CHP’li Altay: Türkiye, dünyanın en pahalı Cumhurbaşkanını kullanıyor

18 Kasım 2020 Çarşamba

CHP’li Engin Altay, AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın ekonomide ‘acı reçete’ açıklamasına ilişkin, “Sen tasarruf et, 83 milyon rahat etsin. Titanik buz dağına çarptı, damat gemiden atladı, Erdoğan dümen kırıyor. Fakat sıkışmadan dümen kırarak çıkamazsın. Ekonomi demokrasi makyajı yetmez” dedi. Altay, Kılıçdaroğlu’nun Çakıcı tarafından tehdit edilmesine de “CHP Genel Başkanını tehdit etmek 83 milyonu tehdit etmek demektir. Bu tablo Susurluk tablosundan daha vahim bir tablodur. Bunlar bize vız gelir” sözleriyle yanıt verdi.

CHP Grup Başkanvekili Engin Altay, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ekonomide acı reçeteyi uygulamaktan kaçınmayacaklarını açıklamasını, “Acı reçete koyacaksan, önce iğneyi kendine batıracaksın. Sarayın masraflarını yüzde 50 kıs. Kıbrıs’a 7 uçakla gitmek çok şık olmadı. Beştepe’den Meclis’e çarşamba konuşmalarını yapmaya gelirken üstte iki helikopter, altta 50 araç, 300 koruma ile gelme. Dört saat Meclis’in tepesinde helikopter uçurmanın maliyeti, senin vatandaşın rızkından alacağından daha pahalı. 18 yılda yapılan özelleştirmelerden devlete adam parayı ödememiş, alsan bugünkü kurla 23 milyar lira yapar. Git onları topla. Alacağını alamıyorsun, milletin sofrasındaki ekmeğe göz dikiyorsun. Ayıp” sözleriyle değerlendirdi.

Bol keseden yiyorlar! Saray’ın ‘acı reçetesi’ yine halka kesildi

TBMM’de basın toplantısı düzenleyen Altay özetle şunları söyledi:

İÇİŞLERİ İŞGÜZAR BÜROKRATLARINA TEŞEKKÜR: Güya çok önemli bir devlet projesine karşı muhalefet etmekten dolayı İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın İmamoğlu’ndan ifade istediler, çok da iyi yaptılar. Bunun bir devlet politikası değil şahsım politikası olduğunu bilmeyen kalmadı. Bu bir rant projesidir. Erdoğan ve yakın çevresinin daha önce o belgede aldıkları tarlaların kupon arsaya çevrilmesi ve bir manzaraya ihtiyaç olduğu için Karadeniz ile Marmara arasında bir kanal açmak suretiyle bir Lale Devri projesi yapmaya yönelik bir uygulamadır. Ancak herkes bilmelidir ki İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanımız görevini yapacak ve hiçbir adli kovuşturmadan da çekinmeyecektir. İmamoğlu’nun görevi, İstanbul’un hak ve menfaatlerini korumaktır. Bu görevine devam edecek. Bu ifade aslında çok güzel olacak. Bu ifade ile İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanımızın direnci artacak. Peşinen herkesin bilmesini isteriz ki hiçbir idari ve adli soruşturma CHP Genel Başkanı başta olmak üzere hiçbir milletvekilini hiçbir il başkanı ve ilçe başkanını ürkütemez. CHP’yi hiçbir soruşturma geri adım attıramaz. Ancak bu ifade istemi, İçişleri Bakanlığı işgüzarlığının, Kanal İstanbul Projesi’nin sakınca ve mahsurlarını Türkiye’ye daha rahat bir şekilde anlatma fırsatı da verecektir. Ben tekrar İçişleri Bakanlığı işgüzar bürokratlarına çok teşekkür ediyorum.

83 MİLYONUN HAYATIYLA KUMAR: En acil ve temel sorunlarımızın başında COVİD ile mücadele geliyor. Açıklanan yeni önlemlerle aklıma şu geldi: Kendisinin özel gayretini takdir eden biri olarak söylüyorum, Sağlık Bakanı an itibariyle iki arada bir derededir. Bilim Kurulu ve Cumhurbaşkanlığı arasında sıkışmıştır. Bilim ne önerdi, önerisi ne kadar kabul gördü? Kabul görmeyen önerilerini Bilim Kurulu’na soruyorum. Devlet sırrı olamaz bu? Bilim emrediyorsa, yürütme yasama onu yapmıyorsa 83 milyonun hayatıyla kumar oynanmaktadır. Bilim Kurulu’nun önerileri budanarak hayata geçirilmeye çalışılmış. Bilim Kurulu önerilerinin hükümete yaptığı önerilerin halk ile paylaşılmasını istiyoruz. Çünkü 13 Kasım’da Sayın Bakanımız çıktı, ‘yakında maske ile vedalaşacağız’ dedi. 13 Kasım’da Milli Eğitim Bakanımız çıktı, ‘bütün kademelerde yüz yüze eğitime tatil sonrası başlıyoruz’ dedi. Beş günde ne olmuş olabilir de Bilim Kurulu daha doğru yürütme bu yeni tedbirleri uyguluyor? Bu hafta okulların tüm kısmında yüz yüze eğitim başlayacakken, başlamış olan da durduruldu. Derhal Bilim Kurulu’nun her iki bakanın açıklamalarının çöktüğü noktada, hükümete neleri tavsiye ettiğini kamuoyuna paylaşma zorunluluğu vardır. En başında söyledik ama mekanizma ters çalıştı. Sağlık Bakanı Cumhurbaşkanını dinledi; Bilim Kurulu, Sağlık Bakanını dinledi.

Alaattin Çakıcı’dan Kılıçdaroğlu’na çirkin yanıt

CUMHURBAŞKANI SEN BU İŞLERİ BİLENE BIRAK: Sayın Cumhurbaşkanına sesleniyorum: Sen bu işleri bilmezsin. Bu işleri bilenlere bırak. Yani Bilim Kurulu’na Sağlık Bakanlığı’na bırak. İş adamlarıyla toplantı yapıp, Bilim Kurulu kararlarını tırpanlama kardeşim. Ne gerekiyorsa o yapılsın. Gerekirse kesintisiz 14 gün izole yapılsın ama kimseyi de aç açıkta bırakma. Sen ‘git evine öl’ diyorsun. Bu insanlar taş mı yiyecek? Evet izolasyon ama bununla beraber adil ve sosyal devlet de gerekli. Kimseyi sosyal güvenlik haklarından mahrum etmeyecek, kimseyi aşısız, testsiz, maskesiz bırakmayacak bir devlet arıyoruz.

MECLİS’E 2 HELİKOPTER, 50 ARAÇ, 300 KORUMA İLE GELME: Cumhurbaşkanı acı reçete uygulamaktan bahsetti. 18 yıldır ülkeyi yönetenler, pembe tablo anlatanlar, birdenbire çark ettiler. Bu çok vahim bir tablodur. Meali şudur: 18 yıldır yalan söyledik. CHP’nin yıllardır ekonomi ile söylediği iddiaların ve tespitlerin doğruluğu önünde şapka çıkarmak demektir. Acı reçete için Sayın Erdoğan’a bir tavsiyem var. Bu millet çok bedel ödedi. Sen önce acı reçete koyacaksan, önce iğneyi kendine batıracaksın. ‘Kul varlıkla beraber yoklukla sınanır’ diyen Erdoğan’ın iyi sınav vermediğini hatırlatmak lazım. KKTC’ye bir ordu ile gitmenin tam adı israftır. Bu hem haram hem günahtır. Türkiye, dünyanın en pahalı cumhurbaşkanını kullanan bir ülke. Eğer acı reçete hevesin varsa önce şunları yap biz bu reçeteyi içeceğiz. Sarayın masraflarını yüzde 50 kıs. Kıbrıs’a 7 uçakla gitmek çok şık olmadı. Beştepe’den Meclis 6 kilometre. Beştepe’den Meclis’e çarşamba konuşmalarını yapmaya gelirken üstte iki helikopter, altta 50 araç, 300 koruma ile gelme. Bu da bir tasarruf hem de iyi bir tasarruf. Dört saat Meclis’in tepesinde helikopter uçurmanın maliyeti, senin vatandaşın rızkından alacağından daha pahalı. 13 özel uçağın 12’sini satsan 6 milyar 700 milyon TL tasarruf edeceksin. Yazlık ve kışlık sarayları satsan 12 milyar 170 milyon TL tasarruf edeceksin. Yandaşın vergi borcunu silmekten vazgeçsen 3 milyar liralık her yıl tasarruf edeceksin. Kamu özel iş birliği projeleri üzerinde yapılan ödemeleri durdursan 110 milyar lira 3 yıl içinde tasarruf edeceğiz.

SEN TASARRUF ET, 83 MİLYON RAHAT ETSİN: Saray pahalı kardeşim. 2020’de bir günlük maliyeti 11 milyon lira. Yüzde 50 kıssan her gün 5 milyon tasarruf edeceksin. Milletin sırtına vurmaktan vazgeçeceksin. 18 yılda yapılan özelleştirmelerden devlete adam parayı ödememiş, alsan bugünkü kurla 23 milyar lira yapar. Git onları topla. Alacağını alamıyorsun, milletin sofrasındaki ekmeğe göz dikiyorsun. Ayıp! Saray pahalı da devlet ucuz mu? Şu gördüğünüz binaların yarısına milyarlarca lira ödüyoruz. Rezidanslardan devleti çıkarsan 1 milyar 500 bin lira da buradan tasarruf sağlıyorsun. Bunlar yapılırsa 84 milyar 890 milyon lira 2021’de tasarrufumuz olacak. Sen tasarruf et, 83 milyon rahat etsin. Titanik buz dağına çarptı, damat gemiden atladı, Erdoğan dümen kırıyor. Fakat sıkışmadan dümen kırarak çıkamazsın. Ekonomi demokrasi makyajı yetmez. Kaldı ki sen demokrasiyi sevmezsin. Millete hukuk makyajı satmaya kalkmayın.

ADALET BAKANI SOMUT ADIM AT: Korkarım Adalet Bakanı AK Parti’den ayrılacak, ironi yapıyor. ‘Suçtan zarar gören kişiyi yalnız bırakmak hukuk devletiyle bağdaşmaz.’ Ne güzel ağzına sağlık. Sen şimdi bu cümleyi sarf ettikten sonra Berberoğlu’nu arayıp ‘bu kabul edilemez’ demeliydin. Hukuk devleti var mı? Yok. Devlet şekil değiştirmeye başladı, siyasetin yeni paydaşları çıkmaya başladı. Adalet Bakanının bu sözün gereği olarak bir somut adım atacaksa HSK ile Enis Berberoğlu konusun görüşüp, yargıçlarla ilgili işlem başlatması lazım.

TEHDİT, SUSURLUKTAN VAHİM BİR TABLO: CHP’nin ilk genel başkanı hakkında idam fermanı çıkarılmıştı, son genel başkanına kurşun dağıtılmıştı. Öyle mafya uzantılarının tehditlerine CHP pabuç bırakmaz ama bu soru muhataplarının o mektupta övgüler düzülen Sayın Erdoğan ve Sayın Bahçeli olması gerekir. Göklere çıkarılmış, kendileri ne yapar bilmem ama akla gelen şu olur: Cumhur İttifakı’nın yeni bir sözcüsü var. Yeni sözcüsü devletin hukukun dışına çıkmasından kaynaklı olarak karanlık güçlerle artık siyasette görev üstleniyor demektir. Bu utanç verici ve ibret verici bir tablodur. CHP Genel Başkanını tehdit etmek 83 milyonu tehdit etmek demektir. Bu tablo Susurluk tablosundan daha vahim bir tablodur. Bunlar bize vız gelir” yanıtı verdi.

Benzer Haberler