‘Futbolda şike kumpası’ davasında rekor cezalar

4 Haziran 2021 Cuma

‘Futbolda şike kumpası’ davasında rekor cezalar

Futbolda şike kumpası davasında Hidayet Karaca’ya 1406 yıl, eski polis memuru Lokman Yanık 161 yıl 8 ay, dönemin İstanbul Organize Suçlar ile Mücadele Şube müdürü Nazmi Ardıç’a ise 1972 yıl 10 ay hapis verildi.

FETÖ’nün ‘futbolda şike’ soruşturmasında kumpas kurduğu gerekçesiyle 88 sanığın yargılandığı davanın bugünkü duruşmasında ilk kararlar açıklandı. Fenerbahçe Başkanı Ali Koç ile Yönetim Kurulu üyeleri dava  için Silivri’ye geldi.

Davada kapatılan Samanyolu Yayın Grubu Başkanı Hidayet Karaca’ya futbolda şike kumpası davasında 1406 yıl hapis cezası verildi. FETÖ’nün “futbolda şike” soruşturmasında kumpas kurduğu gerekçesiyle Hidayet Karaca “gizliliği ihlal”, “belgede sahtecilik” ve “iftira” suçlarından 1406 yıl hapisle cezalandırıldı.

Soruşturmayı başlatan polis Ahmet Kalender ise en az 588 yıl hapis cezası aldı. FETÖ’nün “futbolda şike” soruşturma sürecini başlattığı iddiasıyla yargılanan eski polis memuru Lokman Yanık, 161 yıl 8 ay hapse mahkum edildi. Dönemin İstanbul Organize Suçlar ile Mücadele Şube müdürü Nazmi Ardıç’a 1972 yıl 10 ay hapis cezası aldı.

Öte yandan davaya Fenerbahçe Kulübü Başkanı Ali Koç, Yönetim Kurulu Üyeleri, kulüp eski yöneticisi Şekip Mosturoğlu ve kulüp avukatları da katıldı.

KOÇ: FENERBAHÇE’YE YAŞATILANLAR KELİMELERLE ÖLÇÜLEMEZ

Karar sonrası açıklama yapan Fenerbahçe Başkanı Ali Koç, şunları söyledi:

Fenerbahçe’nin bir pazar sabahı başlayan ve bugüne kadar maddi manevi çok büyük zararlara uğratan bu davada çok önemli bir noktaya geldik. Hukuki sonuçları ne olursa olsun, Fenerbahçe’ye yaşatılanlar… Fenerbahçelilerin bu uzun süreçte yaşadıkları hiçbir kelimeyle, hiçbir hukuki sonuçla ölçülemez. Rüzgarın nereden estiğine bakarak Fenerbahçemize kamuoyu önünde, medya aracılığıyla resmen alkışlayan, şakşaklayan biz hukuken olmasa da vicdanen hesaplaşacağız. Kul hakkı yediler, iftira attılar. insanlar kanser oldu, intihar etti. Yıllar sonra başlayan davalar olmak üzere uyguladıkları, planladıkları, iğrenç emellerine hizmet etmek için, bu ülkeyi yeniden dizayn etmek için devletin kılcal damarlarına kadar sirayet ederek ülkemize çok büyük zararlar verdiler. Biz bunlardan bir tanesiyiz. Allah bugünleri Türkiye’ye bir kez daha göstermesin. Burada yaşananlardan ders alınması lazım.”

“NE KADAR DERS ALDIK, EMİN DEĞİLİM”

Bu insanların, bu kadar güç sahibi olmaları, devletin kılcal damarlarına sızarak istediği her şeyi yapacak konuma gelmeleri, askerinden emniyetinden yargısından pek çok bakanlıklara kadar nasıl müsaade edildiyse, bunlardan yeterince ders alınması lazım. Bu dersler alındı mı, alınmadı mı, ben emin değilim. Bunun ülkemizde bir daha hiç yaşanmaması için, Çocuklarımızın, torunlarımızın bir daha bu işlerle meşgul olmamaları için burada yaşananlardan Türkiye Cumhuriyeti Devleti olarak derslerimizi almamız lazım. Ne kadar ders aldık, emin değilim. Bunun ülkemizde hiçbir zaman yaşanmaması için, çocuklarımızın, torunlarımızın bir daha bu işlerle meşgul olmamalarının sağlanması için burada yaşananlardan Türkiye Cumhuriyeti Devleti olarak derslerimizi almamız lazım. Ne kadar ders aldık, emin değilim. Ki bunlar bir daha olmasın.

“YOLCULUĞUN SONUNA GELMİŞ GÖRÜNÜYORUZ”

Şu an biz hukuken hakkımızı arama safhasındayız. Bu yolcuğun sonuna gelmiş görünüyoruz. Bir iki adım daha kaldı. Ondan sonra Fenerbahçe Spor Kulübü’nün yaşadıklarının neler olduğunu taraflı tarafsız herkesin kabul edeceği noktaya geldik. Bunun hesabını sormamız gereken daha çok kurum ve kişiler var. Biz olalım, başka birileri olsun. İstisnasız bu koltukta bu görevde kimler olursa olsun, sonuna kadar bu mücadeleyi vereceğiz. Şu an mutlu değiliz, zafer çığlıkları içinde değiliz. Çok kırgınız ve kızgınız. Kırgınlık ve kızgınlık bu camia hakkını alana kadar devam edecektir. Benim en çok hesaplaşmak istediğim kesim de, o rüzgarı arkasına alarak Fenerbahçe’nin en yalnız olduğu dönemlerde Fenerbahçe’ye her şekilde vuran, saldıran, iftira atan, bu iftiraların meşrulaşması için medyasını kullanan bütün kişi ve kurumlarla her şekilde hesaplaşacağız.

“BUGÜN UTANMADAN BU ÖRGÜTE LANET OKUYANLAR O DÖNEMDE MAŞAYDILAR”

Bu hukuken olamasa da, bence olmalı. Medya mensubu olduğunu savunan, bugün de hiç utanmadan bu örgüte lanet okuyanlar o dönemde isteyerek, bilerek onların maşası oldular. Fenerbahçe camiasına sesleniyorum, bunlarla da hesaplaşmalıyız. Biz omuza omuza, hiç yılmadan, sabrederek bunları da bu yaptıklarına pişman edeceğiz.

Ali Koç da karar duruşmasına katıldı

İDDİANAMEDE NELER VARDI?

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianamede, “bir numaralı” sanık FETÖ elebaşı Fetullah Gülen’in 35 yıldan 85 yıla kadar, kapatılan Zaman Gazetesi Genel Yayın Müdürü Ekrem Dumanlı’nın 35 yıldan 78 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep ediliyor.

Eski Samanyolu Yayın Grubu Başkanı Hidayet Karaca hakkında 35 yıldan 80 yıla kadar hapis cezası öngörülen iddianamede, eski milletvekili İlhan İşbilen ve iş adamı Muammer İhsan Kalkavan’ın 35 yıldan 85 yıla kadar hapis cezasına çarptırılması isteniyor.

İddianamede, dönemin İstanbul Emniyet Müdür Yardımcısı Mutlu Ekizoğlu, İstanbul Organize Suçlar ile Mücadele Şube Müdürü Nazmi Ardıç, kapatılan Fatih Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Şerif Ali Tekalan, Prof. Dr. Suat Yıldırım, avukat Orhan Erdemli, eski emniyet müdürü Ali Fuat Yılmazer ve avukat Cemalettin Mutlu ile diğer 95 sanık hakkında da çeşitli sürelerle hapis cezaları talep ediliyor.

AYRILAN DOSYADA NE KARAR VERİLDİ

Davanın açıldığı İstanbul 23. Ağır Ceza Mahkemesi heyeti, 3 Temmuz 2020 tarihli duruşmada, firari sanıklar ile haklarında yalnızca “silahlı terör örgütü üyeliği” suçlaması bulunan bazı sanıkların dosyasını ayırmış, böylece sanık sayısı 88’ye düşmüştü.

Dosyası ayrılan 5 sanık yönünden görülen davanın 30 Aralık 2020 tarihli duruşmasında karar açıklanmıştı. Haklarında sadece “örgüt üyeliği” suçu bulunduğu gerekçesiyle dosyaları ayrılan 5 sanıktan Nazif Aktaş, “FETÖ’ye yardım etme” suçundan 3 yıl 9 ay, Orhan Erdemli ise aynı suçtan 3 yıl hapis cezasına çarptırılmıştı. Sanık Erdemli’nin etkin pişmanlık hükümleri gerekçesiyle cezasını 1 yıl 10 ay 15 güne indiren heyet, bu kişinin cezasını açıklanması hükmünü de geri bırakmıştı.

Heyet, diğer sanıklar Ali Fuat Yılmazer, Mehmet Baransu ve Ali Çelik hakkında, “FETÖ’ye üye olmak” suçundan açılan davayı ise mükerrer olması nedeniyle reddetmişti.

MÜTALAADAN…

Mahkemenin 13 Nisan’daki duruşmasında okunan 142 sayfalık mütalaada ise, sanıklardan kapatılan Samanyolu Yayın Grubu Başkanı Hidayet Karaca’nın 76 kez “haberleşmenin gizliliğini ihlale azmettirme” suçundan 152 yıldan 456 yıla, 76 kez “kişiler arasındaki konuşmaların dinlenmesi ve kayda alınmasına azmettirme” suçundan 152 yıldan 380 yıla, 166 kez “resmi belgede sahteciliğe azmettirme” suçundan 498 yıldan bin 245 yıla, 91 kez “iftiraya azmettirme” suçundan 91 yıldan 364 yıla kadar olmak üzere toplamda 893 yıldan 2 bin 445 yıla kadar hapsi isteniyor.

Sanıklardan FETÖ sanığı eski emniyet müdürü Nazmi Ardıç’ın 74 kez “haberleşmenin gizliliğini ihlal” suçundan 148 yıldan 444 yıla, 74 kez “kişiler arasındaki konuşmaların kamu görevlisi tarafından dinlenmesi ve kayda alınması” suçundan 222 yıldan 555 yıla, 147 kez “görevi gereği düzenlemeye yetkili olduğu resmi bir belgeyi sahte olarak düzenlemek” suçundan 661 yıldan bin 764 yıla, 87 kez “iftira” suçundan 78 yıldan 348 yıla kadar olmak üzere toplamda bin 109 yıldan 3 bin 111 yıla kadar hapisle cezalandırılması istenen mütalaada, sanık İbrahim Emre’nin de FETÖ kapsamında “silahlı terör örgütüne üye olmak” ile 7 kez “kişiler arasındaki konuşmaların dinlenmesi ve kayda alınması” ve 20 kez “iftira” suçlarından 48,5 yıldan 147 yıla kadar hapis cezasına çarptırılması öngörülüyor.

TIKLAYIN – Aziz Yıldırım: Bitmedi, kumpasın bir de medya ayağı var

Benzer Haberler