Murat Yetkin: Türk siyasetindeki alışkanlık

6 Kasım 2020 Cuma

Gazeteci Murat Yetkin, son dönemdeki parti içi bölünmeleri, ‘Türk siyasetindeki alışkanlık’ olarak değerlendirdi. Yetkin, “Türk siyasetinde var; ben parti kurayım, oyları bölmeye talip olayım bunun üzerine herhangi büyük bir parti bana gelsin milletvekilliği versin, ben de partiyi dağıtayım. Böyle bir alışkanlık maalesef var” ifadesini kullandı.

Kısa Dalga’dan Esra Koçak Mayda’ya konuşan gazeteci Murat Yetkin, son dönemdeki partiler içindeki bölünmeleri değerlendirdi. Yetkin, söz konusu bölünmelerle ilgili, “Ecevit, İnönü’ye karşı, Erdoğan Erbakan’a karşı çıkıp iktidar oldular. Yeni hareketler Ecevit –Erdoğan etkisi yapmaz. Fabrika ayarlarına dönüş seçmende itibar görmüyor” derken, bu bölünmeleri ‘Türk siyasetindeki alışkanlık’ olarak niteledi.

Yetkin şu ifadeleri kullandı: “Türk siyasetinde bölünmeler öteden beri olmuştur, olmadığı zaman olmamıştır diyebilirim hatta daha şiddetli bölünmeler yaşanmıştı. Şöyle bir alışkanlık maalesef Türk siyasetinde var; ben parti kurayım, oyları bölmeye talip olayım bunun üzerine herhangi büyük bir parti bana gelsin milletvekilliği versin, ben de partiyi dağıtayım. Böyle bir alışkanlık maalesef var. Kimseyi nokta atışla suçlamak istemiyorum ama bir kısmına da bu gözle bakıyorum doğrusu.”

Yetkin, son günlerde CHP ve İyi Parti’deki hareketlilikle ilgili ise, “Ali Babacan ve Ahmet Davutoğlu’nu bunun dışında tutarak diğerlerinin çok büyük bir etki yaratacağını zannetmiyorum” sözleriyle değerlendirdi.

“MUHARREM YA CHP İÇERİSİNDE OLUŞUM YARATMA YA DA TEKRAR CUMHURBAŞKANI ADAYI OLMA PEŞİNDE”

Yetkin, “Muharrem İnce’nin ayrı bir parti kurup kuramayacağı henüz belli değil. Ancak onun da partisini kurduktan sonra ancak gücünü görebiliriz. Muharrem İnce daha çok CHP içerisinde bir oluşum yaratma onun başına geçme ya da tekrar Cumhurbaşkanı adayı olma peşinde” ifadesini kullandı.

“AYHAN BİLGEN’İN ÇIKIŞI PARTİLİLEŞME SÜRECİNE EVRİLMEZ”

Yetkin, Ayhan Bilgen’in çıkışıyla ilgili, “HDP içerisindeki özellikle Ayhan Bilgen’in çıkışı önemlidir. Çünkü, Ayhan Bilgen HDP’nin dar kadrosunda yer almış bir isim. Ancak bunun da tek başına bir partileşme sürecine evirileceğini zannetmiyorum” dedi.

“TOPLUM YENİYİ ARIYOR”

Yetkin, “DEVA ve Gelecek Partisi’ne ilişkin, “DEVA Partisi ve Gelecek Partisi şu anki anketlerde çok etkili görülmüyor. Bundan sonraki verecekleri mesajlara bağlı, çünkü fabrika ayarlarına dönüş diye ifade edilen diye ifade edilen görüşler seçmen gözünde pek itibar görmüyor. Yeni bir şeyler arıyor, yeni bir hikayeye ihtiyaçları var insanların. Dolayısıyla ben DEVA ve Gelecek partilerini yine de ayrı bir yere koyuyorum. Özellikle Sarıgül falan gibi hareketlerin siyasetin geneli üzerinde herhangi bir etki yapacağına inanmıyorum” değerlendirmesini yaptı.

BÖLÜNMELER VE YENİ HAREKETLER ERKEN SEÇİMİ ETKİLER Mİ?

Güncel siyasi tablodaki bölünmeler ve yeni hareketlerin Cumhurbaşkanlığı sistemi içinde erken seçimi etkileyip etkilemeyeceğine ilişkin ise Yetkin, şunları söyledi:

“Erken seçim senaryolarına bu bölünmelerin ya da iç muhalefetin etkisi olacağını düşünmüyorum. Cumhur İttifakı ve Millet İttifakı için de bu geçerlidir, çünkü yine Gelecek ve DEVA Partilerini ayrı bir yere koyuyorum, seçmenin yeni arayışlarını karşılayacak bir durum görmüyorum. Bakın yeni bir siyasi hareketi sadece kişiler oluşturmaz, bir program oluşturur. Yeni bir programla seçmenin karşısına çıkmak gerekir. Önce muhalefeti değiştirmeye başlayarak çıkabilir. Geçmişte iki örneği var. Bir tanesi 1972’de Bülent Ecevit’in CHP’yi değiştirerek onun genel başkanlığına seçilmesi ve daha sona iktidara taşımasıdır. Diğeri de 2001 yılında Recep Tayyip Erdoğan’ın AKP’yi Erbakan’a bayarak açarak daha önce Ecevit İnönü’ye bayrak açmıştı, önce muhalefeti değiştirip sonra da yeni bir programla halkın karşısına çıkarak seçimi kazanmasıdır. Şu anki hareketlerde henüz böyle bir şeyi görmüyoruz. Dolayısıyla bu çıkışların ben ne Türkiye’deki erken seçim senaryolarını ne de cepheler yani ittifaklar arası dengelerde çok belirleyici olacağını düşünmüyorum.”

 

Benzer Haberler