İçişleri Bakanlığı Müşaviri’nden Barış Terkoğlu’na tehdit!

12 Temmuz 2021 Pazartesi

İçişleri Bakanlığı Müşaviri’nden Barış Terkoğlu’na tehdit!

İçişleri Bakanlığı Müşaviri Muhammet Burak Gültekin, Esenyurt Belediyesi ile ilgili haber yapan gazeteci Barış Terkoğlu’na iddialarını ispatlaması için 24 saat süre verdiğini söyledi.

Yazısında, “Esenyurt modeli, İstanbul’da bir ilçe yaratıp betona boğarak holdingleşmenin, siyaseti ve siyasetçileri beslemenin açık modeli gibi” ifadelerini kullanan Terkoğlu, Esenyurt’un 2009 yılında çıkan yasayla beldeden ilçeye dönüşmesinin ardından yaşananları anlattı.

SOYLU’NUN MÜŞAVİRİ TEHDİT ETTİ
İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun müşaviri Burak Gültekin, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımlarda yazarımız Terkoğlu’nu hedef aldı. Gültekin, “Yazında iddia ettiğin gibi Sayın bakanımızın bu 2 firma ile bağlantısı iftiranı belgeleriyle ortaya koyman için 24 saat süren var” ifadelerini kullandı.

Sedat Peker’den inanılmaz iddia: 15 Temmuz’dan sonra silahları neden dağıtmaya devam ettiniz?

Gültekin’in paylaşımları şu şekilde:

– Cumhuriyet Gazetesi’nin ‘acar araştırmacı’ yazarı Barış; Köşe yazını yazabilmek için kalkmış Esenyurt’lara kadar gitmiş, orada araştırmalar yapmış, bir AVM önünde boydan güzel bir foto çektirmişsin.

– Araştırmanda, Esenyurt’ta 2 tane Özyurt firması olduğunu, bu 2 firmanın da Sayın Bakanımızla bağlantılı olduğunu ima etmişsin. Yazında iddia ettiğin gibi Sayın Bakanımızın bu 2 firma ile bağlantısı iftiranı belgeleriyle ortaya koyman için 24 SAAT süren var.

– SANA 2 JOKER -İrtibatlın E.O. ile konuşabilirsin (Cumhuriyet yönetimine söyleyip söylememeyi sen bilirsin) -Bağlı olduğun malum ülkenin elemanları ile konuşabilirsin 24 SAAT İÇİNDE İFTİRANI BELGELE Bu yalanını da açtığımız manevi tazminat davasına ekleyeceğiz Süre başladı.

Terkoğlu’nun Cumhuriyet gazetesinde yayınlanan “Esenyurt kavgasının altında ne var?” başlıklı yazısından bir bölüm şu şekilde:

“Geçen hafta Sedat Peker’in Esenyurt iddialarının ardından ilçeye gittim. Esenyurt’taki silahlar ya da Esenyurt’taki kaset operasyonu konuşulurken asıl önemli olan Esenyurt’un rantıydı.

Akbil davasından kurtulan herkes yükselirken, Necmi Kadıoğlu 2004 yerel seçimlerinde Erdoğan’dan Esenyurt’u istemişti. O tarihte Esenyurt henüz ilçe bile değildi. 2008 yılında çıkan yasayla beldeden ilçeye dönüştü. Erdoğan’ın oluruyla 2004’te belediye başkanı olan Kadıoğlu, 2017’ye kadar 13 yıl Esenyurt’u yönetti. “Sağlık sorunları” diye açıklanan bir kaset operasyonu sonrası görevi bıraktı.

Sahi, neden başka bir ilçe değil de Esenyurt? Necmi Kadıoğlu’nun 17 yıl önce aklından geçeni bugün Esenyurt sokaklarında gezince daha iyi anlıyorsunuz. Ne altın, ne dolar, ne faiz… Hiçbiri İstanbul toprağı kadar kazandırmıyor. Esenyurt’ta küçük bir toprağa dikilen kule milyonlarca para demek. Haliyle yıllar önce adı üstünde, yeşil ve rüzgârlı bir yurt olan ilçe, Kadıoğlu döneminde bir beton cennetine dönüştü. Birilerine de çok kazandırdı. Esenyurt büyürken, dükkânları holdinge dönüştü. Binalar yükselirken kimi siyasetçiler zenginleşti. Halkın dev kulelerdeki odalara sıkıştığı Esenyurt, resmi olarak bir milyon, gerçekte bunun bir buçuk katına yaklaşan nüfusuyla toprak rantıyla zenginleşmenin tarihi sembolü oldu. Kadıoğlu’na yıllar önce kimi dava arkadaşlarını da şaşırtacak şekilde “Esenyurt beldesine başkan olmak istiyorum” dedirten, aslında Akbil davasındaki hikâyenin devamıydı.”

Benzer Haberler