Lugansk Halk Cumhuriyeti ve İran, bir ticari anlaşma imzaladı. Böylece Tahran, Bağımsız Devletler Topluluğu (BDT) dışından bir ülke ile ilk kez bir anlaşma imzaladı. İran parlamenteri Reza Hajipour, "Rusya’ya karşı yapıldığı gibi.  43 yıldır ekonomik abluka altındayız. Eğer tecrübelerimizi aktarırsak, sorunları aşabiliriz" dedi. 

St Petersburg Ekonomik Forumu’ndan geçtiğimiz yazı – haber ve son mini yazı dizimizi, bugünkü makale ile bitiriyoruz. Hatırlanacağı gibi büyük Donbass bölgesinin Rusya tarafından tanınan iki devletinden birisi olan Lugansk Halk Cumhuriyeti’nin (LHC) Devlet Başkanı Leonid İvanoviç Paseçnik ile Tele1 için ekslüsiv bir röportaj gerçekleştirmiştik. Söz konusu söyleşinin hemen öncesinde ise tarihi bir ana tanıklık ettik. Forumun ilgili pavilyonunda bulunan Donbass’a ait stantta LHC ile İran İslam Cumhuriyeti’nin ilk kez bir ticari anlaşma imzaladıklarına şahit olmuş olduk. Bu şekilde Lugansk, Tahran ile sadece ilk kez bir anlaşma imzalamış olmuyor ama aynı zamanda Bağımsız Devletler Topluluğu (BDT) dışından bir ülke ile ilk kez bir anlaşma imzalama yoluna gidiyordu. Anımsatmak gerekirse, Rusya Federasyonu 20 Şubat itibariyle DHC ile birlikte LHC’yi de resmen tanıyacağını ilan ettikten kısa bir süre sonra Suriye, Küba, Venezüella ve Nikaragua gibi ülkeler de, söz konusu devletleri kısa vadede tanıyabileceklerine dönük açıklamalarda bulunmuşlardı.

İran – LHC anlaşmasının arkasında Rusya’nın İran üstündeki etkisi var

Her ne kadar İran tarafını “Farnuş Treyding” adlı özel ticari müessese temsil etmiş olsa da, bu işbirliği anlaşmasının İran devletinin bilgisi ve hatta inisiyatifi dışında gerçekleşmesi elbette ki düşünülemez. Nitekim forum boyuna İslam Cumhuriyeti’nden iki milletvekillinin yanı sıra, belli başlı resmi ve özel kurumu temsil eden çok mühim katılımcılar boy göstermişti. Kayda değer önemdeki ilgili ticari kuruluşun başkanı video konferans yoluyla törene bağlanırken, Rus ve İran basını dışında bir tek Tele 1 adına bizler, sembolik önemi çok fazla olan bu etkinliği canlı takip etmiştik. Söz konusu anlaşmanın şifrelerinden birisi de, Rusya’nın İran üzerindeki nüfusu ve tesiri. Henüz Güney Kafkasya veya Orta Asya ülkelerinden bile bu denli bir hamle gelmezken, bu manadaki ilkin İran’dan gelmiş olması manidar olmasından ziyade fazlasıyla derin bir anlam ifade ediyor. Her iki Donbass cumhuriyetinin arkasındaki tek temel güç Rusya’nın, Post-Sovyet dünyasının dışında, Orta ve Yakın Doğu’daki en önemli müttefiki İran. Türkiye ile ekonomik ve ticari ilişkiler sahasında çok daha yakın Rusya; siyasi, askeri, jeopolitik ve jeostratejik açılardan ise İran’ı her şeye karşın kendisine çok daha yakın buluyor. İran’ın ardından da Mısır sayılabilir günümüzde.

Rusya – İran müttefik ilişkileri forum vesilesiyle de iyiden iyiye perçinlendi

Forum’un Mısır ve Türkiye ile birlikte, delegasyonlarının özel olarak ağırlandığı üç ülkesinden birisi olan İran’ın, “Rusya – İran Business Diyaloğu” ismindeki ekinlik vesilesiyle, Rusya ile olan hâlihazırdaki yakın ve çok yönlü ilişkilerini bir üst seviyeye çıkarmakta olduğu tarihsel bir dönemden geçildiği bir kez daha çok net, açık olarak görülmüş oldu. Rusya ve İran’dan deyim yerindeyse “ağır topların” iştirak ettiği çok katılımlı etkinlikte Rusya eski Eğitim ve Bilim Bakanı Andrey Fursenko yaptığı konuşmada özet olarak bakın neler demişti: “İran çok büyük bir tarihe ve uygarlığa sahip, en zor koşullarda bile geleneklerini, kültürünü korumayı başarmış bir ülke ve devlet. İran’da bilim ve eğitimin ne nerede yüksek seviyede olduğunu gördük İran’da gerçekleştirdiğimiz temaslar sırasında. Biyoloji, tıp, tarım alanlarında bilhassa... Hatta o ziyaretimizde nano teknolojide bizden daha ileride olduklarını gördük kendilerinin. “Rusya Bilimler Akademisi” ile “İran Bilimler Akademisi” arasında özellikle de eğitim – öğretim alanında organik ve çok boyutlu bir ilişki ve güç birliği var. İran’ın çok iyi genç ve kalifiye işgücü, yetişmiş bir insan gücü kitlesi mevcut.”

“Rusya İran için öncelikli ülke statüsündedir”

Fursenko’dan sonra İran adına ilk konuşmayı İran’ın Rusya Büyükelçisi, deneyimli diplomat ve politolog Kazım Jalali yaptı. Jalali’nin konuşmasının kısa özeti şu şekildeydi: “Hazar’daki Astrahan ve Kalmukya bölgeleri bizler için çok önemli. Tren bağlantımız henüz yok, ancak bu konudaki çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Deniz yolu bağlantılarımız ise devam ediyor. Şu anda forumda iki milletvekilimiz bulunuyor. İran – Rusya ilişkileri yeni bir etapta, yeni bir döneme girmiş bulunuyor. Bana kalırsa iki ülke son yıllarda hiç olmadığı kadar yakınlaşmış durumda. Görüş açılarımız ve yaklaşımlarımız maksimum örtüşüyor. Bizim 1979’da yaptığımız, ABD’nin liberalizmine; tek kutuplu, tek yönlü politikasına karşı çıkmaktı. Putin’in çok yönlü, çok vektörlü politikası bizim bu pozisyonumuzla örtüşüyor. Bugün de aynı nedenlerden dolayı birbirimize yakınız. Bizim ilk önceliğimiz komşularımız ile ilişkilerimizi geliştirmek. Reisi’nin ilk en üst düzeydeki resmi ziyaretinin Rusya’ya olması tesadüf değildi. Rusya olağanüstü bir coğrafyaya sahip; sanat, edebiyat, kültür ve bilimde çok ileri bir ülke ve İran için de bu yüzden öncelikli ülke statüsündedir. Parlamentolar ve devlet başkanları düzeyinde ilişkilerimiz paralel olarak ilerliyor… Bölgenin, her iki büyük halkın, devletin refahı, esenliği ve güvenliği için işbirliğimiz devam edecek ve güçlenecek.

İran “Avrasya Ekonomik Birliği”ne dâhil olmak istiyor

İran’ın yüksek düzeydeki heyetinin bir diğer ağır siması ise Sanayi ve Ticaret Bakan Yardımcısı Alirıza Peyman Pak’tı. Jalali’nin daha çok jeopolitik konulara dair yaptığı konuşmaya nazaran Peyman Pak, geniş bölgenin iki kilit ülkesinin iktisadi ilişkilerinin geldiği noktayı değerlendirdi. Dediklerinin öne çıkan noktaları ise şunlardı: “Dört milyar dolarlık bir ticaret hacmimiz var. Son üç ay içinde en yüksek katılımlı delegasyonları gönderdik Rusya’ya. Rusya Federasyonu ile çok önemli planlarımız var. Ticaret ve sanayi alanlarında bir dolu değişim programımız var. Tek tek bölge ve şehirlerde sanayi ve ticaretin farklı kollarındaki işbirliği olanaklarını görüşüyoruz. Avrasya Ekonomik Birliği kapsamında gümrüksüz alana dâhil olmak istiyoruz ve buna tarım ürünlerimizden başlamak istiyoruz ilk etapta. Çok büyük projeler bunlar. Son birkaç hafta içinde İran’ın gümrük yetkilileri, Rus gümrük yetkilileri ile görüşmelerini arttırdılar. Son iki ayda Rusya’nın bizim üzerimizden re-eksportu yüzde 80 – 90 oranında artmış bulunuyor. İran tecrübesi yani bize karşı uygulanan ambargo ve bundan ötürü geliştirmek zorunda kaldığımız hususi banka-finans sistemimiz yol gösterici olabilir. Nitekim bizlerle görüşen Rus bankaları bu deneyimlerimizden yararlanıyorlar.” Bundan sonraki İran - Rus ilişkilerinin derinleşmesinde hatırı sayılır bir rol oynayacak olan üst düzeydeki etkinlikte söz alan İran heyetinden parlamenter Reza Hajipour, İran’ın dört bin küsur yıllık medeniyetine vurgu yaparken şu çarpıcı ifadeleri dile getirdi: “Ülkemizin 8 senelik bir savaş deneyimi var. Tüm devletler o zaman bize karşı savaşmış, Irak’ı desteklemişlerdi. Aynen şu anda Rusya’ya karşı yapıldığı gibi. Gene tam 43 yıldır ekonomik abluka altındayız. Şimdi Rusya’ya uygulandığı üzere. Eğer bugün birbirimize tecrübelerimizi aktarırsak, paylaşırsak birbirimizle; sorumları aşabiliriz. Ancak o zaman tarımda, ticarette, transitte, sanayide, eğitimde, kısacası her alanda birbirimize yardım edebiliriz…” https://tele1.com.tr/luganskli-komutan-lukasenko-sonrasinda-rejim-kendisini-koru-633706/
Muhabir: Fırat Yeşilçınar