Uzmanlar değerlendirdi: Arkasından büyük bir deprem gelecek mi?

20 Haziran 2021 Pazar

Uzmanlar değerlendirdi: Arkasından büyük bir deprem gelecek mi?

İstanbul’da dün meydana gelen ve merkez üssü Kartal olan depreme ilişkin ön inceleme raporu hazırlandı. Raporda, “Depremin faylanma mekanizması hakkında bilgi verecek odak mekanizması çözümü mevcut değildir” denildi.

Üniversiteden yapılan yazılı açıklamada, “Ülkemizde hem nüfus, hem sanayi, hem de kültürel mirasların yoğun olarak bulunduğu Marmara Denizi çevre illerinde meydana gelen küçük ya da büyük tüm depremler, gerek yer bilimleri açısından gerekse de sosyal yaşam açısından önem verilen ve dikkat çeken depremlerdir. 19 Haziran 2021 tarihinde saat 15:07’de merkez üssü İstanbul ilinin Kartal ilçesi olarak kaydedilen ML=4.2 (KRDAE) büyüklüğünde bir deprem meydana gelmiştir” ifadelerine yer verildi.

Açıklamada, “Bu bölgenin yaklaşık 20 km kadar güneyinde, Marmara Denizi içerisinde, dünyanın en önemli kıta içi transform faylarından biri olan Kuzey Anadolu Fay Zonu’nun varlığı iyi bilinmektedir. Kuzey Anadolu Fay Zonu’nun kuzeyinde, İstanbul ili kara alanında haritalanmış, yüzeye ulaşan aktif bir fay yoktur. 19 Haziran 2021 tarihinde İstanbul İl sınırları içinde meydana gelen bu deprem Kuzey Anadolu Fay Zonu’nun deformasyon alanı içerisinde kalır ve zaman zaman karada büyüklüğü 3 – 4’e ulaşan depremler gerçekleşmektedir. Depremin odak derinliğinin farklı sismolojik ağlar tarafından 5 ile 15 km arasında verilmiş olması depremin derinliğinde büyük miktarda belirsizlik olduğunu gösterir ve detaylı incelenmesi gereken bir konudur. Depremin faylanma mekanizması hakkında bilgi verecek odak mekanizması çözümü de henüz mevcut değildir. Bu nedenle depremin hemen ardından bilimsel verilerin eksik olması detaylı yorum yapma olanağı vermemektedir” denildi.

DR. OĞUZ GÜNDOĞDU: NE ÖNCÜ NE ARTÇI”

İstanbul Üniversitesi’nden emekli Jeofizik Uzmanı Dr. Oğuz Gündoğdu, Kartal’daki depremin büyüklüğünü Kandilli Rasathanesi’nin 4.2, AFAD’ın 3.9 olarak verdiğini belirtirken, “Bu ne öncü, ne artçı diyebileceğim bir deprem. Bir deprem ile öncü deprem olmaz. Birkaç deprem olsaydı veya, giderek büyüyen depremlere öncü diyebiliriz” dedi.

 

Jeofizik Uzmanı Dr. Oğuz Gündoğdu

“3-4 SENEDİR MARMARA TABİATINI DEĞİŞTİRDİ. BİR SÜRÜ YERİNDE DEPREMLER OLUYOR”

Dr. Gündoğdu, bu depremin akıllara beklenen olası İstanbul depremini tetikleyebileceği yolunda soruları getirdiğini ifade ederken şöyle konuştu:

“Marmara’da 7 büyüklüğünde bir deprem bekliyoruz. O nedenle bu deprem bizi endişelendirirdi. Ama bu özelliğe sahip değil. Bunun Kuzey Anadolu Fayı (KAF) ile bir alakası yok. Orada KAF’ın herhangi bir kolu yok. Bu, 1999 depreminin kasılması ile oluşan bir deprem. Marmara’da KAF ile ilgisi olmayan bilinen faylar var. Kartal’daki yerin sıkışması sonucu enerji boşalmasından kaynaklanan bir olay. Arkası da gelmedi zaten. Biz Beylikdüzü’ndeyiz. Hissetmedik, Bakırköy’de, Sarıyer’de hissedilmiş. Avcılar’da zemin kötü, hissedilmiş olabilir. Marmara’daki fayların hepsi 1999 depreminde tetiklendi. Bitti bu olay. Büyük bir kırılmayı bekler haldeler. 3-4 senedir Marmara tabiatını değiştirdi. Bir sürü yerinde depremler oluyor. Silivri’de olan 5.8 büyüklüğündeki deprem var. Bunlara bir çeşit haberci deprem diyebiliriz.. Kırılmayı beklediğimiz merkezin Silivri, Kumburgaz olacağını düşünüyoruz. Bu düşünceyi değiştiren bir gelişme yok. Depremi daha önceden haber vermeyi veya başka amaçlı olan GPS ölçüm çalışmaları var, onlarda bir değişiklik yok. İstanbul’un Marmara kaynaklı iki depremi var. Sonuncusu 1876’da. Bu iki depremlerden bir tanesinin doğrultusu Batı’ya Saroz Körfezi’ne, diğeri Anadolu’ya doğru. Bunlar bayağı yıkıcı depremler, 1876’dan beri epey bir zaman geçti.”

PROF. DR AHMET ERCAN: OLDU BİTTİ

Jeofizik Yüksek Mühendisi Prof. Dr. Övgün Ahmet Ercan, “İstanbulluların en büyük kaygısı ‘Bunun arkasından daha büyük bir deprem gelecek mi?’ olacak. Hayır, gelmeyecek, bu oldu, bitti” dedi.

“Kuzey Anadolu kırığı üzerinde değil” diyen Ercan, “İstanbul’u etkileyecek olan deprem büyük ya da küçük, Kuzey Anadolu kırığı üzerinde olacak. Bizim deprem beklediğimiz Kuzey Anadolu kırığı da Anadolu Yakası’nın önünden geçmiyor, Avrupa Yakası’nın önünden geçiyor. Deprem beklediğimiz yer Sivriada ile Küçükçekmece arasında, büyüklüğü 6.4-6.7. Bir de Silivri’de bekliyoruz büyüklüğü 7-7.2. Bu ikincil bir kırık üzerinde oluştu. İstanbul’da kırık olmayan hiçbir yer ve deniz içinde de hiçbir yer yok yani. Her yerden kırık geçiyor. Biz jeofizikçilerin bir yere deprem üreten yer dememiz için oranın son 1 milyon yılda yıkıcı bir deprem yapmış olması gerekiyor. Bu depremi ilk defa duyduğumuz zaman ‘bu bir taş ocağı patlaması dahi olabilir’ diye düşündüm. Deprem ‘İstanbul’un içinde büyüklüğü 4’ten daha küçük’ diye düşünmüştüm. Biz buna 4’ten daha küçük olduğu için ‘deprem’ demiyoruz, ‘depremcik’ diyoruz” dedi.

Prof. Dr. Övgün Ahmet Ercan

“ARKASINDAN BÜYÜK DEPREM GELMEYECEK”

Ercan, “İstanbulluların en büyük kaygısı ‘bunun arkasından daha büyük bir deprem gelecek mi’ olacak. Hayır, gelmeyecek, bu oldu, bitti. Bu bir ana kırık üzerinde olmadığı için daha büyük bir deprem beklemiyoruz. Kartal’da ve Ümraniye’de o kadar çok kırık var ki, iki tane Türkiye’nin saygın kuruluşu bir tanesi Kandilli, bir tanesi de AFAD olmak üzere depremin yerini bile tam olarak bildiremediler. Depremin yeri çok büyük değilse, biz bunun hangi kırık olduğunu nereden bilelim? Çünkü ikisi arasındaki kestirimlerde yaklaşık 35 kilometrelik bir ayrılık var. Hangisi doğru? Bu tür yanılgılı konum belirlemeler olur. Ama bildiğimiz tek bir doğru var ki; Anadolu Yakası’nda olmuştur ve karasında olmuştur, denizin içinde de olmamıştır” diye konuştu.

“GÜÇLÜ BİR TAŞ OCAĞI PATLAMASI BİLE BU BÜYÜKLÜKTE BİR DEPREMCİK YARATABİLİR”

Ahmet Ercan, depremin derinliği konusunda, “Bu 3.9’luk deprem o derinlikte olmaz. Genellikle benim beklediğim 3 ile 5 kilometre derinliktedir, sığ bir depremdir, o nedenle geniş bir çerçevede duyulmuştur. Gelip geçmiştir, P ve S dalgaları aynı anda gelmiştir. Güçlü bir taş ocağı patlaması bile bu büyüklükte bir depremcik yaratabilir” diye konuştu.

“2007’DEN SONRA YAPILAN YAPILARIN HEPSİ GÜVENLİDİR”

Ercan, İstanbul’daki mega yapıların şehrin topografyasına etkisi konusunda ise “Özellikle büyük yapılar için yerden kaldırılan toprağın ağırlığı üstüne binen yapının ağırlığından çok daha fazladır. O nedenle hiçbir çekincesi yok. Kaldı ki biz çok muhteşem bir deprem yönetmeliği çıkardık 2007 yılında. Bu gerçekten dünya çapında en başarılı deprem yönetmeliklerinden bir tanesidir. Hani hep Japonya’ya bir düşkünlüğümüz vardır, biz onlar kadar ve onlardan daha iyi bir deprem yönetmeliği çıkardık. Önemli olan bunu uygulamak. 2007’de sonra yapılan yapıların hepsi denetleniyor, arada kaçak göçek olabilir ama 2007’den sonra yapılan yapıların hepsi güvenlidir” şeklinde konuştu.

Benzer Haberler