Cezaevlerinde koronavirüs tehdidi: ‘Acil önlem alınmalıdır’

17 Mart 2020 Salı

CHP Genel Başkan Yardımcısı ve CHP Cezaevleri Komisyonu Sözcüsü Veli Ağbaba, Koronavirüs salgınında Cezaevlerinde acilen alınması gereken tedbirlerle ilgili basın açıklaması yaptı.

Tüm dünyayı etkisi altına alan ve Türkiye’de de giderek vaka sayısı artan koronavirüsün, cezaevleri açısından tehlike arz ettiğinin altını çizen CHP Genel Başkan Yardımcısı ve CHP Cezaevleri Komisyonu Sözcüsü Veli Ağbaba, “Koronavirüsün cezaevlerinde çıkması ihtimali, hiçbirimizin düşünmek istemeyeceği derecede, çok ciddi sonuçlara, ölümlü vakalara yol açabilir. Özellikle hastalar, yaşlılar, çocuklu anneler büyük risk altındadır” dedi.

Ağbaba, açıklamasında şunları kaydetti:

“Adalet Bakanlığı’nın son açıkladığı verilere göre, Türkiye’deki 355 Cezaevinde toplam 282 bin 703 mahkûm ve tutuklu bulunmaktadır. Toplam kapasitesi 233 bin kişi olan Cezaevlerindeki mahpus sayısı, toplam kapasitenin çok üzerindedir. Son yıllarda çok sayıda yeni cezaevi açılmasına rağmen, Cezaevlerindeki doluluk meselesinin yeni cezaevleri yapılarak çözülemediği de açıktır. Yargılama süreçlerindeki birçok sorunla birlikte; mevcut iktidarın hapishanelerdeki doluluğu yeni cezaevi inşa ederek çözmeye çalışması, siyasi iktidarın adalet ve infaz politikasının yanlışlığını ve çözümsüzlüğünü ortaya koymaktadır.

Türkiye’deki Cezaevleri, kapasitelerinden %22 fazla mahkumu barındırmaktadır. 20 kişilik koğuşlarda 50 kişi kalmakta, özellikle açık cezaevlerinde bir yatakta iki mahkum yatmakta ve koğuş içine tuvalet önlerine kadar yer yatağı serilmektedir. Çoğu koğuşta 1 ya da en fazla 2 tuvalet bulunmaktadır ve en basit hijyen önlemlerinin alınmasının dahi mümkün olamayacağı bir ortam sözkonusudur. Binlerce insanın yemek yediği bir ortamda hijyen ve sağlık koşullarının korunmasından bahsetmek de imkansızdır. Son günlerde bazı cezaevlerinden suların kesildiğine dair bilgiler gelmektedir. Ki bu en temel temizlik koşullarının bile sağlanamadığı anlamına gelir. Mahkum görüşmelerine yasak getirilmesi meseleyi çözmekten çok uzaktadır. İnfaz koruma memurları ve 70.000’i aşkın cezaevi personeli dış ortamla temas halindedir. Virüs bulaşmış bir tek kişinin Cezaevine girip çıkması, Cezaevindeki tüm mahkumlara bulaşması demektir. Hiçbir mahkumun ve çalışanın bu sağlıksız ortamda kendini koruyabilme şansı yoktur.

‘CEZAEVLERİNDE ÖLÜMLERİN YAŞANMAMASI İÇİN HEMEN HAREKETE GEÇİLMELİDİR’

Hapishanelerde son belirlenen rakamlara göre 459’u ağır hasta olmak üzere 1333 hasta mahpus bulunmaktadır. Yeme, içme, nefes alma dışında hiçbir yaşamsal aktivitesi olmayan bu insanların tahliye edilmemesi, en temel insan hakkı olan sağlık hakkının ihlalidir. Bazı hastalar ise yatalak ve başkasının bakımına muhtaç durumdadır. Hasta mahpusların kanuni hakkı olan birçok uygulama ise siyasi iktidarın politikası sonucu uygulanmamaktadır. Normal zamanlarda bile sağlık hakkına erişmekte güçlük çeken mahkumlar bugün çok büyük bir riskle karşı karşıyadır. Birçoğu kronik hastalıklara sahip hasta mahkumların virüse maruz kalmaları halinde, ard arda ölümlerin gelmesi kaçınılmaz olacaktır.

Suçu ne olursa olsun tutuklu ve hükümlülerin, sağlıklarının, can güvenliklerinin devlet güvencesi altında olduğu yasalarla kabul edilmiştir. Bulaşıcı Covid-19 virüsünün cezaevlerinde görülmesi, hasta ve ağır hasta tutuklu ve hükümlülerin hayatlarını çok ciddi bir tehlikeye sokacaktır.
Bir başka husus ise, cezaevinde anneleriyle kalmak zorunda olan binlerce çocuktur. Virüsten korunmak için okulların tatil edildiği şu günlerde, cezaevinde kalan çocuklar, korumasız bu ortamda anneleriyle beraber risk altındadır.

Yine çok önemli bir diğer konu, özellikle düşünce suçlarında tutuklu yargılanma meselesi ve kaçma şüphesi olmadığı halde Cezaevinde tutulan mahpuslardır. Siyasi iktidar tutuklamayı bir tedbir değil cezalandırma aracı olarak kullanmaktadır. 100’den fazla gazeteci siyasi iktidarın talimatlarıyla Cezaevlerinde tutulmaktadır. Özellikle keyfi siyasi tutuklamaların her geçen gün daha da arttığı ortadadır. Suçu kesinleşmediği halde, uzun süre tutuklu bulunan kişiler, özgürlüklerinden mahrum bırakıldıkları gibi sağlık hakları da ihlal edilmektedir.

Evrensel kabullere göre ‘Özgürlüğünden yoksun bırakılan herkese, insan haklarının gerektirdiği gibi saygılı davranılmalıdır’ denilmektedir. Sağlık hakkının da bu temelde değerlendirilmesi gerekmektedir. Tutuklu ve hükümlülerin cezaevlerinde ruh ve beden sağlığını koruyabileceği koşullarda tutulması ve “sağlık hizmetlerine erişim hakkı” güvence altına alınmalıdır. Hapishanelerdeki her birey, hapishane dışındakilere eş bir sağlık hizmetinden yararlanma ve önleyici korunma hakkına sahiptir.

Hapishanelerde yeterli sayıda doktor ve uzman doktorun bulunmaması, pek çok hapishanede haftada sadece iki yarım gün doktorun mahpusları muayene etmesi de, mahkûmların sağlığa erişiminde ciddi engel teşkil etmektedir. Cezaevinde bir hastanın sağlık birimlerine sevki ile sağlık hizmetine erişimi arasında geçen süre çok uzundur. Covid-19 virüsü belirtisi gösteren bir hastanın birçok kişiye bulaştırma ihtimali bu nedenle çok yüksek olacaktır. Normal koşullarda dahi sağlığa erişimi birçok engele uğrayan mahkum ve tutukluların pandemik bir bulaşıcı hastalığa karşı cezaevi ortamında nasıl korunacağı belirsizdir.

ACİLEN ALINMASI GEREKEN ÖNLEMLER

Acilen ve vakit geçirmeden alınması gereken önlemler şunlardır:

1- Hasta mahkumlar biran önce tahliye edilerek, gerekirse cezasının kalanını ev hapsinde geçirmelidir.
2- Çocuklu annelere istisnasız ceza ertelemesi yapılmalıdır.
3- Yaşlı ya da başkasının bakımına muhtaç derecede düşkün durumdaki mahkumlar, tahliye edilmeli, elektronik kelepçe ile kalan süresini geçirmelidir.
4- Kasten yaralama, öldürme, uyuşturucu satışı ve ticareti, cinsel istismar ve tecavüz nedeniyle tutuklu bulunanların dışındaki tutuklular, adli kontrol şartıyla serbest bırakılmalıdır.
5- Cezaevlerindeki her mahkuma kişisel hijyenini sağlayabilecek miktarda hijyen ve tıbbi malzeme ücretsiz olarak verilmelidir. Koğuşların hijyenik temizliği sağlanmalı, koğuş temizliği için ayrıca malzeme dağıtılmalıdır.”

Benzer Haberler