Polis raporundaki 3. TİM’den Metin Külünk

11 Haziran 2021 Cuma

Levent Evkuran

 

Gündemin en çok konuşulan isimlerinden biri Metin Külünk. Bildiğimiz Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın hemşerisi. Bir dönem AKP milletvekili, şimdi MKYK üyesi. Erdoğan’ın siyasi mücadelesi boyunca yanında. Erdoğan’ın futbol macerasında da yanında. Üstünde forma, ayağında krampon olan Erdoğan’ın da yanında.

Şimdilerde ismi, -şimdilik Sedat Peker’le de yan yana. En azından telefon rehberlerinde birbirlerinin numarası kayıtlı. Birbirleriyle ne işleri varsa, tanışıkları ne boyutta ise Peker çok rahat onu da arayacağını başkalarına söylüyor.

Peki AKP hayatımıza 2002’de girdiğine göre, Külünk’ün siyasi tarihi ve arşivlerdeki yeri acaba bu tarihle mi sınırlı? Merak bu ya 2002’nin biraz öncesine doğru bir yolculuk yapalım, 1994’te duralım. Erdoğan’ın da İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevine seçildiği tarih. Metin Külünk’ün adıyla ve Akıncılar grubuyla da bu tarihte karşılaşıyoruz. Hadi başlayalım o günlerin emniyet arşivini taramaya.

1993 – YANGIN YERİ TÜRKİYE

Bu tarihte Türkiye adeta bir yangın yeri. Cinayetler, katliamlar, faili meçhuller, göz göre göre infazlar birbirini izliyor. 24 Ocak sabahı Uğur Mumcu ile başlayan suikastlar durmak bilmiyor.
Şubat ayında Jandarma Genel Komutanı Eşref Bitlis’in şüpheli bir uçak kazasına kurban gitmesi.

Türkiye’nin en büyük utançlarından ve insanlık suçlarından olan Sivas’taki Madımak Oteli’nin yakılması da 1993 Temmuz’una tarihleniyor.

Türkiye kanlı bir koridorda çırpınıp duruyor. Örgüt isimleri havalarda uçuyor. Polis istihbaratları da boş durmuyor. Türkiye’de baş gösteren irticai faaliyetler mercek altına alınıyor. Bu istihbarat çalışmalarında veya polis soruşturmalarında binlerce isim geçiyor.

Önümüzde 1994 tarihli bir dosya var. İstanbul emniyetinde hazırlanan bu dosyanın başlığı biraz uzun:

 

TÜRKİYE’DE İRAN TİPİ DEVRİM YAPARAK ŞERİATA DAYALI DEVLET DÜZENİ KURMAK İSTEYEN HUMEYNİST GURUBUN ŞEMASI.

 

 

En tepede İrşad-ı İslam Bakanlığı (İran) yer alıyor. Birkaç kademeli örgüt şemasının en altında bir bölüm var, tam dörde ayrılmış.

TÜRKİYE’DEKİ DİNCİ ÖRGÜTLENİŞ

Akıncılar, İ.K.O. İslami Kurtuluş Ordusu, İhvan-ı Müslümin (Müslüman Kardeşler) ve AK-GÜÇ

Bu isimler bugün de çok konuşuluyor. Akıncılarla başlayan süreçteki isimleri getirin gözünüzün önüne. İsimleri Necmettin Erbakan’ın gençlik örgütü olarak anılan Akıncılar bunlar. Külünk ismine orada rastlayacağız.

Bu raporda aklınızın dahi alamayacağı isimlerin geçmişi 1967 yılına kadar uzanıyor. Örneğin Hizb-ut Tahrir ile ilgili bölümde yakın zaman önce yaşamını yitiren İslamcı kesimin önde gelen isimlerinde Mehmet Şevket Eygi var. 1967 senesinde yapılan operasyonda ilimizde bu örgüte adı karışan şahıslar şunlardır, deniyor ve 5. sırada Mehmet Şevket Eygi var.

Peki başka kimler var? Çok isim var. Sizin “şıp” diye tanıyacaklarınızdan başlayalım. – Külünkler’e daha var.

NURCULUK başlığı altındaki bölümde elbette ki, Fethullah Gülen var. Şöyle deniyor raporda:

e) Fethullah Gülen grubu nurcular İlimiz Üsküdar ilçesi Çamlıca Kuran kursu yöneticilerinden Ali KATIRCIOĞLU’ndan himaye görmekte ve kursta faaliyetlerini sürdürmektedir.

Özel Fırat Eğitim Merkezi dersanesinde Fethullah Gülen’i saklamaktan dolayı da bazı isimler hakkında işlem yapıldığı raporda yer alıyor.

Raporun ilerleyen sayfalarında şeriata dayalı islam devleti kurmak isteyen örgütler ve gruplar tek tek ele alınıyor.

Rufai Tarikatı, Cerrahi Tarikatı, Nakşibendi Tarikatı, Bahailik, Hizb-üt Da’vat-ül İslami (İslama Çağrı Partisi), Milli Görüş Teşkilatı, Müslüman Kardeşler Teşkilatı.

Bunlar yapılanmalardan bazıları. Külünk kardeşlere gelene kadar da sıralanan bazı isimleri yazayım. Konu “derin” olunca yazı da uzun oluyor.

Mahmut Ustaosmanoğlu- İsmailağa Cemaati, Mehmet Zahit Kotku -İskenderpaşa Grubu bunlar çok dikkat çeken isimler. Nereden nereye değil mi?

Hatta ilimizde ferdi faaliyet gösterenler bölümünde Adnan Oktar bile var. Bir dönemin ünlü oyuncusu Leyla Sayar bile bu raporda yerini almış.

İSLAMİ HAREKET ÖRGÜTÜ

Özel bir bölümde ele alınıyor. 21 ocak 1993 tarihinde tesadüfen başlayan bir operasyonda ortaya çıkarıldığı öne sürülüyor. İşe bakar mısınız, bu tarihten sadece üç gün sonra 24 Ocak 1993’te Uğur Mumcu katlediliyor! Eylemleri arasında Gazeteci Çetin Emeç’in ve gazeteci Turan Dursun’un öldürülmesi de var.

AMGT – Avrupa Milli Görüş Teşkilatı da bu başlık altında inceleniyor. İrticai faaliyetler…

Kaplancılar olarak bildiğimiz Cemalettin Kaplan da bu raporda yer alıyor.

Hizbullah ve İslami Hareket Örgütü şemaları da bu raporlar şu şekilde yer alıyor:

Hizbullah’ın 1992 yılında 169 olan eylem sayısı 1993’e gelindiğinde tam 261 ayrı eylem olarak kayıt altına alınıyor. Bu tarihlerde İBDA-C eylemleri de 18’den 41’e yükseliyor.
Ve derinlikli çalışma en sonunda bir şema ile bitiriliyor:

TÜRKİYE’DE İRAN TİPİ DEVRİM YAPARAK ŞERİATA DAYALI DEVLET DÜZENİ KURMAK İSTEYEN HUMEYNİST GRUBUN ŞEMASI

Şema şekil 3a olarak burada. Tek tek inceleyin, belki size de tanıdık gelen isimler çıkabilir.

Biz buradaki tanıdık bir hatta iki isme tam da bu tabloda rastlıyoruz.

Bir alt başlıkta TÜRKİYE’TEKİ HUMEYNİ YANLISI AKINCILARIN ÖRGÜTLENİŞİ

Buradaki dört grubun örgüt şeması çıkarılmış. Buradaki AKINCILAR 6 ayrı TİM olarak sıralanmış. 3. TİM’de altı isim sıralanmış.
ALİ NACİ,
METİN KÜLÜNK (altı çizilmiş)
Ve bu diğerleri İlyas, Mustafa, İhsan Naz ve Memduh Ergül diye sıralanıyor
Gördünüz mü, bugünün Metin Külünk’üne 1994 yılından kalma bir İstanbul Emniyet Müdürlüğü çalışmasında rastlıyoruz.
Külünk ismi bu raporda bir yerde daha var. Onun başlığı da HUMEYNİ LEHİNE YÜRÜYÜŞ YAPANLAR

Bu bölümde üçüncü sırada NECDET KÜLÜNK ve dördüncü sırada METİN KÜLÜNK var. (Niyeyse yine isimlerinin altı çizilmiş)
Nereden nereye mi, diyoruz? Başka şey mi diyoruz bilemem. Bu hayatta her şeye hazırlıklı olmak lazım. Bir emniyet raporunda Hürriyet’te çalışan gazetecileri öldüren örgütlerin isimleri de bugün adı aynı Hürriyet gazetesinin basılmasını Sedat Peker’den istediği iddia edilen Metin Külünk ve kardeşi de.
Hayatta hiçbir şey tesadüf değil. O tarihlerde Fethullah Gülen de tesadüf değildi. Adnan Oktar, Mehmet Şevket Eygi, Salih Mirzabeyoğlu, Hasan Ölçer, Mahmut Hoca, Cemalettin Kaplan da tesadüf değildi. Ve bu isimlerle birlikte anılan Külünk Kardeşler de tesadüf değildi.

Benzer Haberler