Faruk Bildirici’yi arayan Soylu’dan ‘gazeteciye hakaret’ savunması

18 Haziran 2020 Perşembe

Faruk Bildirici’yi arayan Soylu’dan ‘gazeteciye hakaret’ savunması

Kendisi hakkında yapılan paylaşımı retweet ettiği için Medya Ombudsmanı Faruk Bildirici’yi arayan İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, tutuklanan ODA TV Ankara Haber Müdürü Müyesser Yıldız’ın önceden dinlenmesi hakkındaki soruya “Bu manipülatif bir soru. Önceden bilip bilmediğimi öğrenip de ne olacak?” yanıtını verdi. Soylu, Sözcü Gazetesi Ankara Temsilcisi Saygı Öztürk’ü ‘namussuzlukla’ suçlamasıyla ilgili de “Siz arkadaşınıza söyleyin böyle yazmaması gerektiğini, onu eleştirin” dedi.

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Twitter paylaşımında sonra Sözcü Gazetesi Ankara Temsilcisi Saygı Öztürk’ü “namuzsuzlukla” suçladı. Soylu’nun bu sözlerine Twitter’da tepki geldi.

Soylu’dan gazeteci Saygı Öztürk’e: Bu yazısı namussuzluk

 

Soylu, kendisi hakkında yapılan bir paylaşımı retweet eden Faruk Bildirici’yi telefonla aradı. Bildirici kaleme aldığı “Bakan Soylu’dan gazeteciye hakaret savunması” başlıklı yazıda konuşmayı şöyle anlattı:

“Yarım saat kadar sonra telefonum çaldı. İçişleri Bakanlığından aranıyordum. Az sonra Bakan Soylu karşımdaydı. Hemen konuya girip, hızlı hızlı konuşmaya başladı:

-Haberde bir kadının namusuna dil uzatmış. Böyle yazmaya hakkı var mı? Yükselme tarafını yazsın, eleştirsin. Ben ona bir şey demem. Ama kadının namusuna laf uzatıyor. Ben Bahar hanımı tanırım.

-Ama Sayın Bakan siz de haberi eleştirmiyorsunuz, gazeteciye hakaret ediyorsunuz.

-O bir kadının namusuna dil uzatarak bana o hakkı veriyor. Siz arkadaşınıza söyleyin böyle yazmaması gerektiğini, onu eleştirin.

-Siz de yükselme tarafıyla ilgili bir şey söylemeden doğrudan hakaret ediyorsunuz. Bir bakan olarak hakaret etmeden yazsanız itirazınız daha rahat anlaşılmaz mı?

-O haberi okudunuz mu? Haberde doğrudan kadının namusuna dil uzatıyor.

-Ben okudum haberi evlilik dışı ilişki iması var.

-İma değil… O kadarla kalmıyor. Doğrudan öyle yazıyor. Ali’yi de tanırım, o Trabzon’da turizmi ayağa kaldırdı.

“ANLAŞAMADIK”

Bakan Soylu ile konuşmamız özetle böyleydi. Tahmin edileceği gibi anlaşamadık. Ben kendisini hakaret etmeden eleştirmesi ve haberin asıl önemli tarafının bürokrasideki hızlı yükseliş konusu olduğuna ikna edemedim. Soylu da beni haberin Milletvekili Bahar Ayvazoğlu’nun namusuna odaklandığı konusunda.

“ÖNCEDEN BİLİP BİLMEDİĞİMİ, ÖĞRENİP NE YAPACAKSIN”

Görüşmeyi sonlandırmadan önce halen Sincan cezaevinde tutulan gazeteci Müyesser Yıldız’ın telefonlarının dinlendiğini önceden bilip bilmediğini de sordum Soylu’ya.

-Bu manipülatif bir soru. Önceden bilip bilmediğimi öğrenip de ne olacak?

-Hayır siz Müyesser Yıldız’a, ‘Benim üzüntüm PKK seviciliğin değil, devlet gömleği giymiş pespayelerle iş tutmandır’ demiştiniz.

-Ben o astsubayı kastetmemişimdir. Başka birisidir.

Müyesser Yıldız konusunda daha fazla ayrıntıya girmek istemedi Soylu. Görüşmemiz böylece sonlandı.

BAHAR AYVAZOĞLU’DAN YANIT

Öte yandan Sözcü Gazetesi Ankara Temsilcisi Saygı Öztürk, bugün AKP Trabzon Milletvekili Bahar Ayvazoğlu ve eşi Ali Ayvazoğlu hakkında haber yaptı ve Ali Ayvazoğlu’nun atamasını konu edindi. Eşi ve kendisi hakkındaki bu habere Meclis Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada tepki gösteren AKP’li Bahar Ayvazoğlu, şunları söyledi:

“Masabaşı dedikodu kültüründen beslenerek haber yaptığını zannetmenin mesleki cüceliğinden dev aynası inşa etmeye çalışmak bir yaradılmışı nereye taşır bilemem ama tüm görev ve sorumluluklarım bir yana bir ‘anne’ olarak, sizlerin karşısında bu kürsüden şu sözü vermek istiyorum: İtibar zedelemesinin en uç noktasında atılan ve hiçbir dayanağı olmayan bu iftiraların dünyevi hesabını, yargı karşısında takip edeceğimin ve gerekli hukuki girişimleri yaptığımın bilinmesini isterim.”

‘KENDİSİNE ‘GAZETECİ’ UNVANINA LAYIK GÖRÜYOR’

“Siyaset insan için, insanlık için ve gelecek için yapılan kutsal bir görevdir. Kadının siyasette varlık göstermesi ise daha da kutsal bir değeri baş tacı yapar. Kendisine ‘gazeteci’ unvanını layık görüp bir kadının ahlaki değerlerine saygı duymayı layık görmeyen, iftira ve itibar zedelemeyi kendisine hak görenlerin sözleri mesleki, ahlaki ilkelerini de yerle bir etmekle eş değerdir. Toplumsal duyarlılığın en yoğun olduğu kadın hakları konusunun ‘partiler üstü’ bir kavram olduğunu düşündüğüne inandığım yüce Meclisimizin bu vahametteki iftiralara, karşısındaki kadının kimlik sorgulamasını yapmadan, vicdan muhasebesiyle karşılık vereceğinden şüphem yoktur.”

Benzer Haberler