İstanbul Sözleşmesi Mes’elesi

28 Nisan 2021 Çarşamba

S.Cengiz Gündoğdu

Siyonistlerin ve dinsiz eşcinsellerin yine dinsiz lezbiyenlerin, ateist ve laik putperest Batılıların bilhassa kadınlarımızı zehirleyen ve demirden bir zırh olan İstanbul Sözleşmesi fesh ve reddedilmiştir.

Bu fesh ve reddedilmesinin nedenlerini ve ulvi halkımızın emel ve tabiisini ilmi metotlarla ispat ve tespit etmek mecburiyetindeyiz.

Evvelemirde ailenin sırrı bittabi tesis edilmelidir. Temsil, koca sinirlenip kadına ceza vermek lazım geldiğinde, kadının kaba etlerine darbeler isabet ettirmekle, kadın bir kadına yaraşır şekilde sukut etmelidir. Çünkü kol kırılır, yen içinde kalır.

Bu minvalde kadının evlenme yaşının reforme ihtiyaç icap ettiği tabiidir. 18. asır alimlerinden Sabit el Bastani’n buyurduğu gibi kadın için evlenme yaşı on iki (12) olduğu kabul ve ilan edilmelidir. Temsil, Naciye Sultan, on iki (12) yaşındayken Enver Paşa’nın karısı olmuştur.

Yine 19. asır alimlerinden Bestazade Hilmi Efendi, kadın için evlenme yaşının on iki (12) olması lazım geldiğini işaret etmiştir.

Bu esasta Tabakçıbaşı Zarifi el Rıfat ta 16. asırda kadın hüviyetinin esas prensiblerini vaz etmiştir. Buna göre kadın, temsil İstanbul’da ise Taksim bölgesinden bihaber olmalıdır. Temsil masum ve namuslu kadına “Taksim’e gidin dense kadın Taksim’e gidememelidir. Çünkü Taksim’i bilmemektedir.

Ayrıca ve hassaten Tefrişatçı ve Havlucu başıTırnak el Hasan’ın işaret ettiği gibi kadının oturup kalkması muhimdir. Kadın pantolon giyemez ve ayak ayak üstüne atamadığı gibi hoplama ve zıplama kattiyen aciz değildir.

Kadının tek erkekle evlenme mecburiyeti esasta kadının hürriyet ve kutsiyetini ihlal ve bertaraf etmektedir. Bu zincir kırılmalı ve kadın hürriyetine kavuşmalıdır. Temsil, bir kadın, bir, iki, üç, dört v.s. bir erkeğin karısı olmalıdır.

Bir erkeğin dört karısının olmasının sosyolojik neticeleri müsbettir. Bir kadın pencere silerken, ikinci kadın halıları temizler, üçüncü kadın yemek yapar dördüncü kadın çamaşır yıkar.

Böylece işsizlik azaldığı gibi kadının nasıl becerikli bir mahluk olduğu bariz bir biçimde görülür.

Kadın nasıl yaşamalıdır?

Bu mes’ele Necati bin Neşat tarafından 12. asırda tespit ve tahlil edilmiştir. Neşat’ın koyduğu esaslar şöyledir. Kadın ev hayatına göre yaratılmıştır. Temsil, balık gibidirler. Balık nasıl suyun dışında yaşayamazsa kadın da evin dışında yaşayamaz.

Kadın evde bir mahluk olduğunu katiyetle hissettirmemelidir. Kadın odur ki, baştan aşağı sessizdir. O kadın ki, evde sıfırdır, ki o kadın mukaddestir. Kadının evde mevcudiyeti anlaşıldığı an o evin huzuru kalmamıştır. Yazıktır o erkeğe.

Böylece mesut bir yuvanın esaslarını göstermiş olduk.

Ayrıca netice olarak şunu da ilave etmek lazım gelir ki, İstanbul Sözleşmesi kadını aşağılar, emperyalizmin oyunudur. Bizim medeniyetimiz kadını ve çocuğu korur. Bu nedenle kadını ve çocuğu koruyan 6284 sayılı kanun da fesh edilmelidir.

Benzer Haberler