Meclis gündemine gelen her yeni düzenleme, sadece yasadan doğrudan etkilenecek vatandaşları değil, fırsatçılığı meslek edinmiş kesimleri de harekete geçiriyor. Son örnek, 25 yaş ve üzeri hurda araçların teslimi karşılığında ÖTV muafiyeti sağlanmasını öngören yasa tasarısı oldu. Henüz yasa çıkmadan, ikinci el otomobil piyasasında fiyatlar uçuşa geçti.
Eskiden 50 bin TL’ye alıcı bulamayan araçlar 150 bin TL’ye, 200 bin TL’lik 2000 model araçlar ise 350 bin TL seviyelerine çıktı. Peki, gerçekten bu fiyatlar sürdürülebilir mi, yoksa bir aldatmacayla mı karşı karşıyayız?
Fırsatçılar Yine Sahneye Çıktı
Daha önceki teşvik düzenlemelerinde olduğu gibi, bu süreçte de spekülatif hareketler hızla devreye girdi. Birkaç hafta içinde ikinci el piyasasında anormal bir yükseliş yaşanması, işin içinde fırsatçıların olduğunu açıkça gösteriyor. Yasa tasarısı kesinleşmemişken ve detayları bilinmezken, bazı kişilerin ellerindeki hurda araçları astronomik rakamlara satmaya çalışması, bunun en net kanıtı.
Bu süreçte araç fiyatlarını şişirenler, tasarının nihai halini görmeden yatırım yapmanın risklerini de hesaba katmalı. Daha önce benzer teşvikler geldiğinde, yasa kapsamı sınırlı kalmış ve birçok al-satçı zarar etmişti. Bu kez de benzer bir senaryo yaşanabilir.
Vatandaş Ne Yapmalı?
Peki, gerçekten sıfır araç almak isteyen vatandaşlar ne yapmalı? Öncelikle paniğe kapılmadan sürecin netleşmesini beklemekte fayda var. Yasanın kapsamı, kimlerin yararlanabileceği, hangi modellerin teşvik kapsamında olacağı gibi kritik detaylar henüz açıklanmış değil. Dolayısıyla, belirsizlik ortamında yüksek fiyatlardan hurda araç satın almak büyük bir risk taşıyor.
Öte yandan, bu yasa çıktığında gerçekten ihtiyacı olanların sıfır araç sahibi olması hedeflenirken, fırsatçılar nedeniyle vatandaşların zarar görmesi büyük bir haksızlık olur. Devletin, bu tür spekülatif hareketleri engellemek adına daha net düzenlemeler yapması, teşvik kapsamını titizlikle belirlemesi gerekiyor.
Sonuç olarak, hurda araç yasasının piyasaya getireceği fırsatlar kadar riskleri de var. Fiyatların şişmesini sağlayanlar, spekülasyonlarla kazanç sağlamaya çalışanlar olabilir. Ancak unutulmaması gereken en önemli nokta, piyasayı manipüle edenlerin her zaman kârlı çıkmadığıdır. Tarih, bu tip aşırı yükselişlerin kısa vadede kazanç sağlasa da uzun vadede zarar getirdiğini defalarca gösterdi.
Önümüzdeki günlerde yasa Meclis’ten geçtiğinde, bu yükselen fiyatlar kalıcı mı olacak, yoksa bir balon gibi mi sönecek, hep birlikte göreceğiz.