Prompter vesayeti

12 Ağustos 2021 Perşembe

Levent Evkuran

Kırk yılda bir Erdoğan’ı izlemeye kalktım, pişman oldum.
Kırk yılda bir yangın ve sel gündemi varken Erdoğan ne diyor, izlemek istedim, pişman oldum.
Kırk yılda AKP kulislerinin hakimi Abdülkadir Selvi ne soracak diye merak ettim, pişman oldum.
Bile bile pişman oldum. Prompter üzerinden konuştuğunu hepimiz biliyoruz. Bilmeyi geçtim, mesleğimden ötürü de kaç kere tanık oldum. Açılıştır, şudur budur Erdoğan’ı prompterdan konuşurken çok izledik. Oralarda özel konularda konuşuyordu. Hata yapmak istemeyebilir.
Ve fakat gazeteci olduğunu iddia edenlerin karşısına da promterla çıkıp, bir de yakalanınca resmen SUÇÜSTÜ oldu.
Ve yine ne yazık ki Kanal D ve CNNTürk ekranlarına yansıyan o görüntüyü ilk yakalayan da ben ve TELE1.com.tr editörleri oldu. Anlatayım: Yemek sonrası masadan kalkmadan cep telefonundan izlemeye başladım Erdoğan’ı. Yayıncılık işinin tekniğinden de anlayınca ekrandaki kamera hareketlerine bu gözle bakmaya başlıyor insan.
O devasa salonun bir ucuna kurulan Jimmy jib dediğimiz kamera taşıyan bir kolun tüm salonu ve katılımcıları bir uçtan bir uca izleyiciye gösterdiği sırada gözüme Ankaralı Selvi’nin sol omuz başındaki bir leke dikkatimi çekti. Tam ‘bu neyin lekesi’ derken bir başka kamera hareketinde Erdoğan’ın Ankaralı Selvi ve Ankaralı Zafer’in olduğu açıya büyülenmiş gibi baktığına tanık oldum. O sırada artık ne diyorsa, lafını bitirdikten sonra bu kez Selvi’nin sağında kalan 5. bir noktaya bakıp ‘onay’ aldığını görünce şimşek çaktı!

“Sorular çanak, cevaplar prompter”

Evet çakan şimşek meseleyi de aydınlattı. Erdoğan’ın karşısında oturan 4 kişi sırayla ve tam da o anda “aklına bir şey gelmiş” sorusunu tane tane yapıştırıyor. Erdoğan da konuya son derece hakim bir siyasetçi olarak tane tane yanıtını veriyor. CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu’na bile Ankaralı Zafer ve Ankaralı Selvi’nin tarafına baka baka saydırıyor. Ne yazıyorsa o! Tane tane… Zaten bir şeyi eksik söylese Ankaralı Selvi mikrofonu açıkmış kapalıymış demeden sufleyi verirdi.

Programdaki diğer iki katılımcının birinin adı Deniz öteki hanımefendiyi yüz olarak tanıyorum ama ismini bilmiyorum. Onlar daha yeni bu işlerde belli ki… Deniz eline tutuşturulmuş çanağı bile bir soruşu var… Okullarda ders olarak okutulur. Soru bu boru mu? Çanak manak demeden soru nasıl sorulur, gençlere göstermek lazım.

Ayıptır! İnsanda biraz utanma olur.

Ekranda varlığı bilinen ulu prompter belli ki acemi bir yönetmenin rejisinde saklanamayınca resmen suçüstü oldu. İnşallah Kuzguncuklu Altun onu işinden etmez. Ya da AKP sansürcüsü RTÜK ‘bir prompter’ı saklayamadınız’ cezası vermez. Onların cezasını zaten sosyal medya ve TELE1.com.tr verdi: Yayını bile erken bitirdiler..

Ayıptır! İnsanda biraz utanma olur.

Bu mesleği bu şekilde ve utanmadan yapıp aybaşında hesabına yatan parayı çoluğunuza çocuğunuza nasıl yedirebiliyorsunuz? Biz kendi yağıyla kavrulan bir kanal ve haber sitesiyiz. Her kuruşumuzun hesabını Ankaralı Selvi ve Ankaralı Zafer de dahil vermeye hazırım. Bay Erdoğan zaten elinin altında MASAK var, kör kuruşuma kadar öğrenebilir.
Biz bu meslekte parayı çanak soruyla değil alnımızın teriyle kazanmayı öğrendik, öğretiyoruz. Bundan sonra da hiçbir şartta bu zavallıların durumuna düşmek istemem.

Düşünsenize biri gelecek, elimize soruları verecek, Bay Erdoğan ya da bir benzerinin karşısına oturtacak ve sor bunları diyecek!
Bak Ankaralı Zafer, bak Ankaralı Selvi… Sen da bak Bağcılarlı Deniz ve diğer hanımefendi! Acımızdan ölürüz de bu yaptığınızı yapmayız. Biz çocuklarımızın yüzüne onurla bakmak isteyen insanlarız. Bizim çocuklarımız da babalarıyla, anneleriyle sadece ve sadece onur duyması gereken çocuklardır.
Sizler dün gece yaptıklarınızla bu meslekteki ONUR kelimesinin ne demek olduğunu gösterdiniz.
Bay Erdoğan’a söylenecek laf yok artık. O nicedir böyle. Düştüğü durumun adını da kendi koymuş oldu: Prompter Vesayeti! Prompter varsa var, yoksa yok.
Haa eğer ki Fahrettin Altun bu durumun böyle olmadığını bize göstermek isterse kendilerini istedikleri konuklarla TELE1 ekranlarına davet edeyim. (Gerçi yayın yönetim buna izin verir mi bilmem ama bir emrivaki yapmış oldum)
Bay Erdoğan buyursun gelsin, ben de geleyim. Kendisini çok da uğraştırmayayım. Dün sorulan soruları bir de ben sorayım. Bay Erdoğan da promtera bakmadan yanıt versin, yeter.

Benzer Haberler