Yüksek İhtisas Üniversitesi rektöründen ciddi suçlamalar! “Üniversite yönetimi hukuksuz şekilde ele geçirildi”

28 Mart 2023 Salı

Özel Haber: Egehan Erkün

Ankara Yüksek İhtisas Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mustafa Paç, Türkiye Yüksek İhtisas Hastanesi Vakfı’na bağışçı olarak üye olan Erol Usta’nın üniversiteyi ele geçirmek için akademisyenlerden oluşan üyeleri devre dışı bıraktığını iddia etti. Usta’nın ‘rant’ amacıyla hukuksuz üye atamaları yaptığını da öne süren Paç, mahkemeye başvurduklarını söyledi. Suçlamaların odağındaki Erol Usta ise vakıfa yakınlarının üye olduğunu kabul ederken, aynı suçlamayı rektöre yöneltti. Cevap hakkı tanımamıza rağmen sorularımızın çoğunu yanıtsız bırakan Usta, TELE1’i dava açmakla tehdit etti.

Türkiye Yüksek İhtisas Hastanesi Vakfı tarafından kurulan Ankara Yüksek İhtisas Üniversitesi ile ilgili ciddi bir iddia ortaya atıldı. Rektör Prof. Dr. Mustafa Paç, bağışçı üye olarak vakfa üye olan Erol Usta’nın zamanla yükselerek, mütevelli heyeti içerisinde bulunanları üniversiteye almadığını ve yönetimi ele geçirdiğini iddia etti. Paç yanında çalışan personellerin de Usta tarafından hukuksuz şekilde işten atıldığını ileri sürdü.

TELE1’e konuşan Prof. Dr. Mustafa Paç, Usta’nın üniversiteyi ‘rant’ amacıyla ele geçirmeye çalıştığını ileri sürererek, annesinin vefatı ve 6 Şubat’ta meydana gelen deprem felaketi sırasında çoğunluğun katılmadığı Genel Kurul toplantısında hukuksuz kararlar alındığını ifade etti.

Konuyla ilgili mahkeme sürecinin devam ettiğini belirten Prof. Dr. Paç, Mütevelli Heyet Başkanı Usta’nın akademik hayatı ve eğitimi engellendiğini söyledi.

Prof. Dr. Paç’ın açıklamaları şöyle:

“Yüksek İhtisas Üniversitesi, Türkiye Yüksek İhtisas Hastanesi Vakfı’nın üniversitesidir. Türkiye’nin sayılı hastanelerinden biridir. Yılda 3 bin tane kalp ameliyatı yapıyorduk. Bizim 1990 yılında hocamız Kemal Beyazıt, bir eğitim ve sağlık vakfı kurdu. Onun adı da Türkiye Yüksek İhtisas Hastanesi Vakfı.

“Bunun üniversiteye dönüştürülmesi için o dönem çok uğraşılmış. Hatta ODTÜ’nün tıp fakültesi falan olalım denilmiş ama gerçekleşmemiş. Bu bize kısmet oldu. Ben 2006’da başlayıp vakfın uzun süre yöneticiliğini yaptım. 2013’te üniversiteyi kurduk. Üniversitenin vakfı bir kurum vakfı. Kurumlarla, vakıfların ve derneklerin ilişkisi kesildi 2003-2004 yılında çıkan bir yasayla. Ekonomik olarak yetersiz bir vakıfız. Dış desteğe ihtiyaç duyan bir vakıfız. Bu yüzden de iş adamlarına müracaat ettik. Benim ameliyat ettiğim, Ankara’da kalp ameliyatı yaptığımız bürokratlar vardı. Onlara meseleyi anlatıp yardım istedik. Sonunda birkaç katılım oldu.”

“23 MİLYON LİRA OLARAK GÖSTERİLEN DEVREMÜLK 3 MİLYON BİLE DEĞİL”

“Ben Tokat Zileliyim. Zile Ticaret Odası, bize 60 dönüm yer bağışladı. Karşılığında bir yüksekokul yaparsanız iyi olur dediler. Bir de şimdi ele geçirmek isteyen Erol Usta… Çankırılı ve mimar kendisi. Denetim firması var. Çağ beldesinde bir devremülkü varmış, onun 5’te 1’ini bağışladı. Böyle başladık. Ama bu devremülkün ekspertiz değeri 23 milyon lira olarak gösterilmiş ama 3 milyon bile etmediği iddia ediliyor. Konuyla ilgili savcılık soruşturması var. Tabii biz bunları sonradan öğrendik. Ben mal varlığı bağışladım diyerek Mütevelli Heyeti Başkan Yardımcısı oldu. Etkin oldu. Ele geçirme hesabı daha önceden varmış anlaşılan.”

“VAKFI AKRABALARI VE SİVİLLERDEN OLUŞAN GRUPLA ELE GEÇİRDİ”

“Vakıf üyeleri iki bölümden oluşuyor. Birincisi Yüksek İstisah Üniversitesi öğretim üyeleri, bir de katkıda bulunsun diye dışarıdan alınan üyeler. Erol Usta, vakıfa 12 tane akrabasını ve şirket çalışanlarında da 15 kişiyi üye etti. Güya bağış karşılığında akrabalarını kaydetti. Ana problem 2022 Şubat ayında maalesef Yüksek İhtisas grubu eksikliği bende var, annem vefat etti. Vakıf genel kurulunu çok bilgilendirip, çağıramadım. Yüksek İhtisas’tan 12-15 kişi geldi galiba, o 25-30 kişi geldi. Vakıf bizi devirdi. Akademisyenlerin ağırlıkta olduğu vakfı, kendi akraba ve sivillerden oluşan bir grupla ele geçirdi. Bu birinci aşamasıydı işin.”

“MÜTEVELLİ HEYETİ DE 6 ÜYE ATAYARAK ELE GEÇİRDİ”

“Mütevelli Heyeti de 6 üye atayarak ele geçirdi. Sıra benim atılmama geldi. Bu arada bizim hastanemiz kapatıldı ve Bilkent Şehir Hastanesi’ne taşındı 2019 sonunda. Ondan sonra kendi adamlarına mahkemeye başvurttu. “Yüksek İhtisas Hastanesi kapanmıştır. Vakıf tüzüğünde Yüksek İhtisas ile ilgili maddelerin kaldırılması” talebiyle başvuruldu. Bir ele geçirme hareketiydi. Biz bununla ilgili hukuka başvurduk. Mahkemeye verdik ve kazandık. 8-9 ay sonra Genel Kurul iptal edildi. Onlar da istinafa başvurdu.

“DEPREM SÜRECİNİ ÜNİVERSİTEYİ ELE GEÇİRMEK İÇİN KULLANDI”

“Vakfın 3 yılda bir yönetimi seçilen genel kurulu, her yıl da mali genel kurulu yapılıyor. Mali genel kurul bu yıl yapılacaktı. Normalde 11 Şubat’a karar verildi. 6 Şubat’ta elim deprem hadisesi meydana geldi. Ondan sonra biz yönetim kurulu olarak toplandık, 5 kişinin oyuyla, genel kurulu 1 ay erteledik. Çünkü üyelerimizin, öğretim üyelerimizin ve doktorlarımızın bir kısmı depreme gitti. Ancak bu adam bunu fırsat bilip, ikinci korsan egemenliğini kurmak için ertelenmiş genel kurulu, ertelenmemiş şekliyle yaptı. Bizim üyelerimiz, Yüksek İhtisaslılar gelemedi. Bizi de yönetim kurulundan attı. Annemin vefatını ve deprem sürecini kendi amaçlarına uygun kullanıp üniversiteyi ele geçirme aracı yaptı. Biz bunun içinde mahkemeye başvurduk. Bunların ana amacı üniversiteyi ele geçirip kendi üniversitesi yapmak, kısaca rant yani.”

“7 ÜYENİN TOPLANTIYA KATILMASI 4 MAGANDA İLE ENGELLENDİ”

“Benim görev sürem doluyor ve tekrar atanmam mümkün değil. 69 yaşındayım ama Yüksek İhtisas’ın 20 yıllık çalışanıydım. 45 senelik de kalp cerrahıyım. Önündeki tek engel benim. Operasyonunu sürdürdü. Rektörü nasıl dışlarım diye… Ayın 19’unda Mütevelli Heyet Toplantısı’na 7 üyeyi 4 maganda ile engel koyarak bizleri aldırmadı. Kapıyı kilitleyip kararlar aldı. Ben polis çağırdım, ben polisi çağırınca kaçıp gittiler. Tabii bazı kararlar almışlar.”

“7 PERSONELİM İŞTEN ÇIKARILDI”

“Benim 7 personelimi işten çıkarmış. Bugün sabah benim güvenliğim, şoförüm, özel kalem müdürüm, sekreterim, ve diğer 3 kişiyi görevden almış. Üniversiteye sokmamış. Ben de polise haber verdim. O 4’ü maganda olan 7 kişiyi güvenlik olarak işe almış. Ne Mütevelli Heyeti geçerli, ben asli üyeyim bu kararların alındığı hiçbir toplantıda yoktum. Çoğunluk da yok. Savcılığa başvurduk. Biz zaten bir öncesi de benim üniversitemin websitesini ele geçirmiş. Öğrencilerle iletişim ve eğitim amaçlı kullanmamıza bile engel oluyor. Benim haberleşmemi kesmiş. Sekreterimin internet girişini kesmiş. Elektronik görüşmemizi kesmiş. Böyle bir despotluğun içerisinde mücadele ediyoruz. Yaptığı kurul da korsan genel kurul. Aldığı kararlar da usulsüz. YÖK’te de savcılıkta da hakkında bir sürü şikayet var. Akademik hayatı ve eğitimi engelliyor. ”

TELE1 EROL USTA’YA ULAŞTI

Suçlamaların odağındaki Mütevelli Heyet Başkanı Erol Usta, TELE1’e konuştu. Usta, iddiaları redderek, olayın yargıya intikal ettiğini söyledi. Sorduğumuz sorulara karşılık olarak bizi suçlayan Usta, yakınlarının vakfa üye yaptığını kabul etti. Usta daha önce de rektörün yakınlarının üye olarak kaydedildiğini belirtti. Cevap hakkı tanıdığımız Usta, sorduğumuz soruların çoğuna sessiz kalırken, TELE1’i dava etmekle tehdit etti.