Teknoloji bağımlılığının en önemli nedeni 'Sınırsız olma güdüsü' - Tele1
Connect with us
TELE1 TV CANLI YAYIN

Sağlık

Teknoloji bağımlılığının en önemli nedeni ‘Sınırsız olma güdüsü’

Her yanımızı saran teknolojik cihazlar, neredeyse tüm cihazlarımızda bağlı olduğumuz internet ve aklımıza gelen her sorun için dijital çözümler bulmak…Hepimiz biraz ya da birazdan fazla olarak teknoloji bağımlısı olma yolunda hızla ilerliyoruz.Teknoloji bağımlılığı nedir ve bu bağımlılık nasıl tespit edilebilir? Gündemde Internet bağımlılığı olarak da bilinen bu soruna göz atalım…

Teknoloji bağımlılığı uzun süredir üzerinde çalışılan bir fenomen

Özellikle mobil internet teknolojisinin hayatımıza dahil olmasının ardından hepimiz akıllı telefonların minik ekranlarına kilitlendik. Bu kilitlenme o kadar şiddetli bir hal almaya başladı ki artık akıllı telefonların ekranları giderek büyümeye başladı. Zamanında “tablet” olarak nitelendirdiğimiz geniş ekranlı cihazlara akıllı telefon diyor, onları cebimizden ya da çantamızdan ayırmıyoruz. Teknoloji bağımlılığı konusu da bunların yaygınlaşmasıyla öne çıkan konulardan biri. Aslında teknoloji bağımlılığı 1990’lardan beri akademik çevreler tarafından araştırma altında olan bir konu. Ancak en yoğun çalışmalar 2006 yılından bu yana gerçekleştirilmekte.

“Teknoloji bağımlılığı” ve “Internet bağımlılığı” çoğunlukla aynı alanda değerlendiriliyor

Bizi teknolojiye bağımlı hale getiren etkenlerin başında internet geliyor. Hayatımızın her noktasına sızmayı başaran, her konuda ilk danışma noktamız haline gelen internet bir zamanlar bilginin paylaşımı ve edinimi için inanılmaz bir kaynaktı. Aslında şu anda da bu özelliğini yitirmiş değil, ancak öncelikli kullanım açısından internet, sosyal ağlar ve sosyal iletişim konusunda evrildi. Artık sabahtan akşama kadar sosyal ağlarımızı kontrol ediyor, kimler hangi gönderilerimize beğeni atmış, kimler neyi paylaşmış, hangi kanal hangi videoları yüklemiş diyerek saatlerimizi ekran başında geçiriyoruz.

“İnternet Bağımlılığı Bozukluğu” literatürde yerini almış bir kavramdır

Kişisel ve ruhsal bozukluklar literatüründe yerini alan ilginç bir kavram “İnternet Bağımlılığı Bozukluğu” olarak nitelendiriliyor. 1995 yılında Kimberly Young tarafından kurulan “İnternet Bağımlılığı Merkezi” hem bu kavramın literatüre kazandırılmasında rol oynamış hem de bu bozukluğun tedavisi üzerinde çalışmalar yapmıştır. İnternet Bağımlılığı Bozukluğu kavramının tam olarak literatüre kazandırılması ise Dr. Ivan Goldberg’in çalışmalarıyla gerçekleşmiştir. İnternet Bağımlılığı Bozukluğu’nun tedavisi, 1995 yılından bu yana Bilişsel Davranış Terapisi metoduyla gerçekleştirilmeye çalışılıyor.

Avrupa’da ve ABD’de yapılan araştırmalar bu bağımlılığın epey geniş bir kitleyi etkilediğini gösteriyor

Yapılan araştırmalar, Avrupa’nın gençlerinin yüzde 1,5 ila yüzde 8,2’si, ABD’nin gençlerinin ise yüzde 5 ila yüzde 8’inin teknoloji bağımlılığının pençesinde olduğunu ortaya koyuyor. Bu araştırmaların yıllar öncesinden kalma olduğunu düşünürsek, bu bağımlılık oranlarının kat kat arttığını tahmin etmek hiç de zor değil. Dünyadaki insan sayısından daha fazla akıllı telefon olduğunu göz önünde bulundurursak insanların bu bağımlılığa yakalanmama konusunda pek çaresi olmadığını rahatlıkla fark edebiliyoruz.

Teknoloji bağımlısı olduğunuzu nasıl anlarsınız?

ReSTART Internet Addiction Recovery Program (İnternet Bağımlılığı Tedavi Programı) Kurucu Ortağı Hillarie Cash, teknoloji ya da internet bağımlılığı bozukluğunun tespitinde şu başlıklara odaklanılması gerektiğini belirtiyor:

Mesajların takıntılı bir şekilde sürekli kontrol edilmesi

Facebook ya da sosyal ağ durumlarının sürekli değiştirilmesi ve profil fotoğraflarına sık sık selfie yüklenmesi
İnternete bağlandığında yoğun sevinç ve mutluluk hissi yaşama
Sosyal geri çekilme hissi
Bilgisayar, akıllı telefon ya da elektronik cihazlar dışındaki aktivitelere ilginin kaybolması
Çevrimiçi olamadığında dinlenememe ve kaybolma hissi
Eğer yukarıdaki 6 maddenin çoğuna “Bende de var.” diyorsanız bir psikologla görüşerek tedavi sürecine başlamanız gerekebilir.

Oyun bağımlılığı da teknoloji bağımlılığıyla ilişkili konular arasında

Günümüzde gerek bilgisayar ve konsol oyunları, gerekse mobil oyunlar konusunda tam bir bolluğun ortasındayız. Eskiden toplumun küçük bir kesiminin eğlence alt kültürü olarak bilinen oyunlar artık yediden yetmişe herkes
tarafından oynanıyor. Kimimiz Candy Crush Saga ya da Clash of Clans gibi basit oyunları oynamayı tercih ederken kimimiz kendimizi derin RPG oyunları ya da rekabete dayalı online oyunların içerisinde buluyoruz. Basit
oyunculuk ve profesyonel oyunculuk olarak ikiye ayırabileceğimiz “oyunculuk” kavramının belli bir seviyeden sonrası hayatın idame ettirilmesi konusunda tehdit oluşturuyor. Eğer oyun oynamak hayatınızın akışını
değiştirecek kadar büyük saatler kaplamaya başladıysa kesinlikle bir destek almayı deneyin ve onların sizi ele geçirmesine izin vermeyin.

Teknoloji ve internet bağımlılığının yan dalları arasında bulunan online porno ve kumar bağımlılıkları da gözardı edilmemeli

İnternete bağımlı olmak insanın içerisindeki “sınırsız olma” güdüsüyle bağlantılı bir durum. Neredeyse tamamen özgür olduğunuz sanal dünyada sadece sosyal ağlar ve oyunlar değil, porno ve kumar gibi gerçekler de göz ardı
edilemez durumda. Burada başlıca sorun, online porno ve kumarın sadece vaktinizi değil paranızı ve psikolojik yapınızı da etkileyecek tehlikeler barındırıyor olması. Siz siz olun, sanal dünyanın gerçek dünyanın önüne
geçmesine izin vermeyin. Eğer kendinizi tüm bu risklerin pençesine takılmış gibi hissediyorsanız profesyonel yardım almaya bakın.

Teknoloji bağımlılığının fiziksel etkileri acı vericidir

İnsan vücudu genel itibarıyla dik duruşa ihtiyaç duyan bir yapıdadır. Sırtımız, belimiz ve boynumuz olabildiğince doğal konumunda kalmalıdır. Aksi takdirde tarifi mümkün olmayan ağrılar eşliğinde hayat kalitenizin düşmesi kaçınılmazdır. Teknoloji bağımlılığı hem duruş ve oturuş bozukluklarına, hem de oluşturduğu tembellik doğrultusunda spor aktivitelerinin azalmasına sebep olur. Bilgisayar başında kambur oturmak, telefonun ekranına saatler boyunca eğik boyunla bakmak omurgamız için inanılmaz bir işkencedir. Uzmanlar bu konularda ne kadar tavsiye verirse versin bir teknoloji bağımlısı için duruş bozukluğu sorunundan kaçınmak neredeyse imkânsızdır.
Bunlara ek olarak sürekli parlak ekranlara bakmanın uyku bozukluklarıyla doğrudan bağlantılı olduğu bilinen bir gerçektir. Tüm bu etkenler doğrultusunda obezite de yine engellenemez rahatsızlıkların başında gelir. Kısacası teknoloji bağımlılığı sadece psikolojik açıdan değil fizyolojik açıdan da son derece tehlikelidir.
Kaynak:Listelist.com
Advertisement