Gelenekselleşmiş cinsiyet rollerine kadın boksörlerden ‘kroşe’

27 Mayıs 2022 Cuma

Hülya Coşkun

Yıl 2022.
Kız çocukları ve kadınlar ne giyip-giymeyeceğinden, kahkaha atıp atamayacağına; hava kararmadan eve geliş saatinden, hangi işte çalışıp çalışamayacağına; bedeni ile ilişkisine kadar, yaşamın her alanında toplumsal baskıyla karşı karşıya.
Kadına yönelik bu kıyısallaştırmanın en görünür alanlarından biri de spor.
Kadının sporda yok sayıldığını ve bu alanının eril olduğunu, spor/futbol programları ve spor haberlerinin içeriklerinde görmek mümkün.

Kitle iletişim araçlarında kadınların yaptıkları sporlara ve sporculara dair bir haber duyabilmeniz için sporcuların şampiyon olup altın madalya kazanması gerekiyor.

Kız çocukları ve kadınların spor yapmaları hatta istedikleri spor dalını yapmaları ülkemizde olduğu gibi küresel olarak sorunlu bir alan. Ataerkil sistem tarafından sürekli yeniden üretilen kadınlık rolleri eğitim, din, siyaset ve medya gibi önemli belirleyicilerin etkisinde.

O nedenle kadınlar her spor branşında yok. Hatta birçoğunun bazı sporları yapabilecekleri akıllarına bile gelmiyor.
Çünkü o sporlar erkek sporu ve kadınlara kapalı.

Örneğin boks.
Naiflik, narinlik ve pürüzsüz beden gibi özelliklerle özdeşleştirilen kadınlık algısına ters.

Çünkü kadın beden, duygu ve ev ile ilişkilendiriliyor.
Erkek ise akıl, mantık ve kültür ile.
Kadınların bedenlerine hapsedilmesi bu durumdan kaynaklanıyor.

Yapılan bilimsel araştırmalara göre bireyler boks spor branşını kadın sporu olarak görmüyor.
Toplumun büyük çoğunluğu, sadece erkeklerin boksla uğraşmasını ‘normal’ karşılıyor.
Boks günümüzde hala ‘erkek’ sporu.

Boksa yüklenen bu eril kimlik boks yapan kadınların da ‘erkeksileştirilmesine’ neden oluyor.
Kadına atfedilen geleneksel -ev içi sorumluluk vb.- rolleri yerine getirmedikleri ve bir ‘erkek’ sporuyla ilgilendikleri için bedensel ve sözel şiddete maruz kalıyor.

Dolayısıyla kadınlar cinsiyetlendirilmiş boks alanında var olabilmek ve bir kariyer planlayabilmek için birtakım stratejiler geliştirmek zorunda kalıyor.

Bu nedenle ülkemizde boks spor branşıyla uğraşan kadınlarımızın başarıları model ve cesaret verici olması bakımından son derece kıymetli ve özel.

Kadın boksörlerimizin Dünya Boks Şampiyonası’nda kazandıkları altın madalyalar, yerleşik olan sporda eril ayrışmayı, kadına yüklenen geleneksel rolleri ve hakim erkeklik, kadınlık algılarına karşı verdikleri mücadele son derece kıymetli ve özel.

Madalyaları vesilesiyle onlardan haberdar olunması ve bir daha ancak yeniden altın madalya kazandıklarında hatırlanacak olmaları üzücü

Oysa sporda toplumsal cinsiyet eşitliğini sağlamak, topluma ve kız çocuklarına kadın boksörlerimizi tanıtacak programlar ve içerikler üretmek gerekir.
Bunun için eğitim sitemine, Boks Federasyonuna, Spor Bakanlığı’na ve elbette medyaya büyük sorumluluklar düşüyor.
Çünkü bir toplum içinde kadının spora katılımı, kadının o toplum içerisindeki genel statüsünün bir göstergesidir.

Bu yazı vesilesiyle spor branşlarındaki eşitsizliğe, değersizleştirmeye ve yok saymaya karşı mücadele veren ve altın madalya kazanarak sporda toplumsal cinsiyet eşitsizliğine kroşe vuran 2022 yılı Kadınlar Dünya Boks Şampiyonu sporcularımız tebrik ediyorum.

Ayşe Çağırır (48 kiloda altın madalya kazandı)
Busenaz Sürmeneli (66 kiloda altın madalya kazandı)
Buse Naz Çakıroğlu (50 kiloda altın madalya kazandı)
Hatice Akbaş (54 kiloda altın madalya kazandı)
Sennur Demir (81 kiloda altın madalya kazandı)

Kadın boksörlerimiz heykellerini hak ediyor.

Bugünün çığır açan sporcu kadınları özellikle medyada, başarılarından daha çok özel hayatları (zayıflıkları, kırılganlıkları, evli oldukları kişiler) çerçevesinde topluma tanıtıldığı için spordaki başarıları ve sporcu kimliklerinin sık sık hatırlatılmaya ihtiyaç var. Bu hatırlatmanın en güzel yollarından biri onları sanatla buluşturmak. Başarılı sporcu kadınların heykellerini yapsaydık ve aslında artık bugün yapsak nasıl olur? Bu zamanlarda heykellerin temsilde cinsiyet ayrımını ele almamız ve tartışmamız önemli.

Sporun her branşında kadınların var olacağı bugünü ve geleceği tasavvur etmemiz için bu gerekli.

Özellikle ‘erkek’ sporu olarak dillendirilen spor branşlarında kadınların kariyer yaparak başarı elde etmelerini heykellerle somutlaştırmak, kadın sporcuların mücadelelerine ve toplumsal cinsiyet
eşitliği vurgu yapmak yerleşik toplumsal algıları değiştirmek için büyük bir adım.

Çünkü kamusal hayal gücünün tiyatrosunda temsil hala önemli ve boksör kadınlarımız heykellerini hak ediyor.

Twitter: @Hulya__Coskun

Instagram:  hulyacoskun

Benzer Haberler