Hukukçular, uzaktan eğitimde ‘kamera ve mikrofon zorunluluğu’na ne diyor?

2 Ocak 2021 Cumartesi

Hukukçular, uzaktan eğitimde ‘kamera ve mikrofon zorunluluğu’na ne diyor?

Bilgi Üniversitesi öğrencileri, kamera ve mikrofon açık sınav yapma kararına Kişisel Verileri Koruma Kanunu’nu ihlal ettiği gerekçesiyle itiraz ederken, uzman hukukçular aynı görüşü paylaşmıyor. Avukat Berrin Ayata kararın pandeminin olağanüstü şartlarında alındığına dikkat çekerek, kanunların bu gibi durumların ‘esnetilebileceğini’ söyledi. Avukat Ayata, tüm bunlara rağmen verilerin nerede saklandığı sorusunun önemli olduğuna da dikkat çekti.

İstanbul Bilgi Üniversitesi öğrencileri, üniversite Akademik Kurulu’nun “final, bütünleme, mazeret ve benzeri sınavların elektronik ortamda yapılmasına ve bu sınavlardan canlı (senkron) olarak yapılanlara katılan öğrencilerin kamera ve mikrofon bulundurmaları ve sınav boyunca kameralarını açık tutmaları gerektiğine” dair kararının Kişisel Verilerin Korunması Kanunu’nu ihlal ettiği gerekçesi ile imza kampanyası düzenleyip, üniversite yönetimini bu kararından ivedilikle vazgeçmeye çağırdı. Öğrenciler, karara karşı, change.org üzerinden kampanyada başlattı.

Yine İstanbul Bilgi Üniversitesi Medya Bölümü öğrencilerinin hazırladığı haber portalı Habervesaire’den Merve Su ve İpek Kutlu, kararı hukukçulara sordu. 

“PANDEMİ OLAĞANÜSTÜ HAL DURUMU, KANUNLAR ESNETİLEBİLİR”

Avukat Berrin Ayata, online sınav koşullarını belirleyen üniversitelerin bu kararları pandeminin olağanüstü şartlarında aldığına dikkat çekerek, kanunlarına bu gibi durumlarda esnetilebileceğini söyledi.

Ayata, “Olağan koşullar altında normlara aykırılık gösteren durumlar, olağanüstü şartlarda kabul görebilir. Pandemi koşullarında üniversitelerin sınav yaparken ayna gönderme, onur yemini imzalatma, kameranın açık kalmasını isteme gibi önlemlerinin hukuka aykırılıkları normal zamanda tartışılabililir. Ancak olağanüstü dönemde bunların mecburi uygulanmasında sıkıntı yok. Çünkü okulun görevi ve amacı genelin menfaatini korumak. Eğitim sistemini devam ettirebilmek ve kopya çekmeyenin menfaatini çekenden koruyabilmek. Bilgi Üniversitesi yayınladığı açıklamada, olası en iyi koşullarla eğitim verebilmeyi amaçlamış. İmkânı olmayan öğrencilere her türlü yardımı sağlayacağını da belirtmiş. Ancak kopya çekilmesinin engellenmesi için alınan mikrofon ve kamera tedbiri elbette belli şartlar altında hukuka uygun olabilir” ifadelerini kullandı.

“KİŞİSEL VERİ HAKLARI ‘ÖLÇÜLÜLÜK’ İLKESİYLE KISITLANABİLİR”

Bilgi Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Leyla Keser de, “gözetimli sınav” örneğinde kişisel veri kapsamında olan bilgilerin süper ya da mutlak bir hak olmadığını, Anayasa’nın 13. maddesinde belirtilen koşullar çerçevesinde, ölçülülük ilkesine bağlı kalınarak sınırlanabileceğini belirtti.

Keser, “Sınavlarda öğrencilerin görüntü ve ses kaydının yapılmak istenmesi Kişisel Verilerin Korunması Kanunu (KVKK) kapsamına girer. Ancak 2016 tarihli kanun, bu hakkın aslında nasıl kullanılacağını ve hukuki çerçevesinin ne olduğunun çiziyor. Bilmemiz gereken şey, bunun mutlak ve istinasız olarak ‘diğer hak ve özgürlüklerden de üstündür’ diyebildiğimiz bir hak olmadığı. Dolayısıyla ‘bu verilerin sahibine bahşedilmiş olan hak hiçbir şekilde kısıtlanamaz’ diyemiyoruz. Tıpkı düşünce, ifade özgürlüğü gibi ya da gösteri ve yürüyüş özgürlüğü gibi Anayasa’nın 13. maddesinde belirtilen koşullar çerçevesinde ölçülülük ilkesine uygun olmak kaydıyla sınırlanabilir” görüşünü dile getirdi.

“KAMERA VE MİKROFON, EŞİTLİLİK İLKESİNİ SAĞLAMAK İÇİN”

Keser, üniversite, senkron tabir edilen ‘online’ sınavı yaparken, öğrencilerden kamera ve mikrofonlarını açık bırakmasını isteyerek eşitlik ilkesi çerçevesinde bir ortam yaratma amacı taşıdığını söyledi.

Keser, “Herkesin sınavlara eşit koşullarda girmesini sağlamak üniversitenin görevi. Nasıl ki fiziki sınavda gözetmenler kopya çekilip çekilmediğine, bir ya da birkaç kişinin diğer öğrencilere haksızlık teşkil edecek şekilde bir davranış sergileyip sergilemediğine dikkat ediyor, ‘online’ sınavda da eşit koşulların yerine getirilmesi sorumluluğunu kamera ve mikrofon ile yerine getiriyoruz, başka bir şansımız yok. Burada amaç kişinin evinin hangi ortamda olduğunun izlenmesi değil, amaç sınavın eşit koşullarda yapılmasını sağlamak. KVKK’da her zaman birincil amaç önemlidir ve burada da amaç ‘öğrencinin evini gözetleyelim’ değil. Amacımız sadece öğrencinin yüzünü görmek ve yanındaki birinden yardım alıp almadığının kontrolünü sağlamak” değerlendirmesinde bulundu.

“HUKUKA UYGUN…”

Avukat Ayça Ayata da, olağanüstü durum nedeniyle sınavların online yapılması ve sınav esnasında öğrencilerin kopya çekmesinin engellenmesi için alınacak tedbirlerin, belli şartlar altında hukuka uygun olabileceğini ancak Bilgi Üniversitesi’nin bu konuda daha detaylı bir açıklama yapmasının “hukuka aykırılık var mı” sorusuna daha net bir cevap getirebileceğini belirtti.

VERİLER NEREDE VE NASIL SAKLANIYOR?

Öte yandan avukat Berrin Ayata, kişisel verilerin korunması açısından önemli ve cevaplanması gereken sorular olduğuna dikkat çekerek, şunları sıraladı:

“Sınav kayıtlarının ne kadar süre ile ve hangi şartlarda saklanacağı, depolanmalarının siber saldırılar gibi durumlarda korunabilir olup olmadığı, sınav kayıt güvenliğinin sağlanıp sağlanmadığı, sınav kayıtlarının ve görüntülerinin başkalarının eline geçip geçemeyeceği, sınav kayıtlarına yalnızca o dersin hocasının ve asistanının mı yoksa sınav kayıtlarının depolandığı sisteme girmeye yetkisi olan herkesin erişiminin olup olmadığı ve hangi şartlarda kimlere kayıtları inceleme hakkı verileceği?”

Bilgi Üniversitesi öğrencilerinden kamera ve mikrofon açma zorunluluğuna tepki: Geri çekilmesini talep ediyoruz

Benzer Haberler