Erdoğan’ın başdanışmanının hayalindeki Anayasa: Forsa bir yıldız daha eklensin

Yayın tarihi: 6 Ocak 2020 Pazartesi 12:44 pm - Güncelleme: 6 Ocak 2020 Pazartesi 1:35 pm

TSK ve askeri okullar, ‘Mehdi’ çıkışıyla dikkatleri üzerine çeken AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın askeri başdanışmanı Adnan Tanrıverdi’ye göre dizayn edilmiş. Peki, arzu ettiği düzenden bir maddeyi gerçekleştirdiğini söyleyen Adnan Tanrıverdi’nin kafasındaki Anayasa nasıl? Onu da sivillerden özel ordu kurma planları yapan Tanrıverdi kendi ağzıyla anlatıyor.

Cumhurbaşkanlığı bünyesinde oluşturulan Güvenlik politikaları Kurulu üyeliğine de getirilen ve Cumhurbaşkanı Başdanışmanı olan Tanrıverdi’nin sözleri, AKP’ye yakın siyasal İslamcı eski askerler tarafından kurulan özel güvenlik şirketi SADAT ekibinin AKP’nin başkanlık sistemi adlı yeni rejimde ordunun dönüştürülmesi sürecinde kritik bir işlevi olduğunu gözler önüne seriyor.

Tele1 Şeriat Anayasası dosyasını açıyor: “Anayasa Kuran’ın hiçbir ayetine ters olmamalı”

15 TEMMUZ’DAN SONRAKİ YENİDEN YAPILANMADA GERÇEKLEŞTİ

15 Temmuz’dan önce Anayasa Komisyonu’na Silahlı Kuvvetleri’nin yeniden yapılandırmasıyla ilgili tespitlerin yer aldığı bir anayasa teklifi sunduklarını belirten Tanrıverdi, darbe girişiminden sonra bu teklifte sundukları her şeyin yerine getirildiğini belirtiyor.

Tanrıverdi, “Sunduğumuz Anayasa teklifimizdeki Silahlı Kuvvetler’in yeniden yapılandırılması ile ilgili tespitlerimizin aşağı yukarı tamamı 15 Temmuz’dan sonra kongreye girmiştir” ifadelerini kullanan Adnan Tanrıverdi, sözlerine şöyle devam ediyor:

“Biz o zaman, Harp Okulları, Askeri Okulların tamamı Milli Savunma Bakanlığı’na bağlanmalı dedik, bağlandı. Jandarma Genel Komutanlığı’nın Genelkurmayla İçişleri Bakanlığı’na bağlansın dedik, bağlandı. Yüksek Askeri Şura’nın yapısı değişsin dedik, Askeri Yüksek Yargı kalksın dedik, o da gerçekleşti. Başkanlık sistemi gelsin dedik, o da geldi. Bu önermelerimizin tamamına yakını 15 Temmuz’dan sonraki yeniden yapılanmada gerçekleşti” diyor.

Tanrıverdi’nin Ocak 2015’teki “Çözüm sürecinin ulaştığı aşamada ASDER-ASSAM raporu” sunumunda yaptığı konuşmasında dikkat çeken ifadeler şöyle:

TÜRKÇE İKİNCİ DİL OLMALIDIR”

“Devletin kurumlarında ve uluslararası ilişkilerde resmi dil Türkçe olmalıdır ancak, Kürtlerin ve diğer etnik grupların kendi dillerini konuşma, geliştirme ve kendi dilinde eğitim yapma özgürlüğü ve imkanı Anayasa ile koruma altına alınmalıdır. Kürtçe dilinin geliştirilmesi devletin kültür programlarında yer almalıdır. Devletin resmi okullarında isteyen Kürt vatandaşlarımıza kendi dilinde eğitim hakkı sağlanmalı, ikinci dil olarak da Türkçe öğretilmelidir. Türkçe eğitim yapan devlet okullarında da ikinci dil olarak Kürtçe dili tedrisata dahil edilmelidir.

“EYALET SİSTEMİ GETİRİLMELİDİR”

Eyalet sistemi getirilmelidir. Türkiye Cumhuriyeti’nin taşra teşkilatı ve devletin yönetim şekli yeniden düzenlenmelidir. Bu sistem hem Kürtlerin ve diğer etnik grupların özerklik isteklerini kapsayacak hem de devlete bağlılık ve aidiyet duygusunu artıracak şekilde oluşturulmalıdır. Her bakanlık kendilerine bağlı en fazla 6 ila en fazla 10 birimi layıkıyla sevk ve idare edebilir. 81 vilayet merkezden dirayetle yönetilemez. Merkezi idarenin hem ülkemizin diğer milletler nezdindeki menfaatlerini bihakkın koruyabilmesi hem de mahalli ihtiyaçların daha yakın tespit ve karşılanabilmesi için coğrafi, ekonomik, sosyal ve etnik şartlar göz önünde bulundurularak Eyalet sistemi oluşturulmalıdır. Eyalet valileri seçimle işbaşına gelmeli. Adalet, iç güvenlik savunma ve dışişleri merkezden, devletimizin diğer faaliyet alanları eyaletler tarafından mahallinden yönetilmelidir.

“CUMHURBAŞKANLIĞI FORSUNA BİR YILDIZ DAHA EKLENSİN”

Cumhurbaşkanlığı forsuna bir yıldız daha eklenmelidir. Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin Türklerden sonraki en büyük ve asli etnik gurubu Kürtlerdir. Cumhurbaşkanlığı forsunda tarihte kurulmuş 16 Türk Devleti’nin simgesi bulunmaktadır. Eyyübi Hanedanlığı Devleti Kürtler kadar, sünni Müslümanların da iftiharla ve hayırla yad ettikleri bir devlettir.”