Tahir Elçi davası ertelendi

21 Ekim 2020 Çarşamba

Tahir Elçi davası ertelendi

Diyarbakır Barosu Başkanı Tahir Elçi’nin öldürülmesine ilişkin 5 yıl sonra açılan davanın ilk duruşması ertelendi.

2015’te Dört Ayaklı Minare önünde yapılan basın açıklaması sırasında öldürülen Diyarbakır Baro Başkanı Tahir Elçi’nin faillerinin 5 yıl sonra yargılandığı davanın ilk duruşması ertelendi.

Tahir Elçi 28 Kasım 2015’te Diyarbakır’da yaptığı bir basın açıklamasının ardından başından vurularak öldürüldü. Tahir Elçi’yi öldürmekle suçlanan üç polis memurunun yargılandığı davanın ilk duruşması bugün Diyarbakır 10. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Elçi’nin katledilmesiyle ilgili 5 yıl sonra görülen ilk duruşma ertelendi. Avukatların reddi hakim talebini reddeden mahkeme heyeti, duruşmayı 3 Mart 2021’e erteledi.

SANIKLAR SEGBİS İLE KATILMAK İSTEDİİ

Elçi’nin avukatları SEGBİS kullanımının istisnai bir durum olmasını hatırlattı ve başvurulara rağmen tüm sanık polislerin SEGBİS ile dinlenilmesine karar verildiğini belirterek, itirazda bulundu.

Mahkeme başkanı sanık polislere duruşmalara Diyarbakır’da fiziki olarak katılmak isteyip istemediklerini sordu. Üç sanık polis memuru da bulundukları şehirden duruşmalara SEGBİS ile katılmak istediklerini belirtti.

MÜŞTEKİ AVUKATLARIN KATILMASI TALEBİNE RED

Sputnik’ten Sertaç Kayar’ın haberine göre, mahkeme talepler konusunda karar vermek için ara verdi. Aradan sonra iddia makamı, müşteki avukatlarının katılım taleplerinin sanıkların sorgusu başlanmadan değerlendirilmesi ve sanıkların duruşmada hazır bulundurulmalarına yönelik taleplerinin reddini istedi.

Müşteki avukatları sanıkların küçük ekranda görülemediğini, sanıkların bulunduğu talimat duruşmalarında hakim olmadığını, bunların usule aykırı olduğunu söyleyip, duruşmanın ertelenmesini ve talimat duruşmalarına müşteki avukatların katılmasını talep etti.

ELÇİ AİLESİNİN AVUKATLARININ TALEPLERİ REDDEDİLDİ

Mahkeme sanıkların duruşmada bulunmak istememeleri ve SEGBİS üzerinden Elçi ailesinin avukatlarının sanıklara soru sorma haklarının mümkün olduğu gerekçesiyle, aile avukatlarının taleplerini reddetti.

Sanık polis memurlarının SEGBİS ortamından savunmalarını alınması için mahal mahkemeleriyle kurulan bağlantılarda bulunması gereken naip hakimlerin yerlerinde olmadıkları tespit edildi. Elçi ailesi avukatlarının talebi üzerine bu husus kayıt altına alındı.

YÜZ YÜZE SORGU TALEBİNE DE RED

Mahkeme naip hakim bulunmasının zorunlu olmadığından bahisle Elçi ailesi avukatlarının naip hakim bulundurulması ve talimat yoluyla yüz yüze sorgu talebini de reddetti. Elçi ailesinin avukatları mahkemeye, “Bir baro başkanının öldürüldüğü bu dosyayı mahkemeniz özensiz olarak ele alıyor” şeklinde itiraz ve beyanlarda bulundu. Mahkeme açıklama yapmaksızın müzakere etmek üzere duruşma salonundan ayrıldı.

SEGBİS ile BAĞLANILAN SALONLARDA HAKİM YOK!

SEGBİS ile duruşmaya katılmasına karar verilen sanıkların görüntüleri duruşma salonunda bulunan televizyon ekranının 1/20’sinde gösteriliyor. Net olmayan görüntülerde sanıklara eşlik etmesi gereken naip hakimlerin bulunup bulunulmadığının sorulması üzerine sanıklara seslenildi. Ancak hiçbir sanıktan ses gelmedi. Bunun üzerine yapılan doğrulama ile SEGBİS ile bağlanılan salonlarda naip hakim bulunmadığı anlaşıldı.

“GÖRÜNTÜDEKİ KİŞİLERİN SANIK OLUP OLMADIĞI BİLİNMİYOR”

Müşteki avukatları sanıkların küçük ekranda görülemediğini, sanıkların bulunduğu kimliklerini tespit edecek hakim olmadığını, bunların usule aykırı olduğunu söyleyip, duruşmanın ertelenmesini ve talimat duruşmalarına müşteki avukatların katılmasını talep ettiler.

Mahkeme heyeti talimat mahkemesinde hakimin hazır bulunmasına ilişkin bir taleplerinin bulunmadığı, sanıkların naip hakim bulunmaksızın dinlenmesinin usule aykırı olmadığı gerekçesiyle müşteki vekillerin naip hakim bulunması talebinin reddine karar verdi.

Bunun üzerine Tahir Elçi’nin avukatlarından Özkan Yücel, sanıkların kimlik tespitlerinin hakim huzurunda yapılmadığı, görüntüdeki kişilerin sanıklar olup olmadığının bilinmediği gerekçesiyle yargılama yapılamayacağını söyleyip taleplerinde ısrar etti.

Mahkeme başkanı bir sonraki duruşmada talimat mahkemelerine müşteki avukatların katılabileceğini söyledi. Müşteki avukatları ise taleplerinde ısrar ederek bu koşullarda duruşmanın devam edemeyeceğini söylediler.

BARO BAŞKANI AYDIN: SANKİ DURUŞMAYI HUKUKSUZ BİR ŞEKİLDE BİTİRMEK İSTİYORSUNUZ

Diyarbakır Baro Başkanı Cihan Aydın, “Dilekçelerimize cevap vermiyorsunuz, sanki duruşmayı bir an önce hukuksuz şekilde bitirmek istiyorsunuz. Biz bu hukuksuz sürecin parçası olmak istemiyoruz. 5 yıl boyunca sabırla bekledik. Biz bu durumu müzakere etmek için ara verilmesini istiyoruz” dedi.

NE OLMUŞTU?

Tahir Elçi 2015’te, Ahmet Hakan’ın sunuculuğunu yaptığı bir televizyon programında kendisine tekrar tekrar sorulan soruya verdiği, “PKK bir terör örgütü değildir” yanıtı sonrası hakkında, “terör örgütü propogandası yapmak” iddiasıyla soruşturma başlatılmıştı.

19 Ekim 2015 günü, “tüm aramalara rağmen kendisine ulaşılamadığı” gerekçesiyle hakkında yakalama kararı çıkarıldı. Ancak Elçi’nin, o gün akşama kadar adliyedeki makam odasında ifadeye çağrılmayı beklediği ortaya çıktı. Aynı gece Elçi’yi gözaltına almak için bir TOMA, bir zırhlı araç, 2 zırhlı pikap, 2 otobüs çevik kuvvet, bir minibüs TEM polisi ve 2 sivil araç olmak üzere 80’den fazla polis gönderildi. İfadesi, Diyarbakır yerine İstanbul’da alındı. Tutuklamaya sevk edildi, ertesi gün adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

Elçi ile ilgili bu gelişmeler yaşanırken, Diyarbakır’da başlayan çatışmalarda tarihi eserlerin zarar gördüğüne dikkat çekmek istedi, baro üyeleri ile birlikte Dört Ayaklı Minare önünde basın açıklaması yaptı. Aynı saatlerde Balıkçılarbaşı semtinde iki polisi öldürmekle suçlanan ve PKK’lı oldukları belirtilen Mahsum Gürkan ve Uğur Yakışır, açıklamanın yapıldığı sokağa girdi. Bu kişilerle polis arasında çıkan çatışmada, Elçi bir kurşunla ensesinden vurularak vefat etti.

Olay yeri incelemesi yapmak için bölgeye giden ve aralarında dönemin Başsavcısı Ramazan Solmaz’ın da bulunduğu heyete saldırı düzenlendi. Üç polisin yaralandığı saldırı nedeniyle ilk gün delillerin toplanamadığı belirtildi. İki gün sonra olay yerine giden keşif heyetine yine ateş açıldı. Yarıda kesilen keşif çalışması dört ay sonra yapılabildi. Ancak bu sürede delillerin büyük kısmı kayboldu, Elçi’ye isabet eden mermi çekirdeği de bulunamadı. Toplanan 23 parça delilin incelenmesi ile hazırlanan bilirkişi raporunda Elçi’nin nasıl vurulduğunun “tıbben ve fizikin bilinemeyeceği” açıklandı.

Tahir Elçi davası başlarken iddianame değişti! Gizli tanık ortaya çıktı

Benzer Haberler