Kayıhan Pala’dan aşı açıklaması: Bilim Kurulu üyeleri de bakanlık bürokratları da bilmiyor

24 Mart 2021 Çarşamba

TELE1 HABER MERKEZİ

Evren Özalkuş’un sunduğu TELE1 Ana Haber’in bugünkü konuğu; Türk Tabipleri Birliği Covid-19 İzleme Üyesi Prof. Dr. Kayıhan Pala oldu. Pala, vaka sayılarının artışına yönelik değerlendirmede bulundu.

Türk Tabipleri Birliği Covid-19 İzleme Üyesi Prof. Dr. Kayıhan Pala, artan vaka ve can kaybını değerlendirdi. Pala, “İvedi olarak yapılması gereken şey aşı sağlamak” dedi ve koruma oranı yüksek olan aşıların alınması gerektiğinin altını çizdi. Aşının sağlanamadığını vurgulayan Pala, bu gidişin en az 4 haftalık tam kapanmaya ihtiyaç oluşturacağını söyledi.

AŞILAR NEREDE KİMSE BİLMİYOR

Aşının sağlanamaması ile ilgili konuşan Pala, Evren Özalkuş’un aşıların gelmesine ilişkin “Size gelen bir bilgi var mı?” sorusuna “Bakanlık bürokratlarının bile bildiğini zannetmiyorum. Bilim Kurulu üyelerinin bilmediğine ilişkin, birkaç Bilim Kurulu üyesi ile yaptığımız konuşmadan bilgi edinmiş durumdayım. Bilim Kurulu üyeleri bilmiyor, bakanlık bürokratları bilmiyor. Kim biliyor onu da bilmiyoruz. Umuyorum Sağlık Bakanı ya da değişirse yeni Sağlık Bakanı bir açıklama yaparak toplumu aydınlatır” cevabını verdi.

“EN AZ DÖRT HAFTA TAM KAPANMA”

Kayıhan Pala, şunları söyledi:

“Ancak bugün itibarıyla elimizde yeterli  aşı olmadığı çok açık çünkü Türkiye’nin günde 1 milyona yakın aşı yapma kapasitesi var. 650 binin üstüne çıkarak bunu göstermişti bize sağlık çalışanları ama ortalama günde 200 bin aşı yapabiliyoruz. Bu hızla 1 buçuk yıla ihtiyacımız var, söylediğimiz hedefe ulaşabilmek için. Oysa eğer, önümüzdeki üç-dört ay içerisinde toplumun büyük kesimini aşılayamazsak bu pandemiye güçlü bir yanıt vermemiz mümkün olmayacaktır. Tek başına aşı yetmeyecektir ve aşının kısa sürede gelmesi de söz konusu değil. O zaman bizim aylardır dile getirdiğimiz ekonomik ve sosyal koşulları oluşturulmuş bir tam kapanmaya ihtiyacımız var. Burada artık iki hafta da yeterli olmayacaktır, en 4 haftalık tam kapanmaya ihtiyacımız var. Biz bir yandan insanları koronavirüsten korumaya çalışırken diğer yandan onları yoksullukla, borç batağı ile karşı karşıya bırakamayız. Sosyal devlete duyulan gereksinimin ne kadar güçlü olduğu bu pandamı sırasında kendini bir kez daha göstermiş durumdadır.”

Benzer Haberler