Kılıçdaroğlu ‘Güvendiğimiz birden fazla kuruluşun anketi var’ dedi ve sonuçları açıkladı

29 Eylül 2020 Salı

Kılıçdaroğlu ‘Güvendiğimiz birden fazla kuruluşun anketi var’ dedi ve sonuçları açıkladı

CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, katıldığı bir televizyon programında soruları yanıtladı. Kılıçdaroğlu, “Erken seçim talebiniz var mı?” sorusuna, “Zaten yönetemiyorlar. Onların şartlar daha da ağırlaşmasın diye erken seçime gitmesi gerekiyor. Fatura kime çıkıyor, garibana çıkıyor” dedİ.

Haber Global’da, gazeteci Candaş Tolga Işık’ın programında açıklamalarda bulunan Kılıçdaroğlu, “Erken seçim talebiniz var mı?” sorusunu yanıtladı.”Zaten yönetemiyorlar. Normalde onların şartlar daha da ağırlaşmasın diye erken seçime gitmesi gerekiyor” diyen Kılıçdaroğlu, “Adama 1168 TL veriyorsunuz. 30 gün geçineceksiniz! 4 kişilik bir aile düşünün, çocuğun okula gittiğini düşün. Günde 39 TL para ile. Bu adam nasıl geçinecek? Bunlarda vicdan var mı? Vicdan dediğimiz kavram bunlarda var mı? 39 TL’ye mahkum ediyorlar. 1 kişi, 2 kişi değil, 2 milyon kişi 39 TL’ye mahkum ediyorsunuz siz” ifadesini kullandı.

Kılıçdaroğlu’nun açıklamalarından öne çıkanlar şu şekilde:

“Zaten yönetemiyorlar. Normalde onların şartlar daha da ağırlaşmasın diye erken seçime gitmesi gerekiyor.

Adama 1168 TL veriyorsunuz. 30 gün geçineceksiniz! 4 kişilik bir aile düşünün, çocuğun okula gittiğini düşün. Günde 39 TL para ile. Bu adam nasıl geçinecek? Bunlarda vicdan var mı? Vicdan dediğimiz kavram bunlarda var mı? 39 TL’ye mahkum ediyorlar. 1 kişi, 2 kişi değil, 2 milyon kişi 39 TL’ye mahkum ediyorsunuz siz.

Bu adam nasıl geçinecek Allah aşkına? Kira ödeyecek, çocuğuna defter kalem alacak. Milyonlarca çocuğun bilgisayarı yok. Bunlar demiyorlar mıydı? Türkiye uçuyor, Türkiye büyüyor…

Saray’a, yandaşa, havuz medyasının yandaşlarına her türlü imkan var. Berbere, manava, kapıcıya niye yok. Apartman görevlisi değil mi bu adam? ‘Git her türlü alışverişini mi yap?’ diyorsunuz. Riskse en büyük riski o üstleniyor…”

“AZERBAYCAN’IN HER KOŞULDA YANINDAYIZ”

Azerbaycan’ın toprakları işgal altında. Ermenistan işgal ettiği topraklarla ilgili hakimiyet kurmak istiyor haksız bir şekilde. Böyle bir ortamda hangi devlet olursa olsun Azerbaycan’a destek vermesi lazım. Azerbaycan’ın her koşulda yanındayız.

Biz milli kurtuluş savaşını veren bir ülkenin insanları olarak Filistin ve Azerbaycan halkının yanlarında olacağız. Kendi ülkelerinin haklarını savunuyorlar. Azerbaycan’ın haklı olduğunu bugün Ermenistan’ın yanında olanlar bile biliyor.

“SARAY’DA OTURAN, VATANDAŞIN NE YAŞADIĞINI BİLEMEZ”

Ne olursa olsun bu ülkede 700 bin üzerinde kahvehane var. 1,5-2 milyon kişi gelirlerini buradan sağlıyor. Siz bu insanların dükkânlarını kapattınız. Pandemi var diye. Sonra açıldı. Dükkânı kapatırken iktidar şu soruyu sordu mu? Dükkânını kapat kiranı 3 ay ben ödeyeceğim. Anayasada açık bir madde var devlet esnaf ve sanatkârların yanındadır. Siz anayasayı çiğniyorsunuz. Ben kahvehanecilerin sesi oldum. Bütün garibanların sözcülüğünü yaparım. Gidin kırtasiyecilere sorun ne durumdalar? Saray’da oturanlar bunları bilemez. Ben bu süreç içerisinde şoförler, kahvehaneciler, servisçiler, apartman görevlileri ile konuştum. Bunların bir sorunu var mı diye düşündüler mi?

Borç alan emir alır diyorlar ya. Bütün emirleri oradan alıyorlar. Berberler için şöyle; dükkânları kapandı uzun süre. Bunlar nasıl geçindi? Bunların kirasını ödeyelim diyen oldu mu? 3-6 ay kira almayalım dediler mi? Taksiciler. Bir taksici 3 aileyi geçindirir normal koşullarda. 24 saat çalışır sıra ile görev yaparlar. 3 ay, 6 ay çalışamadılar. Dediler mi? Senin kredin ne oldu, ne yapıyorsun? Vatandaşa dükkânını kapat diyorsun.

“5’Lİ ÇETE GARANTİ ÜCRETTEN ALDIĞI PARA 7 MİLYAR”

Bu 5’li çetenin garanti ücretten aldığı para ne kadar biliyor musunuz? 7 milyar TL! 7 milyar TL’ye yaklaşan parayı alma, ben bunu vatandaşa dağıtacağım de. Berbere, taksiciye fedakârlık yap diyorsun! O beylere gelince hayır diyorsun.

“KİME HİZMET EDİYOR BU DEVLET?”

18 yıldır bu ülke ekonomik buhranla karşı karşıya. Bu ülkenin milli parası Türk Lirası mı, dolar mı euro mu? Devlet borçlanırken dolar üzerinden borçlanıyor. Neden? Kime hizmet ediyor bu devlet. Para var, bütçeyi doğru düzgün yaparsanız yapılır.

Son günlerde dolar tırmandı değil mi? Hazineye yaklaşık 1 aylık maliyeti 86 milyar TL. Peki bu hazine açığı nereden giderecek? Bu borç yükünün altına ülkeyi kim soktu? Fatura yine garibana çıkıyor.

“MUHİTTİN BÖCEK’İN SAĞLIK DURUMU”

“Sayın Muhittin Böcek’in durumuyla ilgilenen hekimler hatta daha doğrusu üniversite açıklama yapıyor. Biz de dolayısıyla o açıklamaları dinliyoruz. Umarım kendisi kısa süre içerisinde sağlığına kavuşur, görevinin başına döner.

“AKP ve MHP’NİN OYLARINDA CİDDİ DÜŞÜŞ VAR”

Gelen güvendiğimiz birden fazla kuruluşun anketi var. Anketler içinde AKP ve MHP’nin oylarında ciddi bir düşüş var. Kararsızlarda ciddi bir yükseliş var. Bizim oylarda da artış var ama… Doğruları söylemek gerekirse çok yüksek bir artış yok. Vatandaş şu anda gözlüyor.

Kim doğru söylüyor, kimin programı nedir? Ülkeyi bu bataklıktan, bu bunalımdan kim çıkartır. Ülke bunalım süreci yaşıyor, bir ekonomik bunalım var. Bu bunalımdan ülke nasıl kurtulur? Nasıl aydınlığa kavuşur diye. Önümüzdeki süreçlerde çok güzel projelerimiz olacak. Türkiye nasıl ayağa kaldırılır?

Ve Türkiye nasıl büyür? Türkiye bu sorunları nasıl aşar? Bunların hepsini yapacağız. Türkiye dünya ile barışık hale nasıl gelir? Türkiye kendi çıkarlarını hem komşularıyla hem dünya da nasıl savunabilir? Türkiye demokrasisini nasıl geliştirebilir? Eğer bir ülkeyi 3. sınıf bir demokrasiye mahkum ediyorsanız, o ülkenin kalkınma şansı yoktur.

Bir ülkeyi demokrasiden kesip atıyorsanız, tek adam rejimi içine sokuyorsanız, o ülkenin büyüme şansı yoktur. Bir avuç insan büyür, milyonlar kazanabilir. Bir avuç insana, 13 uçak, 15 uçak, 25 uçak alabilirsiniz.

O bir kişi kendi vatandaşlarını kendi tebaası, köleleri olarak görüyor. Demokrasiyi içine sindiremez, eleştiriyi içine sindiremez. Oysa demokrasinin olmadığı yerde büyüme olmaz, insanlar kendi ülkelerinde huzurla yaşayamaz.

“FİLİSTİN TOPRAKLARI İŞGAL EDİLİYOR”

Kılıçdaroğlu, uluslararası hukukun güçlü devletlerin tahakkümü altına olduğunu anlatarak, “Her zaman bu eleştiri var. Filistin toprakları sürekli işgal ediliyor. Oradaki Filistinliler sürülüyor, bu bütün dünyanın gözünün önünde oluyor. Dünyanın en büyük egemen güçlerinden birisi de Filistin toprakları işgal edilirken onlara destek veriyor. Ama biz milli kurtuluş savaşını veren ülkenin insanları olarak, o mücadeleyi hangi koşullarda verdiğimizi de bilen insanlar olarak, Filistin halkının da yanında olacağız, Azerbaycan halkının da yanında olacağız.” dedi.

Azerbaycanlıların kendi ülkelerini ve haklarını savunduklarını yineleyen Kılıçdaroğlu, uluslararası hukukta egemenlerin kendi güçlerini kabul ettirmek istediklerini kaydetti.

Kılıçdaroğlu, konuşmasının devamında ekonomiye ve üretime dair de değerlendirmelerde bulundu.

Türkiye’nin üretmesi gerektiğinin altını çizen Kılıçdaroğlu, şöyle devam etti:

“Her alanda üretmesi lazım. Sanayide, hizmet sektöründe, tarımda… Her alanda üretmesi lazım. Üretime destek verilmesi lazım. Alın terinin değerli olması lazım. Eğer üretmezseniz, borçlanırsanız bu yürümez. ‘Elimiz güçlü, bütçemiz güçlü, her türlü imkana sahibiz.’ diyorlardı. Neresi güçlü? Bana çıkıp birisi söylesin. Üretmeyen bir ülkenin büyüme şansı yoktur. Ama üretirken neyi ürettiğini de bilecek. Onu da planlayacaksınız.”

“Dışarıya kaçan paraya bakın. Dünyanın parası dışarı gidiyor” diyen CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, “Siz ne yapıyorsunuz? Gündemi değiştirmek için başka şeyler yaratıyorsunuz. Yabancı sermayeye bel bağladınız, o da gelmiyor. Türkiye yönetilmiyor aslında savruluyor. İşin gerçeği bu. Yapmanız gereken nedir? Önce demokrasiyi getireceksiniz. Üreticiyi destekleyeceksiniz, gerçek anlamda hukuk devleti olacak, kendi doğal kaynaklarınızı harekete geçireceksiniz, üniversiteleri üretim konusunda, teknolojiler konusunda geliştireceksiniz, dünyayla barışık olacaksınız.” şeklinde konuştu.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu’nun, “Atatürk” ifadesi yerine Gazi Mustafa Kemal demeyi tercih ettiğini belirten açıklamasına ilişkin, “Mustafa Kemal Atatürk, bağımsızlığımızın sembolüdür, bayrağımızın güvencesidir. Dolayısıyla hepimizin ortak değeridir. Bazılarımız ‘Mustafa Kemal’ der, bazılarımız ‘Gazi Mustafa Kemal’ der, bazılarımız sadece ‘Atatürk’ der, bazıları ‘Mareşal’ der. Yani mesela bazı yazarlarımız hiç Atatürk adını kullanmamıştır, hep Mustafa Kemal demiştir, Atilla İlhan gibi. Dolayısıyla yani isimler üzerinden insanları kategorize etmek yanlıştır.” dedi.

CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, Haber Global TV’de “Candaş Tolga Işık ile Az Önce Konuştum” programında soruları yanıtladı.

CHP Genel Merkez binasının yeni tip koronavirüs (Kovid-19) sebebiyle ziyaretçilere kapatıldığını aktaran Kılıçdaroğlu, pandemi sürecine de değinerek, başlangıçta Bilim Kurulu’nun aldığı kararlara herkesin uyduğunu, Türkiye’nin, Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’ya bu süreçte büyük bir güven duyduğunu belirtti.

Kurulun sözcüsünün bulunmamasını eksiklik olarak değerlendiren Kılıçdaroğlu, sözcülüğün Sağlık Bakanı tarafından yapılmasını yanlış bulduğunu dile getirdi.

Kılıçdaroğlu, salgın döneminde paylaşılan bilgilerin doğru olmadığını ve toplumdan gizlendiğini gözlemlediklerini ileri sürdü.

Şu anda “sürü bağışıklığı” denilen bir sürecin yaşandığını ifade eden Kılıçdaroğlu, sağlıklı ve tutarlı kararların alınmadığını, bunun bedelini vatandaşın ödediğini kaydetti.

Kılıçdaroğlu, Kovid-19 sürecinde CHP’li belediyelerin elleri ve kollarının bağlanmak istendiğini, partisinin belediye başkanlarına bu dönemde, “Hiç şikayet etmeyeceksiniz, bütün sorunları aşacaksınız ve halka hizmet götüreceksiniz.” talimatı verdiğini anlattı.

“Salgında siz nasıl tedbirler alıyorsunuz?” sorusuna Kılıçdaroğlu, yaşam ve çalışma düzenini değiştirdiklerini, başlangıçta evden, daha sonra ziyaretçilere kapatılan genel merkez binasında çalışmaları sürdürmeye devam ettiğini vurguladı. Kılıçdaroğlu, bugüne kadar iki kez Kovid-19 testi yaptırdığını aktardı.

Koronavirüs tanısıyla yoğun bakımda tedavi gören Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek’in sağlık durumunu, üniversiteden yapılan açıklamaları ve hekimlerle görüşerek takip ettiğini belirten Kılıçdaroğlu, “Umarım kısa süre içerisinde sağlığına kavuşur, görevinin başına döner. Antalyalılar da istiyorlar Muhittin Bey’in bir an önce iyileşip dönmesini.” dedi.

DİYANET İŞLERİ AÇIKLAMASI

Soru üzerine Türkiye’deki tarikatlar tartışmasına da değinen CHP Lideri Kılıçdaroğlu, şöyle konuştu:

“Normalde devletin kurumları var. Çocuğumuz Kur’an öğrenmek istiyorsa Diyanet İşleri Başkanlığının açtığı Kur’an kursları var. Çocuklar buraya gidiyor. Hatta ben Plan Bütçe Komisyonu üyesiyken Kur’an kurslarında okutulan kitaplardan birer örnek istemiştim. Geldi, gayet güzel kitaplar. İnsanlar çocuklarını güven içerisinde gönderirler oraya. Peki, biz çocuklarımızı Milli Eğitim Bakanlığından izin almamış, herhangi bir kaçak okula gönderir miyiz? Hayır. Ama bir sürü kaçak Kur’an kursu var. Kim buna izin vermeyecek? Devlet dediğiniz kurumun izin vermemesi lazım. Yasal olarak Kur’an kursuna gidecekse bunun yeri var. Siz çocuğu gönderiyorsunuz, herkes biliyor bunu, çocuk istismarı gerçeği var, çocuk bunu annesine anlattıktan sonra bu olay ortaya çıkıyor, daha sonra bunun büyüdüğünü görüyoruz. Sadece bir yerde değil, birkaç yerde, hatta belki de halen kamuoyunun bilmediğini kim bilir nerelerde neler oluyor. Dolayısıyla burada sorumluluk ülkeye yönetenlerdedir. Ülkeyi yönetenlerin bu konuda duyarlı olması lazım. O çocuklar hepimizin çocuğu. Anne-baba çocuğunun iyi bir eğitim almasını ister, Kur’an okumasını da isteyebilir. Herkesin buna saygı göstermesi lazım ama bunun yetkin ellerde olması lazım.”

“Ben bütün dindarlara saygılıyım. İnanç, kimlik, mezhep, yaşam tarzı falan hepsine saygılıyım.” diyen Kılıçdaroğlu, insanların kendi inançlarını özgürce yerine getirebilmelerini desteklediğini, ancak çocukların belirli bir çerçeve içerisinde eğitim alacaklarsa devletin bu konuda güven sağlaması gerektiğini söyledi.

ATATÜRK TARTIŞMASI

Kılıçdaroğlu, CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu’nun, “Atatürk” yerine Gazi Mustafa Kemal demeyi tercih etmesine ilişkin, “Mustafa Kemal Atatürk 83 milyonun ortak değeridir aslında. Cumhuriyet Halk Partisi sahip çıkar, çünkü partinin kurucusudur ama partinin kurucusu olmasının ötesinde Cumhuriyetin kurucusudur. İlk millet meclisinin oluşmasını sağlayandır, Erzurum ve Sivas kongresini gerçekleştirendir, Samsun’a çıkandır, savaş meydanlarında mücadele edendir. Dolayısıyla Mustafa Kemal Atatürk bağımsızlığımızın sembolüdür, bayrağımızın güvencesidir. Dolayısıyla hepimizin ortak değeridir. Bazılarımız ‘Mustafa Kemal’ der, bazılarımız ‘Gazi Mustafa Kemal’ der, bazılarımız sadece ‘Atatürk’ der, bazıları ‘Mareşal’ der. Yani mesela bazı yazarlarımız hiç Atatürk adını kullanmamıştır, hep Mustafa Kemal demiştir, Atilla İlhan gibi. Dolayısıyla yani isimler üzerinden insanları kategorize etmek yanlıştır.” ifadelerini kullandı.

“Atatürkçülüğü nasıl tanımlarsanız tanımlayın ama iki temel kuralı vardır.” değerlendirmesinde bulunan CHP Lideri Kılıçdaroğlu, şöyle devam etti:

“Onu da şöyle söyler Mustafa Kemal Atatürk, ‘özgürlük ve bağımsızlık benim karekterimdir’. Yani bayrağımın altında özgürce yaşamak isterim. Egemen güçlerin bana müdahale etmesini istemem. Ta Sivas’taki mandacılığa karşı çıkan Tıbbiyeli Hikmet’ten bu yana hep Mustafa Kemal Atatürk, bağımsızlığı ve özgürlüğü savunmuştur. Kendi ülkesinde başka bir egemen gücü istememiştir. İkinci kuralı ise özgürlüğü ve bağımsızlığı korumak için ekonomik bağımsızlığın en önemli koşul olduğunu söylemiştir. Savaş meydanlarında kazanılan zaferler ekonomik zaferlerle taçlandırılmadıkça ülke bağımsızlığını koruyamaz.”

İNCE AÇIKLAMASI

Kemal Kılıçdaroğlu, 1 Ekim’de TBMM’nin açılışına katılacağını ifade etti.

CHP’nin Türkiye’ye demokrasiyi getiren parti olduğunu belirten Kılıçdaroğlu, “Bizim partide her şey rahatlıkla tartışılır.” dedi.

Kılıçdaroğlu, “Muharrem İnce ile son süreçte oturup konuştunuz mu?” sorusuna, “Hayır, ne zaman randevu istediyse verdik.” yanıtı verdi.

Eski CHP Milletvekili Muharrem İnce’nin, “Bin Günde Memleket Hareketi” programından rahatsızlık duymadığını söyleyen Kılıçdaroğlu, İnce’nin ülkenin sorunlarını dile getirdiğini aktardı.

İTTİFAK AÇIKLAMASI

Kılıçdaroğlu, “CHP, HDP ile bir ittifak düşünüyor mu?” sorusuna, “Hayır. Zaten şu aşamada bir ittifak arayışı diye bir şey yok. Sonuçta bizim geçmişte kurduğumuz bir Millet İttifakı var. Bu Millet İttifakı yerel yönetimlerde yoktu. Yasal olarak milletvekili seçimlerinde vardı. Şu anda ortada bir seçim yok, herhangi bir şey yok.” cevabını verdi.

“Dağa kaçırılan çocuklarına kavuşma ümidiyle HDP Diyarbakır İl Başkanlığı binası önünde oturma eylemi yapan anneleri, CHP’liler ziyaret etmeyi düşünüyor mu?” sorusuna ilişkin, hem cumartesi annelerine hem de Diyarbakır annelerine saygı duyduklarını söyledi.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, “Genel başkanlık kariyerinize ‘artık benden tamam’ diyeceğiniz nokta neresi, böyle bir hedef koydunuz mu?” sorusuna ise, “Olur bir gün. Tarih olarak bir hedef koymadım ama ömür boyu da genel başkanlık yapılmaz. Sonuçta yeni, genç arkadaşlar var. Bir genel başkanın görevi de yeni genel başkanı adaylarını da yetiştirmektir.” yanıtını verdi.

Kılıçdaroğlu, parti yönetiminde çok nitelikli isimlerin bulunduğunu, kendilerinin yeni genel başkan adaylarını yetiştirdiklerini sözlerine ekledi.

Benzer Haberler