Oğlunu kaybeden Ebru Şallı: Kan dondurucu bir cümleydi

26 Ocak 2022 Çarşamba

Oğlunu kaybeden Ebru Şallı: Kan dondurucu bir cümleydi

Lenfoma kanseri sebebiyle oğlu Pars’ı kaybeden manken Ebru Şallı, kendi adını taşıyan YouTube kanalında konuştu. Şallı, kendisine yapılan yorumları “Kan dondurucu bir cümleydi” diyerek eleştirdi.

Harun Tan ile evliliğinden dünyaya gelen oğlu Pars Tan’ı lenfoma kanseri sebebiyle kaybeden Ebru Şallı,  Youtube kanalında içini döktü. Şallı, bu günlere nasıl geldiğini de anlattı. Kanalında oğlu Pars’ı kaybettiği için kendisine gelen kötü yorumları değerlendiren Şallı, “Zaman zaman ağlıyorum. Ağlamak da insani bir duygu. Tanıdığım birisi “Ya Ebru harika, çok güzel çekimler yapıyorsun, seyahatlere gidiyorsun, çalışıyorsun, her şey çok güzel gidiyor, çok güzel görünüyorsun, daha da mı gençleştin sen?” dedikten hemen sonra “Ama tabii senin iyi olma şansın yok ki… Naparsan yap” dedi. Kan dondurucu bir cümle. Kafa bu, mantalite bu…” ifadelerini kullandı.

Şallı’nın açıklamalarından öne çıkanlar şu şekilde:

“EVLİLİKÇİ YÖNÜM VAR”

“Evlilikçi bir yönüm var. Evlilik ve aile ortamı benim için önemli. O yüzden çok uzun süre hep evliydim, hala da evliyim. Güzel bir şey bence, olumsuz bir şey olduğunu düşünmüyorum. Çok az evli olmadığım bir süre var, o sürede de çok zorlandım. Gerçekten bunu itiraf ediyorum. Evli olmadığım birkaç yılda çok zorlandım. Kime merhaba desem adınız onunla çıkıyor. Bu ne kadar zor bir hayat!

İki tane çocuk doğurmak çok güzeldi. Ben anne olmayı çok sevdim. Anaç da bi yapım var. 17 yıl önce Bero doğdu. Aralarında 6,5 yıl var sonra Ponçiğim Pars doğdu. Sadece anne sütüyle besledim çocuklarımı. Bu çok mühim bence.

“ÇOCUĞA KÖTÜ ANI KALSIN İSTEMEDİM”

Bir dönüm noktam da tabii ki Ponçiğim ile yaşadığım durum. O konuyla ilgili hem konuşmak istiyorum, hem istemiyorum. Haksız yere eleştirildiğimi düşünüyorum. Ponçiğin durumu herkesin başına gelebilir. Allah hiç kimseye vermesin ama her anne babanın başına gelebilir. Bu bir dünya, yarın ne olacağımız belli değil. Bir hastalık. İlk başta inanmak istemiyorsunuz. Pars’ın hastalığı olduğunda ben hemen ignore ettim durumu.

Olmasını istemedim her anne gibi… Göğüsledim durumu. İşin içine girip, Nasıl çözeriz? Ne yapalım? Sonra zaten çabuk iyileşiyor gibi bir durum oldu. Çok güzel cevaplar aldık hastalığın tanısı konulduktan sonra. Bunu kimseye anlatmadım. Çocuğa böyle bir anı kalsın istemedim. Çünkü iyileşecekti…”

“TEK KADIN BEN DEĞİLİM”

“Bu durumu yaşayan tek kadın ben değilim. Tek anne ben değilim. Bunun şımarıklığını da yapmak istemiyorum. Ama insanların çok büyük konuştuğunu görüyorum. Çocukları olan insanlar nasıl korkmadan kötü yorum yapıp, kötü cümleler kullanabiliyorsunuz? Benim yaşadığım acıyı nasıl anlayabilirler? Anlama şansı var mı bir insanın? Yaşamadan anlayamaz ki! Empati yapabilir mi, bence yapamaz!

“YORUMLAR ACIMASIZ”

2,5 yıla yakın ben hastanede yaşadım. Orayı bir eğlence alanına çevirdim. Biz ilik nakline giderken ‘ilik hediyesi’, ‘ilik eğlencesi’ diye bir oyun çıkardım. İnanılmaz bir şeydi. Bütün aile sanki diş buğdayı gibi hediye aldı. Pars çok eğlendi. İnanılmaz şeyler yaşadık. Bunları yaşamış bir insan olarak yapılan yorumları çok korkusuz, acımasız buluyorum.

“KAN DONDURAN BİR CÜMLEYDİ”

Şöyle bir şey bekleniyor, bunu hissediyorum: Ebru, Ponçiğini kaybetti, artık o da ölür. Olması gereken bu. Bunu mu istiyorsunuz? Benim bir tane daha oğlum var, ailem var. Hiç mi aklınıza gelmiyor böyle şeyler. Elbette yorum yapabilirsiniz ama önce vicdanınızı düşünün. Ben Pars’ımın istediği gibi burada, karşınızdayım.

Zaman zaman ağlıyorum. Ağlamak da insani bir duygu. Tanıdığım birisi “Ya Ebru harika, çok güzel çekimler yapıyorsun, seyahatlere gidiyorsun, çalışıyorsun, her şey çok güzel gidiyor, çok güzel görünüyorsun, daha da mı gençleştin sen?” dedikten hemen sonra “Ama tabii senin iyi olma şansın yok ki… Naparsan yap” dedi. Kan dondurucu bir cümle. Kafa bu, mantalite bu…”

Bir acı daha! Ebru Şallı’yı kahreden ölüm

Benzer Haberler