Demokrasi Arenası: ‘Ali Erbaş’ı kınıyorum, hakkımı helal etmiyorum’

29 Ekim 2021 Cuma

Gazeteci Uğur Dündar’ın sunduğu Demokrasi Arenası programının konuğu 26. Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ oldu. Ayvalık Halil Başyazgan Cumhuriyet Kültür Merkezi’nde yapılan programda, Cumhuriyet’in kuruluşunun 98’inci yıldönümünün yanı sıra, gündemin öne çıkan başlıkları ele alındı.

29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’nın 98’nci yıl dönümü dolayısıyla, ilk olarak Cumhuriyetin kuruluş döneminden bahseden İlker Başbuğ, “Cumhuriyetin ilanı çok kolay oldu. İnanılmaz kolay” diye konuştu. “Şaşırdınız mı bilmiyorum” diyen Başbuğ, şöyle ekledi:

“Cumhuriyetin ilanı çok kolay. Niye? 29 Ekim 1923’e dönelim, aslında bir gece evvele. Mustafa Kemal yakın arkadaşlarıyla Çankaya’da oturur, çok kısadır o yemek de aslında, yemek yerler ve der ki, ‘Arkadaşlar yarın Cumhuriyeti ilan edeceğiz.’ Ondan sonra İsmet Paşa’yla otururlar 21 anayasasındaki değişimleri hazırlarlar. Ve ertesi güne TBM’ye anayasa değişiklikleri gider. Mecliste, anayasa komisyonunda görüşülür konuşulur ve TBMM saat 18:00’da toplanıyor. Ve anayasa değişikliği, Cumhuriyetin ilanı sağdan da saysanız soldan da saysanız 2 buçuk saat. 18:00’da başlayan toplantı 20:30’da Cumhuriyetin ilan kararıyla sonuçlanıyor. Dolayısıyla Cumhuriyetin ilanı 2,5 saat. Çok kısa bir süre sonra da Mustafa Kemal Atatürk’ü birinci Cumhurbaşkanı seçiyor meclis”

“Cumhuriyet, doğan çocuğun adıdır” sözünü hatırlatarak konuşmasına devam eden Başbuğ, “Abdurrahman Şeref Bey, yaşanan olay çok güzele özetlemiş. Diyor ki, ‘Bu Cumhuriyettir doğan çocuğun adıdır. Ama bu ad bazılarına hoş gelmezmiş, varsın gelmesin.’ Dolayısıyla aslında 29 Ekim 1923 doğan çocuğa bir isim verilmesi olayıdır. Ama arkasında tabii çok korkunç bir süreç var. 4 yıl 5 aylık bir mücadele var” dedi.

Uğur Dündar’ın “Atatürk’te Cumhuriyet fikri ne zaman oluşmaya başladı?” sorusuna, İlker Başbuğ şu yanıtı verdi:

“Mustafa Kemal’i çocukluğundan itibaren alırsanız nasıl karakterize ederiniz, daha küçük çocukken bile bir bağımsızlık düşüncesi var. Bu özellikle kendi hürriyetine olan müthiş bir sevda. Kendi geleceğini tayin etmede kendi rolünün olması. Bu aslında felsefesinin temel noktasını oluşturuyor”

DÜNDAR, “İNSANIN TÜYLERİ ÜRPERİYOR” DİYEREK DİNLEDİ

“Mustafa Kemal’in İsmet Paşa’ya verdiği askeri sicili ben size okuyacağım. Muhteşem bir sicil. ‘Ciddi, faal, zeki, becerikli. Yüksek fikirli. Aslarına ve savaş psikolojisine sahip ve ekili; etkin, iyi bir derin görüşe çabuk kavrayışa sahip. Kolordunun her türlü ihtiyacını geniş olarak düşünmekten ve sağlamaya çalışmaktan bir an geri durmaz, başarılı olur. Askeri bilgisi kavrayışı güzel ve geniş. Doğru, kesin ve tereddütsüz karar sahibi. Cesur ve kişisel kararıyla hareket etmek kabiliyetine sahip. Çok mükemmel bir ahlak. Hoş davranış sahibi. Görgüsü takdire değer. Her zaman üstlerinin, aslarının ve çevresinin emniyet, itima ve sevgisini çekmeye ve kazanmaya çalışan, bunu başaran dürüst bir kişilik”‘

“ALİ ERBAŞ’I KINIYORUM, HAKKIMI HELAL ETMİYORUM”

Ayasofya’da Atatürk’e ‘lanet’ okuyan Ali Erbaş’ın yönettiği Diyanet, 81 ildeki camilerde okutulmak üzere gönderdiği Cuma hutbesinde Cumhuriyetin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk anmadı. Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Uğur Dündar, “Ali Erbaş’ı kınıyorum, hakkımı helal etmiyorum” tepkisinde bulundu. İlker Başbuğ ise “Gerçekleri görmek istemeyenler, en azından utansınlar” diye konuştu.

GÖZYAŞLARINI TUTAMADI

Şehit Sancaktar Mehmet ile babasının hikayesini anlatan Dündar, canlı yayında gözyaşlarını tutamadı. “11 yıl sonra sarılırlar öpüşürler ve çok hazindir, baba ertesi gün orada şehit düşer. Oğlu babasının cenazesini taşırken heykele konu olmuştur ve o yiğit delikanlı Onbaşı Sancaktar Mehmet de, 9 eylül günü birliklerin en önünde giderken şehit düşer” diyerek olayı anlatan Dündar’ın sözleri, seyircileri de etkiledi.

Hutbede Atatürk’ü anmayan Diyanet sosyal medyada ismini geçirdi

 

 

 

Benzer Haberler