ABD’de yaşayan Türkler, Türkiye’deki olaylara kayıtsız kalmadı, doğudan batıya büyük kentlerde iki haftadır protesto gösterileri yapılıyor.
Washington DC, New York, Boston, Şikago, Detroit, Orlando, Miami, Tampa, Los Angeles, San Fransisco’da müthiş ‘barışçıl’ protestolar oluyor, ‘ya hep beraber ya hiç birimiz. Milletin iradesine sahip çıkıyoruz’ gösterileri düzenleniyor.
ABD medyasının günlerdir geniş yer verdiği Türkiye’deki gelişmelerden haberdar olan sokaktaki Amerikalılar da gösterilere ilgi gösteriyor. Pikaçu’nun Toma’dan kaçıp Los Angeles’ta gösteriye katılması izleyenlerin ilgi odağı oldu.
Birçok gösteriyi izlediğim Washington’da ilk kez iki şeye şahit oldum.
Birincisi; Washington Polisi, başkentin önemli caddelerinden biri olan Türkiye Büyükelçiliği’nin bulunduğu Massachusetts Caddesi’ni göstericiler için trafiğe kapattı, güvenlik önlemleri aldı.
Caddenin üzerinde yabancı ülkelerin temsilciliklerinin olmasının yanı sıra Türk Büyükelçiliği’nin hemen arkasında eski ABD Başkanı Obama’nın evi bulunuyor, cadde üzerinde ayrıca Başkan Yardımcısı’nın konutu bulunuyor.
Göstericiler uzun süre Büyükelçilik önünde slogan attıktan sonra polisin koruması altında trafiğe kapatılan caddede yaklaşık bir km uzaktaki Büyükelçinin konutuna kadar slogan atarak, marşlar söyleyerek yürüdüler.
Konut Washington’un korunması gereken önemli tarihi yapıtlardan biridir. Turistleri gezdiren otobüsler önünden geçerken bilgi verirler. Konut, Atatürk ve İsmet İnönü döneminde 1936 yılında T.C’ye kazandırılmış, AKP Yönetimi tarafından atanan Büyükelçilerin de oturduğu, herkesin hayranlıkla baktığı bir binadır.
İkincisi; göstericilerin büyük bölümünün gençlerden oluşması. Bu ilk kez gördüğüm bir manzaraydı. Caddede yürürken ‘Mustafa Kemal’in Askerleriyiz’ sloganı ortak görüşlerini yansıtması açısından önemliydi.
Çünkü, gençlerin büyük bölümü CHP’li değildi. Farklı parti ve görüşten vardı.
‘Bu direniş, bir parti ya da aday meselesi değil, cumhuriyetimizin kaderini belirleyecek bir varoluş mücadelesidir.
Bu direniş, hak, hukuk ve adaletin ayaklar altına alınmasına karşı verilen bir mücadeledir.
Bu direniş, seçme ve seçilme hakkı gasp edilen, yoksullaştırılan ve geleceksiz bırakılan tüm yurttaşların onurlu bir direnişidir!’ dediler.
Konutun önünde bulunan ‘ABD Atatürk Derneği’nin’ kurucu Başkanı Hüdai Yavalar tarafından yaptırılan Atatürk Anıtı önünde Öğretmen Nurgül Balımtaş’ın öncülüğünde ‘Atatürk’ün Gençliğe Hitabını’ birlikte söylemeleri çok etkileyiciydi.
Şüphesiz sosyal medya yazışmalarında aklınca gösteriyi ‘sabote’ etmeye çalışan, durumdan vazife çıkarıp birilerine yaranmak isteyen, ‘hukukçu’ geçinen , ABD Anayasasında yer alan ‘The First Amendment’ (ABD Anayasası birinci maddesini) bilmezden gelen kendini bilmezler de oldu!
Anayasanın birinci maddesi, ‘United States Constitution protects the freedoms of speech, religion, press, assembly, and petition- Amerika Birleşik Devletleri Anayasası, konuşma, din, basın, toplanma ve dilekçe özgürlüklerini korur’diyor.
Bu zat’a hatırlatılınca ‘özür dilemiş’ ama özrü kabul görür mü?
Washington’daki ‘barışçıl’ protesto gösterileri son derece başarılıydı.