IŞİD’in infazcısına 7 yıl 9 ay hapis cezası

6 Mayıs 2022 Cuma

IŞİD’in infazcısına 7 yıl 9 ay hapis cezası

IŞİD’in infaz görevlisi olduğu belirtilerek tutuklu olarak yargılanan Yusuf Al Marhuni, hakkında hazırlanan iddianamede “terör örgütü üyeliği” ve “adam öldürmekle” suçlandı. Hakkındaki “adam öldürme suçlaması” karşısında yetkisizlik kararı veren mahkeme, Marhun’u “terör örgütü üyeliği” suçlamasıyla 7 yıl 9 ay hapis cezasına çarptırdı.

IŞİD’in infazcısı olduğu belirtilen ve 22 Şubat 2020 tarihinde yakalanan Yusuf Al Marhun ile ilgili yargılama dosyasının detayları ortaya çıktı. Yusuf Al Marhun’un, Türkiye’de üç yıl boyunca arandığı, bu süre içinde Yunanistan’a gitmek için İzmir’de bulunduğuna ilişkin belgeler yargılama dosyasına girdi. ANKA’dan Tamer Arda Erşin’in haberine göre, Marhun, hakkında hazırlanan iddianamede; “terör örgütü üyeliği” ve “adam öldürmekle” suçlandı.

Hakkındaki “adam öldürme suçlaması” karşısında yetkisizlik kararı veren mahkeme, Marhun’u “terör örgütü üyeliği” suçlamasından 7 yıl 9 ay hapis cezasına çarptırılmasına karar verdi.

İNFAZDA GÖREVLİ OLDUĞU BELİRLENDİ

Dosyada yer alan bilgi ve belgelere göre IŞİD’li Yusuf Al Marhun ve oğlu Kamel Elhac, 2015- 2017 yılları arasında Suriye’nin Deyrezzor bölgesinde IŞİD adına faaliyet yürüttü. Türkiye güvenlik güçleri ve adli makamlarının yaptığı soruşturmaya göre Marhun, IŞİD’in kurduğu karakolda polislik, sonra da IŞİD mahkemelerinde katiplik yaptı. Marhun’un, IŞİD tarafından yayınlanan; Yusuf, Muhammed ve Ahmed isimli kişilerin örgüt içi infazla öldürüldüğü ana ilişkin videoda da yer aldığı belirlendi.

Marhun’un oğlu Elhac’ın ise IŞİD’in kontrolündeki Fırat petrol rafinerisinde şoför olarak çalıştığı belirtildi. Dosyada, ayrıca Elhac ile ilgili istihbaratçı olarak çalıştığına ilişkin istihbarati bilgilere de yer verildi.

Dosyada yer alan bilgilere göre Marhun ve oğlu Elhac, 2017 yılında Türkiye’ye kaçakçılar aracılığıyla girdi. Marhun ve oğlu Elhac’ın kaçak yollarla Türkiye’ye girmesinden yaklaşık üç yıl sonra Bursa İl Emniyet Müdürlüğü’nün ilgili birimlere gönderdiği “gizli” ibareli ve 17 Şubat 2020 tarihli yazıda, “Marhun’un IŞİD içerisinde komutan düzeyinde olduğu, ailesiyle birlikte kaçak yollarla 2017 yılında Türkiye’ye girmesinin ardından 2019 yılında Yunanistan’a geçmek için İzmir’e gittiği ve güvenli olmadığını düşünmesi üzerine bu fikirden vazgeçtiği” anlatıldı.

Marhun ve oğlu Elhac, Bursa İl Emniyet Müdürlüğü’nün yazısının gönderildiği gün gün gözaltına alındı. Marhun ve oğlu Elhac hakkındaki iddianame Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlandı. Marhun, “silahlı terör örgütüne üye olmak” ve “adam öldürmekle” suçlandı. Oğlu Elhac’a ise “silahlı terör örgütüne üye olmak” suçlaması yöneltildi.

“TÜRK MAHKEMELERİNİN GÖREV VE YETKİSİNDE DEĞİL”

Marhun ve oğlu Elhac’ın hakkında hazırlanan iddianame, Bursa 9. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildi.

İddianamede, Marhun hakkındaki “adam öldürmek” suçlaması, “Yabancı bir kişinin, yabancı bir kişiye karşı, yabancı bir ülkede işlediği iddia olunan, TCK’nın 13’üncü maddesinde yazılı suçlar dışında kalan kasten adam öldürme suçundan dolayı Türk mahkemelerinin görev ve yetkisinin bulunmadığı” gerekçesiyle mahkeme tarafından kabul edilmedi.

Marhun yargılamanın altıncı duruşmasında ise itirafçı olarak ismini verdiği kişilerin, ailesini tehdit ettiğini ileri sürdü. Marhun, “İfade verdiğim kişiler ile ilgili benim beyanda bulunduğumun söylenmemesini ifade verdiğim polislere söylemiştim. O kişiler şimdi benim ailemi tehdit ediyorlar” dedi.

SAVCILIK BERAAT İSTEDİ

Savcılık, esas hakkındaki mütalaasında; “Atılı suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak, somut, net ve inandırıcı delil elde edilemediği” gerekçesiyle Elhac hakkında beraat kararı verilmesini talep etti.

Mütalaada, Marhun’un ise “silahlı terör örgütü üyeliği” suçlamasıyla üst sınırdan cezalandırılması istendi. Savcı mütalaada, Marhun’a ilişkin delilleri şöyle açıkladı:

“Marhun’un 2015 yılında DEAŞ hakimiyetinde bulunan alanda örgüt bünyesinde polis olarak çalıştığını, daha sonra mahkemede katip olarak görevlendirildiğini, 2017 yılına kadar örgüt içerisinde bir çok görevde çalıştığını, 2016 yılında DEAŞ tarafından yayınlanan infaz videosunda ortada olanın kendisi olduğunu ve örgüt tarafından kendisine verilen silahla isimlerini Yusuf, Muhammed, Ahmed olarak bildiği şahıslardan ortada olanı silahla vurarak öldürdüğü ve dosya kapsamında deliller birlikte değerlendirildiğinde sanığın DEAŞ silahlı terör örgütüne üye olduğu anlaşılmakla, sanığın 5237 sayılı TCK’nın 314/2 maddesi gereğince silahlı terör örgütü üyeliğinden teşdiden cezalandırılmasına.”

Edinilen bilgiye göre 2021 yılında Marhun’un oğlu beraat etti. Savcının esas hakkındaki mütalaasında “silahlı terör örgütü üyeliği” suçlaması ile üst sınırdan (15 yıl hapis cezası) cezalandırılması istenen Marhun ise aynı suçlama ile 7 yıl 9 ay hapis cezasına çarptırıldı.

Türkiye’ye yasa dışı yollar ile giren 10 IŞİD’li gözaltında

Benzer Haberler