‘Marmara’nın bir litre kirliliğe tahammülü kalmadı’

6 Haziran 2021 Pazar

Deniz salyası (müsilaj) giderek artmaya devam ediyor. Uzmanlar, İstanbul’un kıyı sahillerinden de çok rahat görülmeye başlayan müsilaj için yetkililere çağrıda bulundu. Denizin temizlenmesi için minimum 5 yıla ihtiyaç olduğunu söylediler.

Yaklaşık 4 aydır Marmara Denizi’ni esir alan müsilaj ile mücadele için bir adımın atılmaması bu sorunu çığrından çıkardı. Türkiye Tabiatını Koruma Derneği (TTKD) bilim danışmanı Dr. Erol Kesici, tedbirlerin hemen alındığı bir tabloda dahi Marmara’nın 5 yıllık bir sürede temizleneceğini söyledi. Kesici, Marmara Denizi’nin özellikle son 30 yıldır ciddi kirliliğe maruz kaldığını belirterek, “Kirliliğin temel nedeni yasalaştırılan ‘derin deniz deşarjı’ yani arıtmadan tüm atıkların birikimi. Normale döndürülmesi için ilk önce dinlendirilmeli ve hiçbir şekilde atık su verilmemeli. Gerekli önlemler alınır ve hızlı bir şekilde başlayıp herkes bireysel ve toplumsal sorumluluklarını yerine getirirse 5 yıl içinde kokusuz bir Marmara Denizi’ni yeniden görebiliriz. 10 yıla kadar da biyoçeşitliliği artar” dedi.

Dr. Kesici, salyaların pandemi gibi hızla yayıldığını kaydetti. “Covid gibi bulaşıcıdır ve algı patlaması aynı pandemi gibi her tarafa yayılıyor” dedi. Kesici şunları ifade etti:

“Marmara Denizi önce öldü sonra patladı. Canlılık, yaşamsal faaliyetlerini kaybetti ve sonra da salyaların dışarı çıkması patlamasıdır. Yer altı su kaynaklarına bile yayılıyor. Kesinlikle iklimsel değişime bağlanmamalıdır. Elbette etkisi var ama direkt olarak etkili değil”

TEMİZLİK İÇİN TEKNOLOJİK YÖNTEMLER VAR

Avrupa ve Türkiye’de temizlik için teknolojik yöntemler olduğundan bahseden Dr. Erol Kesici, bu yöntemleri şöyle sıraladı:

Derin deşarjdan vazgeçilmeli: Arıtma sistemleri günümüz teknolojilerine uygun modern sistemler olmalı. Birincisi biyolojik arıtma, bir kısım algleri yani kendi türdeşlerini kullanmak suretiyle biyolojik olarak çevreye hiç zarar vermeden bir arıtma sistemi yapılabilir.

Oksidasyon sistemi yapılmalı: toksik olan organik ve kimyasal atıkların giderilmesini sağlayan arıtma sistemi. Bu modeller bir evden bir fabrikaya, mahalle ve kasabadan bir şehre kadar uygulanabilecek sistem. Geri dönüşümü çok önemli. Tekrar tarım alanları ve evlerde tuvaletlerde kullanılabilir.

Nanofiltrasyon kullanılmalı: Fabrikalarda bu sistem yapılmalı. Bu bir nevi bakteri, virüs ve organik kalıntıların giderilmesi ve suyun sertliğiyle ilgili de bir sistem. Pahalı olabilir ama İstanbul’un güzelliği bunlardan çok daha pahalı. İstanbul’a, Marmara’ya bu değer.

BİR LİTRE KİRLİLİĞE TAHAMMÜLÜ KALMADI

Su Politikaları Derneği Başkanı Dursun Yıldız ise Marmara’yı ağır yaraladık diyerek, müsilaja ilişkin denizin temizlenmesi çağrısında bulundu. “Bir litre bile bir kirlilik yüküne artık Marmara’nın tahammülü yok” diyen Yıldız, su kalitesi yönetiminde bazı zafiyetler olduğunu söyledi. Yıldız şunları kaydetti:

“Bu zafiyetler yönetim açısından zafiyetler, iklim değişikliği etkileri ve aynı zamanda suyu arıtarak doğaya bırakma konusundaki birtakım sorunlarla birleşince bu günlerde gördüğümüz sonuçlar ortaya çıkıyor. Yerel yönetimlerle merkezi yönetimin Türkiye’nin denizlerini, su kütlelerinin korunması konusunda iş birliği içerisinde olmasında çok büyük fayda var. Birkaç seneyi de kapsayan bir geri dönüş sürecine ihtiyacı olduğunu düşünürüz. Su yönetimini yaparken kullanılan suyun atık haline geldikten sonra da nasıl yönetileceğine dikkat etmek durumdasınız. Kirlilik bir sonuçtur. Bunun sebeplerini ortadan kaldırılmadıkça süreci sürdürülebilir bir şekilde yönetemezsiniz”

BOĞAZ’DAKİ EN KİRLİ 5 NOKTA

İstanbul’da atık sular ön arıtma yapıldıktan sonra derin deşarj yöntemi ile Boğaz alt suyuna veriliyor. Uzmanların dikkat çektiği noktalar ise atık su arıtma tesisleri. ODTÜ Deniz Bilimleri Enstitüsü Öğretim Üyesi ve Enstitü Müdürü Prof. Dr. Barış Salihoğlu, atık suların özellikle Boğaz’da boğaz alt suyuna deşarj verildiğini anlattı. Prof. Dr. Salihoğlu, “Alt su Karadeniz’e geçiyor ama bunun ciddi bir kısmı üst suya karışıyor ve Marmara’ya geri dönüyor” diyerek 5 noktayı işaret etti: “Nerelerde arıtmalar var biliyoruz, hangi seviyede arıtıldığını biliyoruz. Örneğin Kadıköy, Yenikapı, Üsküdar, Baltalimanı ve Paşabahçe ön arıtma tesislerinde iyileşme planlarının yapılması önerilerimiz arasında. Sadece deşarjlar değil nehirlerde çok önemli özellikle Susurluk havzasındaki tüm akarsularda onların kirlilik oranlarını düşürmeye yönelik çalışmalar yapılmalı.”

TELE1 müsilajı görüntüledi: Marmara Denizi can çekişiyor

Benzer Haberler