TELE1 gündeme getirdi, Kılıçdaroğlu doğruladı: Yeraltı dünyası ile bizi susturmayı düşünüyorlar

4 Aralık 2020 Cuma

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, TELE1 Genel Yayın Yönetmeni Merdan Yanardağ’ın gündeme getirdiği, kendisine yönelik suikast iddiasını ‘ciddi bir tehdit var’ diyerek doğruladı. Kılıçdaroğlu ‘Yeraltı dünyasını harekete geçirerek muhalefetin susturulmaya çalışıldığını’ ifade etti.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na suikat ile kaos planladığı iddiası tartışmaların merkezine oturdu. Organize suç örgütü lideri Alaattin Çakıcı’nın tehdidi ile başlayan suikast tartışması Kılıçdaroğlu’na soruldu.

18 Dakika programında Merdan Yanardağ, AKP’ye yakın yazar Fuat Uğur’un Kılıçdaroğlu’na “yürüyen ölü” dediği yazıyı gündeme getirmiş, FETÖ’den aranan Adem Yavuz Arslan’ın suikast iddialarına yorumunu değerlendirmişti.

T24’ten Murat Sabuncu’ya konuşan Kılıçdaroğlu da bir kaos tehlikesine dikkat çekti. Kılıçdaroğlu, “Telefonlarımın dinlendiğini, takip edildiğimi gayet iyi biliyorum” dedi.

Kılıçdaroğlu’na suikast iddiası! Yanardağ: Ülkede kaos yaratarak karanlık bir dönemin kapısı mı açılmak isteniyor?

Kılıçdaroğlu’nun açıklaması şöyle:

“CHP’DE BİNLERCE KILIÇDAROĞLU VAR”

“Gittiğim yerler, gezdiğim yerler, konuştuğum kişiler belli, benim telefonlarımın dinlendiğini gayet iyi biliyorum. Korumalar da ellerinden gelen çabayı gösteriyorlar. Benden rahatsız olanlar var tabii.

Eğer çıkarı ya da tehdidi yeraltı dünyasından sağlayarak susturabiliriz diye bir arayışa giriyorsa orada demokrasi ve insan hakları bitmiştir. “Aksi bir şey duymak istemiyorum, aksi bir şey söyleyeni susturacağız” diye düşünüyorlar. Ama bu bizi korkutmaz. Bir tane Kemal Kılıçdaroğlu yok ki. CHP’de binlerce Kılıçdaroğlu var.

Eğer bir yerde ülkenin çıkarı varsa, kişilerin hayatı çok önemli değildir. Bizim hayatımız çok önemli değildir. Önemli olan bu ülkede herkesin huzur içinde yaşamasıdır. Bu sadece benim için değil CHP’ye oy vermeyen kişiler için de geçerli bir şey olması lazım. Gazeteciler korkudan yazı yazamıyorlar o noktaya geldik, televizyonlar program yapamıyorlar. RTÜK, Basın İlan Kurumu var. RTÜK’ün işlevi ‘özgür medyayı nasıl susturabiliriz’ olmuş, bu kurumlar artık tetikçiliğe dönmüş.

Yargı bu kadar hırpalanmaz bu kadar çürütülmez. Yargıyı perişan ettiniz. Son atamalardan müthiş bir rahatsızlık var. Vicdan sahibi olan bunu görüyor. Siyasi görüşü olarak şöyledir veya böyledir ama bir de insanda vicdan dediğimiz bir kavram var.”

“BİZİM HAYATIMIZ ÇOK ÖNEMLİ DEĞİLDİR”

Kılıçdaroğlu, tehditleri ailesinin nasıl karşıladığı sorusuna ise, “Tabii doğal olarak onlar da endişe duyuyorlar, dikkat etmemi istiyorlar. Yapacakları fazla bir şey yok. Ne yapabilirler zaten. Ellerine silah alıp beni koruyacak halleri yok. Öyle bir çaba içine girmeleri de asla doğru değil. Biz her şeye rağmen bildiğimiz yoldan, kararlılıkla yürümeye devam edeceğiz. Eğer bir yerde ülkenin çıkarı varsa, kişilerin hayatı çok önemli değildir. Bizim hayatımız çok önemli değildir. Önemli olan bu ülkede herkesin huzur içinde yaşamasıdır” yanıtını verdi.

Kılıçdaroğlu, şöyle devam etti:

“İKTİDAR HDP’Yİ PARÇALAYABİLİRİZ ARAYIŞINDA”

“Gelen bilgi şöyle: İktidar HDP’yi kendi yanına çekemeyince ikinci parti kurup HDP’yi parçalayabiliriz arayışında. İmralı ile görüşme yapabilir miyiz gibi bilgiler geldi. Sonuç olmak mümkün mü bilmiyoruz. Selahattin beyin içeride tutulma gerekçelerinden birinin de bu olduğu ifade ediliyor. Selahattin bey cumhurbaşkanı adayı olabiliyorsunuz ama dışarı çıkarmıyorsunuz siz de buna demokrasi diyorsunuz. Aklın alamayacağı bir şey. Cumhurbaşkanı adayı olabiliyorsunuz kararı veren de hakimler. Ama içeride kalacaksın.

Yeni partiler kurulurken Millet İttifakı’nın parçalanmasını sağlamak saray ittifakının temel hedeflerinden birisi. Uğraşıp didindiler olmadı. İkinci olarak da ‘çok parti kurdurarak buradan seçmenleri kaydırabilir miyiz?’ bu tuzağa demokrasiyi savunan kimsenin düşmemesi lazım. Gidip parti kuracaksın dolayısıyla buna herkesin dikkat etmesi lazım.”

KILIÇDAROĞLU’NDAN “ÇİN AŞISI OLUR MUSUNUZ” SORUSUNA YANIT: ‘OLMANIZ GEREKİR’ DERLERSE OLURUZ

“Doktorlara danışacağız. Olmanız gerekir derlerse oluruz. Önyargım yok. Hatta başarı yüzde 60-70-80 olsa bile aşıyı mutlaka yaptırmalıyız.

Şu gerçek; COVID sürecini asla yönetemediler. Orada bile önyargılı davrandılar. Bizim belediye başkanlarının elini kolunu bağlamak istediler, yardım için kampanya paralarına el koydular. Aşevi için gelen paralara bile el koydular. Biz şunu dedik belediye başkanlarımıza; asla şikayet etmeyeceksiniz, önünüze konan her engeli hukuk içinde aşacaksınız. Hepsi açıldı.

Adana’da sedye üzerinde bile yer yok diyorlar. Zeydan Karalar sahra hastanesi yapmak istedi kapısına mühür vurdular. CHP’li belediye olduğu için.”

 

Benzer Haberler