CHP’li gençler isyan etti! ‘Güvenilir barınma hakkı istiyoruz’

11 Aralık 2021 Cumartesi

CHP İstanbul il gençlik kolları yurt ve barınma sorunuyla ilgili basın açıklaması düzenledi. İstanbul’daki tüm ilçe gençlik kollarının katıldığı açıklamada konuşmayı Üniversitelerden sorumlu Gençlik Kolları Başkan Yardımcısı Ersel Koruk yaptı.

CHP İstanbul Gençlik Kolları düzenlediği basın açıklamasında İl Başkan Yardımcıları, İlçe GK Başkanları ile beraber İstanbul Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü’nde, geçtiğimiz günlerde Antalya’da cemaat yurdunda katledilen Mehmet Sami Tuğrul anısına basın açıklaması gerçekleştirdi.

Antalya’da yaşanan cinayet sonrası tekrar gündeme gelen yurt problemleri hakkında açıklama yapan İstanbul İl Gençlik Kolları Başkan Yardımcısı Ersel Koruk gençlerin güvenli barınma hakkına dikkat çekti.

İşte Ersel Koruk’un yaptığı basın açıklaması:

Geçtiğimiz günlerde Antalya’da yaşanan insanlık dışı katliam sonucunda yaşamını yitiren Mehmet Sami Tuğrul anısına bu basın açıklamasını yapmak vicdani ve zorunu bir görev haline gelmiştir. Genç bir arkadaşımız kendini cemaat olarak adlandıran bir yapının kaçak yurdunda hunharca katledilmiştir.
Ülkemizdeki devlet yurdu sorununu yine bu noktada, Eylül ayında bir basın açıklamasıyla dile getirmiştik. Tarih ne yazık ki böylesi bir insanlık suçuyla bizleri haklı çıkartmıştır. Devlet yurtlarının yetersizliğinden dolayı, cemaat ve tarikatların böyle kaçak yapılarında kalmak zorunda olan arkadaşlarımızın güvenilir barınma sorununu bir kez daha buradan dile getiriyoruz.

Mevcut hükümet, sosyal devlet anlayışının gerekliliği olan barınma hakkını, bu ülkenin geleceği olan öğrenci arkadaşlarımız için dahi sağlayamayacak duruma gelmiştir. Bizler bugün burada bulunmaktansa Mehmet Sami arkadaşımızla üniversite yerleşkelerinde bir arada olmayı tercih ederdik. Ancak mevcut düzen bizi, katledilen bir arkadaşımızı anmak ve onun sesini buradan tüm yurda duyurmak için bir araya gelmeye mecbur bırakmıştır. Bugün hala milyonlarca üniversite öğrencisi, güvenilir barınma sorunuyla, devletin desteği olmaksızın mücadele etmek durumundadır.
Biz bugün burada Mehmet Sami arkadaşımızın katledilmesi üzerine bir araya geldik ancak bu durum, sadece kişisel olarak bu insanlık dışı saldırı özelinde değil, tüm öğrenci arkadaşlarımızın genel bir sorunu haline gelmiştir. Mevcut yurtların yetersizliği, yapılan yurtlarda yeterli internet altyapısının dahi bulunmaması, yurtlarda kalan arkadaşlarımızın yeme-içme ihtiyaçlarını insani şartlarda giderememesi, yapılan yurtlarda arkadaşlarımızın güvenliğinin sağlanamaması gibi birçok sorunla karşı karşıyayız. Hükümet, üzerine düşen görevi yerine getirmeyi bırakın, geleceğimiz olan gençleri korumaktan bile aciz bir noktaya gelmiştir.
Bugün İstanbul’da, yurt sayısına bakıldığında, 44 öğrenciye sadece bir tane yatak düşmektedir. Sayısız zorluklarla ve büyük uğraşlar sonucunda üniversite kazanan arkadaşlarımız, hayallerini kurdukları üniversiteye kayıt yaptırdığı andan itibaren çok daha çetin bir zorlukla karşılaşmaktadır. Bilin bakalım karşılaşılan ilk zorluk nedir?

“TEMEL İNSAN HAKKI OLAN GÜVENİLİR BARINMA HAKKI”.

Bu durumun daha iyi anlaşılması açısından yurtlara dair birkaç sayı paylaşmak yararlı olacaktır. İstanbul’da şu anda örgün eğitimde okumakta olan öğrenci sayısı bir milyonu aşkındır. KYK yurtlarının yatak kapasitesi ise 25 bin civarındadır. Daha önce de ifade ettiğimiz gibi bir yatağa 44 öğrenci düşmektedir. Nüfusu İstanbul’un yaklaşık 8’de 1’i olan Konya’da yatak kapasitesi 27 binin üzerindedir. Ayrıca son 10 yılda İstanbul’daki üniversite öğrencilerinin sayısı dört buçuk- beş katına çıkmışken KYK yurtlarının yatak kapasitesi iki katına dahi çıkarılmamıştır.

Özellikle AKP’ye yakınlığıyla bilinen TÜRGEV, ENSAR vakfı gibi cemaat ve tarikat yurtlarının, devlet ve AKP belediyelerinin desteği ile İstanbul’daki yurt sayılarını üç katına çıkardıkları düşünüldüğünde, mevcut hükümetin bilinçli bir politik kararla, öğrencileri cemaat ve tarikat yurtlarına mecbur bırakmaya çalıştığı açıktır. İşte bu yurtlarda kalmaya mecbur bırakılan bir arkadaşımız, Mehmet Sami kardeşimiz, bir cani tarafından hunharca katledilmiştir. Bu arada hatırlamadan geçilmemesi gereken bir diğer olay ise 2016 yılında ENSAR Vakfı’nın evlerinde 45 çocuğa yapılan taciz ve tecavüz olayıdır. Mevcut hükümet Ensar Vakfında yaşanan bu mide bulandırıcı olaya rağmen, vakfa olan desteğini hala aynı şekilde devam ettirmektedir. Görülmektedir ki cemaat ve tarikat yurtlarına mecbur bırakılan gençler, iktidarın ideolojik saplantılarından dolayı güvenli barınma hakkından yoksun kalmaktadırlar.

Mevcut hükümet, bugün diğer tarikat ve cemaatlere verdiği şekilde, daha önce de benzer yurtlar kuran Fetullahçı terör örgütüne benzer desteği vermişti. Görünen o ki, Fetullahçı terör örgütünün yaptığı darbe girişiminden ders alınmamıştır. Üzerlerinde hiçbir hukuksal, idari denetleme yapılamayan ya da yapılmayan bu tarikat ve cemaatlerin, yarın devlet içinde örgütlenerek ülkeye verebilecekleri zararlar göz ardı edilmektedir. Dindar nesil yetiştirme gayesini açıkça dile getiren hükümet, bu amaçla hiçbir denetleme yapmaksızın cemaat ve tarikatların önünü açmaktadır. Bizler tüm yurttaşlarımızın bilmesini istiyoruz ki ne olursa olsun Türkiye’nin geleceği genç arkadaşlarımızı cemaat ve tarikatların eline bırakmayacağız. “Biliniz ki, Türkiye Cumhuriyeti şeyher, dervişler, müritler ve mensuplar memleketi olamaz. En doğru, en hakiki tarikat, medeniyet tarikatıdır.” Ve yine unutulmamalıdır ki nasıl İstanbul’da bittiyse, yarın iktidar olduğumuzda Türkiye’de de “adama, kişiye, kişilere, gruplara, cemaatlere, vakıflara, derneklere hizmet işi bitecektir”

Önümüzdeki ilk seçimlerde bu gerici zihniyetten kurtularak, gençlerin ve öğrencilerin ihtiyacını karşılayan bir hükümeti Cumhuriyet Halk Partisi olarak kuracağız. Bilincindeyiz ki tüm üniversiteli arkadaşlarımıza bu zor koşullarda umut olmak en öncelikli ödevimizdir. Türkiye’deki gençlerin yaşadıkları tüm sorunlar hükümetin ideolojik saplantılarından ve bakış açılarından kaynaklanmaktadır. En yakın örneği, İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nden söz konusu zihniyetin gitmesiyle güvenilir barınma sorunun çözümü adına büyük adımlar atılmış, bu dönemin başında üç yeni yurt açılmıştır. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanımız Sn Ekrem İmamoğlu beş bin yatak kapasiteli yeni yurtların da yapılacağını duyurmuştur. Aynı zamanda İstanbul Büyükşehir Belediyesi, ihtiyaç sahibi 30 bini aşkın öğrenciye burs imkanı sağlamaktadır. Bu sadece bir büyükşehir belediyemizin öğrencilere sunduğu imkanlardan birkaçıdır. Aynı zamanda bu hizmetler yarın iktidara geldiğimizde, tüm ülkede yapacağımız hizmetlerin birer göstergesidir
Arkadaşlar hiç merak etmeyin. Genel Başkanımız Sn. Kemal Kılıçdaroğlu’nun da söz verdiği gibi, öğrencilerin yurt sorununu iktidar olduğumuzda bir yıl içerisinde çözeceğiz. Artık üç-beş yandaş firmaya, kamu kaynaklarının peşkeş çekilmesinin önüne geçeceğiz. Söz konusu kamu kaynakları, gerçek sahibi olan, gençler, kadınlar, işçiler, emekliler yani tüm halk için kullanılacaktır.
GÜVENİLİR BARINMA ÖĞRENCİNİN HAKKIDIR!
ÖĞRENCİLER TARİKAT YURTLARINA MAHKUM EDİLEMEZ!
TÜRKİYE’NİN AYDINLIK GELECEĞİNİ HEP BERABER İNŞA EDECEĞİZ

TEŞEKKÜR EDERİM…

Benzer Haberler