Türklerde misafirlik kültürünün dünü, bugünü ve geleceği

Yayın tarihi: 1 Temmuz 2024 Pazartesi 9:01 am - Güncelleme: 16 Temmuz 2024 Salı 6:17 pm

Haber: İLANDIR

Misafirperverlik Türk kültürünün önemli parçalarından biridir. Bu kültürün kökenlerine inip Türklerin bu kültürle olan bağlarını araştırıyor ve inceliyoruz.

Türk misafirperverliği, Türklerin tarih boyunca kültürel kodlarına işlemiş ve Orta Asya’dan beri süren geleneklerle modern Türkiye’ye kadar taşınmıştır. Son yıllarda çeşitli değişimlere uğrasa da bu kültür ev ziyaretlerinden tutun da, günümüzde internet sitelerine kadar kültürel kodların içine işlemiştir. Bugün internet sitelerini incelerken bile bunun etkilerini görebiliriz. Örneğin Başarı Bet giriş adresinden alabileceğiniz “cömert bonuslar” bile bu kültürün parçası olarak değerlendirilebilir.

Misafirlik Kültürü

Türk kültürünün geçmişine baktığımızda karşımıza göçebe bir topluluk çıkıyor. Orta Asya’da göçebe bir toplum olan Türklerde, tüm göçebe toplumlarda olduğu gibi misafirlik önemli yer tutardı. O dönemin toplumlarında misafirler bugünkü anlamındaki gibi değildi. Yolcular, seyyahlar, bilgeler, göçebe topluluklar tarafından ağırlanırdı ve hem bilgi alışverişi hem de mal alışverişi sağlanabilirdi. Yani aslında Türklerin kurduğu büyük uygarlıklarda misafirlik kültürünün etkisi bulunur.

Türkler bu yönüyle her daim misafirlik kültürleriyle öne çıkmıştır. Ardından bu kültürü yerleşik hayata da taşıdılar. Anadolu’ya gelen Türklerin kurduğu Selçuklu ve Osmanlı gibi devletlerde her zaman misafirler önemli yer tutmuştur.

İslamiyetin benimsenmesiyle de kültürel olarak çeşitli öğeler misafirlerle ilgili fikirleri de pekiştirdi. “Komşusu açken tok yatan bizden değildir” gibi prensipler Türklerin bakış açısında önemli yer tuttu. Devlet politikası da, kervansaray ve hanlar yardımıyla yolcuların iyi ağırlanmasını her zaman ön planda tutmuştur. Yolcuların ağırlanması konusu günümüze kadar benzer şekilde gelmiştir. Türkiye’nin turizm anlamında bu kadar öne çıkan bir ülke olması İstanbul’un dünyanın en çok turist çeken ülkelerin başında gelmesi de misafirlik kültürünün parçası olarak ele alınabilir.

Türk Misafirperverliğinin Öğeleri

Evde misafir ağırlamaktan bahsederken, Türkiye’de ilk akla gelen iki içecek çay ve Türk kahvesidir. Özellikle yeni gelen misafirlere genellikle çay ikram edilir. Türk kahvesi ise Türklere özgü pişirilme şekliyle özeldir, genellikle yemeklerden sonra ikram edilir. Misafir yemek yiyemeyecek durumda olsa bile mutlaka çayın yanında, tatlı veya tuzlu birkaç atıştırmalık

Ikram edilir. Seçeneklerin başında börek, kısır, sarma gibi yine Türk kültüründe önemli yer tutan yemekler gelir.

Tatlı olarak da sunulan opsiyonlardan arasında meyve, sütlü ya da şerbetli tatlılar olabilir. Sütlü tatlı derken kazandibi, sütlaç ya da supangle gibi tatlılar, şerbetli tatlı denince de baklava ve Kemalpaşa gibi tatlılardan bahsedebiliriz.

Tabii ki genellikle misafirliklerde yemek de işin önemli bir parçasıdır. Özellikle akşam yemekleri misafirler ağırlanırken, oldukça zengin bir sofra oluşturularak hazırlanır. Ana yemek, çorba, mezeler ve salata olmazsa olmazlardandır.

Masada bunlar haricinde de ara sıcak denebilecek 1-2 çeşit yemek genellikle bulunur. Misafirin konforu fazlasıyla ön planda tutulur. Ev sahibi sofrada neredeyse oturmaz ve her zaman hizmet etme telaşı içindedir. Bazı zamanlarda bu durum, misafir için de zorlayıcı bir deneyime dönüşebilir. Çünkü misafirlik kültürü aynı zamanda ısrarı da beraberinde getirir. Genellikle misafirin yaşı kaç olursa olsun daha fazla yemek koyma ısrarı, “bir çay daha”, “biraz daha oturun” gibi sözler bu misafirliklerde sıklıkla duyulur.

Eğer misafir farklı bir şehirden geldiyse mutlaka kalacak yer de sunulur. Geçmişte yatılı misafir kültürü çok daha yaygınken otellerin sayısının her geçen gün artması yatılı misafirlik ziyaretleri azalmıştır.

Yine de aile üyesinin olduğu uzak bir şehir ya da farklı ülkeye yapılan seyahatlerde, orada kalmayıp otelde kalmayı tercih etmek genellikle ayıp olarak bile kabul edilebilir. Bu sebeple kültürel kodlara çok aşina olmayan biri için bu durumu anlamak kesinlikle zor olabilir.

Genç kuşak arasında azalsa da, daha kalabalık aileler arasında çat kapı misafirlik de oldukça yaygındır. Bu çat kapı misafirliklerde bile ev sahibi birçok ikram yapabilir. Burada da yine devreye çay ve Türk kahvesi girecektir.

Son Dönemde Yaşanan Değişiklikler

Sadece Türk kültürüne özgü olarak değil, misafirperverliğiyle bilinen birçok kültürde hızlı kentleşme, kültürel olarak da büyük değişimleri beraberinde getirmiştir.

Son yıllarda misafirliğe gitmek yerine dışarıda buluşmak gençler arasında daha popüler hale gelmiştir. Bu da geçmişten bugüne gelen kültürel kodların gerilemesine sebep oluyor. İş hayatı ve kent yaşamının yoğun temposu misafirperverliğe pek olanak tanımıyor.

Geçmişe baktığımızda köy ve kasabalardaki yavaş yaşam bu gibi aktiviteler için çok uygunken yaşamın hızı arttıkça ve şehirler kalabalıklaştıkça kültür de değişmek zorunda kalıyor. Yine de komşuluk ilişkileri ve misafirperverliğin parçası sayabileceğimiz hediyeleşme kültürü halen devam etmektedir.

Misafirperverlik Kültürünün Sosyal Alandaki Etkileri

Türk kültüründe misafirperverlik zamanla azalsa da, özellikle Avrupa ile kıyaslayacak olursak yoğun olarak yaşanmaya devam etmektedir ve bu durum sosyal hayata da fazlasıyla yansır. Öncelikle kişilerin arasındaki sosyal bağın daha güçlü olmasını sağlar, ülkedeki yalnızlık etkilerini hafifletir. Tabii sadece olumlu etkilerden bahsetmek olmaz.

Aynı zamanda olumsuz olarak da kişilerin bireysel sınırlarının sıklıkla ihlal edildiği bir ortam oluşmuş olur. Kişilerin sınırlarını belirlemek konusunda daha çok çaba harcaması gerekir. Yani sadece güzel taraftaki etkileri yaşayabilmek için kendinizi bu konuda iyi hazırlamanız gerekiyor.

Sosyal alandaki etkileri denince sadece insan ilişkilerine odaklanmamak gerekir.

Türkiye aynı zamanda hizmet sektörüyle de öne çıkan bir ülkedir. Örneğin otellerde sunulan her şey dahil paketler, restoranlardaki garsonların ilgi ve alaka seviyesi de genellikle Türk kültürüyle ilişkilendirilebilir.

İnsanlar hayatlarında çoğunlukla karşısından özellikle de yemek ortamı söz konusuysa sıcaklık görmeye alışmıştır. Bu sebeple otellerde, restoranlarda ve kafelerde hizmet kültürü oldukça gelişmiştir. Örneğin self servis kültürü Türkiye’ye, çok sonradan yabancı franchise işletmeler aracılığıyla gelmiştir. Genellikle masaya hizmet edilmesine alışık olmak da bu misafirlik kültürü ile ilişkilendirilebilir.

Kaynak: TELE1