanının gözaltına alınmasını sağladı” ifadesini kullanan Şardan, gözaltıdan sonra Ankara’da hareketlilik başladığını ifade ederek, şöyle devam etti:

“İçişleri Bakanı Soylu, gece yarısına kadar gelişmeleri makamından takip etti. Buradaki handikap, Türkiye’nin kırmızı bültenle aradığı Korkmaz’ın Türkiye’ye iade edilmeme olasılığıydı. Zira ABD’ye gönderilmesi halinde Korkmaz’ın, hakkındaki iddiaların yanı sıra yaşadığı süreçleri anlatmasıyla işler daha da karışacaktı. Korkmaz’ın Türkiye’ye iade edilmesinin sağlanması gerekiyordu. Ama bu yazıyı yazdığım dün öğle saatlerine kadar -Viyana Büyükelçiliği’nin diplomatik kanaldan girişim yapmasına rağmen- henüz böyle bir gelişme yaşanmadı. Aksine ibre halen ABD yönündeydi.

Soylu’yla birlikte hareketlilik yaşayan bir birim daha vardı o saatlerde. Korkmaz’ın hakkındaki suç dosyasını takip eden Emniyet Genel Müdürlüğü (EGM) Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Dairesi’ydi (KOM) burası. Korkmaz’ın gözaltına alındığı bilgisinin Ankara’ya ulaşmasının hemen ardından, tatil günü olmasına rağmen dairenin yöneticileri birer ikişer makamlarına geldi. KOM Daire Başkanı Mahmut Çorumlu ve daireden sorumlu Emniyet Genel Müdür Yardımcısı Resul Holoğlu da makamlarına gelenler arasındaydı. Ki hatırlarsınız; Holoğlu, suç örgütü liderinin Korkmaz’ın yurt dışına kaçışı konusundaki açıklamalarında ismi geçen emniyet üst yöneticisi.”

PEKER’İN ‘SBK’NIN ANKARA GÖRÜŞMESİ’ İDDİASI

Sedat Peker’in “Korkmaz, 5 Aralık’ta Ankara’da Soylu ile görüştü, 6 Aralık günü Türkiye’den kaçtı” şeklindeki iddiasına da yer veren Şardan, şu ifadeleri kullandı:

“Korkmaz’ı Ankara’ya çağıran bizzat Holoğlu değil. Holoğlu’nun talimatıyla dairede görev yapan bir şube müdürü. Bu şube müdürünün görev alanı organize suçlarla mücadele etmek. Görevi organize suçla mücadele etmek olan şube müdürü, genel müdür yardımcısının talimatıyla hakkında adli soruşturma yürütülen bir şüpheliyi, İçişleri Bakanı ile görüşmek amacıyla Ankara’ya çağırıyor! Korkmaz da ilgili yerlerle irtibat kurduktan sonra Ankara’ya geliyor.

Sonrasında da Korkmaz’ı İçişleri Bakanı ile görüştürmek için Ankara’ya davet eden şube müdürü yine Soylu’nun onayıyla KOM Dairesi’nin yurt dışında irtibat görevlisi olarak atanıyor! Nasıl ama! Tesadüfler peş peşe gelişmiş. İşin diğer ilginç yönü daha var. Korkmaz, 5 Aralık 2020 cumartesi günü bakanlıkta ve emniyette mesainin olmadığı sırada Soylu ile görüşüyor. 6 Aralık Pazar günü yurt dışına çıkıyor.”

‘MAKAM MERDİVENİ BAŞINDA SOHBET!’

Şardan, yazısına şu soruları sorarak devam etti:

  • Korkmaz, 5 Aralık 2020 günü Soylu ile kaç kez görüştü? İlk görüşmeden sonuç çıkmaması üzerine İstanbul’a doğru yola çıkan Korkmaz, geri dönüp bir kez daha Soylu ile görüştü mü?
  • Korkmaz’ın bakanlığa gidişinde yanında emniyetten kimler vardı?
  • Mesela bakan makamına çıkılan özel merdivenlerin başında Soylu’nun müsait olmasını beklerken kimlerle sigara tüttürdü? Bu isimler KOM’dan sorumlu Emniyet Genel Müdür Yardımcısı Resul Holoğlu ve KOM Dairesi Başkanı Mahmut Çorumlu muydu? Ayaküstü sigara sohbetinde neler konuşuldu?
  • Varlığı – yokluğu belli olmayan, düşük profilli Emniyet Genel Müdürü Mehmet Aktaş, gelişmeler içinde yer alan ve Soylu’nun A takımındaki personeli hakkında idari soruşturma başlatacak mı? Yoksa bu kadar ağır ithamlar ve iddiaları, sıradan yurttaş gibi seyredecek mi?

Evvelden bu işlere girenlerde biraz korku, çekinme, tedirginlik, yakalanma endişesi olurdu. Şimdilerde bunlar bir yana, üstüne üstlük pervasızlık var, korkusuzluk hâkim. Türkiye, 1996’daki Susurluk kazasıyla ortaya saçılan mafya – siyaset – devlet üçgenindeki bir dizi skandalın ardından yeni ama farklı bir süreci yaşıyor şüphesiz. Bu sürecin sonuçları, ülkenin gelecek kuşaklarının ne ile karşılaşacağının da yanıtları olacak.”

YAZININ TAMAMI 

Benzer Haberler