Kılıçdaroğlu’ndan Diyanet İşleri Başkanı Erbaş’a: O koltuğu kirletiyorsunuz

28 Temmuz 2020 Salı

Partisinin grup toplantısında konuşan CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş’ın Ayasofya’nın açılışında söylediği sözlere tepki göstererek, “O koltuğu sadece ve sadece kirletiyorsunuz” dedi. Kılıçdaroğlu, iktidara geldiklerinde yeni bir Anayasa yapacaklarını söyleyerek, “TBMM’de öyle gece yarısı kanunları olmayacak, milletin çıkarı neyi gerektiriyorsa onlar görüşecek” diye belirtti. Ekonomiye de değinen Kılıçdaroğlu, “Tencerelerin kaynamadığını biliyoruz. Ama bunların geçici olduğunu belirtmek isteriz. Yeter ki sandık koysunlar. Koyarlar mı bilmiyorum? Çünkü ‘tek adam’ karar verecek” ifadesini kullandı.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu partisinin grup toplantısında konuştu.

Kılıçdaroğlu, Cumartesi Anneleri’ne dikkat çekerek, “Devleti yönetenlerin annelerin sesini dinlememesi kadar acı bir şey yoktur. Bir ayıbı dünya görmesin diye Cumartesi Anneleri’ne izin vermiyorlar” dedi.

Kılıdçaroğlu Kürt sorunu için demokratik çözüm sözü vererek, “40 yıldır Kürt sorunu tartışılıyor, 40 yıldır bir sorun neden çözülmez? 40 yıldır siyasi otorite Kürt sorununu çözmedi. Batı’nın egemen güçleri Türkiye’nin aleyhine kullanıyor. Sorumlusu bugüne kadar iktidar olup bunu çözmeyendir. Ben genel başkan olarak bu sorunu demokratik standartlar içinde, Türkiye’nin bağımsızlığı çerçevesinde çözeceğime söz veriyorum” diye konuştu.

Kılıçdaroğlu’nun konuşmalarından satır başları şöyle:

“Kimse umutsuzluğa kapılmasın, önümüzdeki süreç parlak.Yeter ki sandığı koysunlar, koyarlar mı bilmiyorum. Cesareti varsa sandığı koyar. Herkes boyunun ölçüsünü alır.

Mersin’de kazada hayatını kaybeden şehitlerimiz için başsağlığı diliyorum.

Ali Erbaş hakkında bir suç duyurusu daha

“BİR AYIBI DÜNYA GÖRMESİN DİYE CUMARTESİ ANNELERİ’NE İZİN VERMİYORLAR”

Anneler evlatlarının üzerine titrer. 800 haftadır bir grup anne evlatlarını arıyor. Evlatları kaybolduğunda bazıları 13, 20, 30 yaşlarındaydı. Onların evlatları nerede kayboldu. Güvenlik güçleri tarafından gözaltına alındılar, tutuklandılar. Bir süre sonra haber alınamadı. 800 haftadır anneler Galatasaray’a gidip bir karanfil bırakmaya gittiler. Evlatlarımızın bari mezarını söyleyin diyor anneler. Bir karanfil bırakmalarını çok gördüler. O annelerin sesini duymayanlara ben insan demem. Cumartesi Anneleri’nin sesini duymak zorundayız. Diyarbakır Anneleri de mübarek annelerdir, onların da evlatları var. O evlatlarının terör örgütlerine gitmesini kim sağladı? Anneler arasında hiçbir ayrım yapmıyoruz. Anneyi bizi yetiştiren bir insan olarak değerlendiriyoruz. Devleti yönetenlerin annelerin sesini dinlememesi kadar acı bir şey yoktur. Bir ayıbı dünya görmesin diye Cumartesi Anneleri’ne izin vermiyorlar.

DEMİRTAŞ VE KAVALA AÇIKLAMASI

O ülkede hak aramanın olmadığını bütün dünya görüyor. Bizi bu tablo üzüyor. Osman Kavala 1001 gündür içeride. Üç kez mahkemeden beraat etti. Her tahliyeden sonra tutuklandı.Devlete yakışmaz bu. Aynı dosyadan yeni bir suç uyduruyorsanız siz Osman Kavala’dan intikam alıyorsunuz. Tıpkı Selahattin Bey gibi. Kalemi satmayan hiçbir gazeteci zorun karşısında diz çökmez.
37. kurultayımızı yaptık. Belli çevrelerin endişeleri vardı. Belki de bizim bugüne kadar yaptığımız en düzenli kurultaydı. Herkesin yeri belliydi. Hiç kimseyi üzmemeye özen gösteren bir kurultayı gerçekleştirdik. Emeği geçen arkadaşlarıma teşekkür ederim. Bu kurultayda “İkinci Yüzyıla Çağrı Beyannamesi”ni açıkladık. Cumhuriyetimizin ikinci yüzyılına giderken neyi vaat etmeliyiz? Bunları düşündük. İşsizliği, yoksulluğu yenmek zorundayız.

Bin gündür tutuklu olan Kavala’nın avukatı: Hangi bilgiyi temin etmiş ve kime vermiş bilmiyoruz, iddia makamı da bilmiyor

Yolsuzlukla mücadele etmeliyiz. Bunları kimlerle ve nasıl yapacağız? Bunları dostlarımızla gerçekleştireceğiz, biz bunu söyleyince havuz medyasında titreme oldu. Bizim ortaya koyduğumuz 13 maddeye ‘evet’ diyen herkes bizim dostumuzdur.

“YENİ BİR ANAYSA YAPACAĞIZ”

Yeni bir anayasa yapacağız. Anayasa kitapçığını eline alan her vatandaş bu benim anayasamdır diyecek. Bütün herkesin bir araya gelip oturup demokratik bir anayasa yapacağız.

Bu anayasanın özünde demokratik parlamenter sistem olacak. Bu anayasada cumhurbaşkanı tarafsız olacak. Adına cumhurbaşkanı diyorsak 83 milyonun cumhurbaşkanı olacak, herkese eşit mesafede olacak. Bir partinin genel başkanı hâkim tayin etmez. TBMM’de öyle gece yarısı kanunları olmayacak, milletin çıkarı neyi gerektiriyorsa onlar görüşecek.”

Adaletin güven vermesi gerek. Bugünkü yargı sarayın vesayeti altında. Türkiye Tarım Kredileri Kooperatifleri Merkez Birliği var. Başında da AK Partili bir milletvekili var, birkaç yerden maaş alıyor. Onu da AK Partililerin vicdanına havale ediyorum.

Millî Gazete’de 19, Tarımdan Haber sitesinden 65 haber yayınlanıyor. Toplam 84 haber. 7 Temmuz’da bunlar mahkemeya başvurup aynı gün bütün haberlere erişim yasağı getiriliyor. Erişim yasağına getirilen bir haber de Saadet Partili milletvekilinin soru önergesi. Bunu yapan hâkim. Talimatı ‘Erişim yasağı getir’ talimatı alıyor. Gerçek anlamda adaleti istiyorsak yargı üzerindeki vesayeti kaldırmak zorundayız. Bizim de aradığımız gerçek anlamda adalet.

Akşener: İstiklal Harbi kahramanlarına bir hayır duasını çok gören Ali Erbaş, şimdi de lanet okuyor

“KÜRT SORUNU 40 YILDIR NEDEN ÇÖZÜLMÜYOR?”

Türkiye’nin toplumsal barışı ve huzuru sağlanacaktır. İkinci hedefimiz bu. 40 yıldır Kürt sorunu tartışılıyor, 40 yıldır bir sorun neden çözülmez? 40 yıldır siyasi otorite Kürt sorununu çözmedi. Batı’nın egemen güçleri Türkiye’nin aleyhine kullanıyor. Sorumlusu bugüne kadar iktidar olup bunu çözmeyendir. Ben genel başkan olarak bu sorunu demokratik standartlar içinde, Türkiye’nin bağımsızlığı çerçevesinde çözeceğime söz veriyorum.

ALİ ERBAŞ’A TEPKİ: O KOLTUĞU KİRLETİYORSUNUZ

İstanbul işgal edildiğinde İngiliz Muhipler Cemiyeti kuruluyor. Bir sürü yandaşlar geliyor oraya, dönemin sarayı her türlü desteği veriyor. Mustafa Kemal için idam fermanı çıkarılıyor. ‘Neden Türkiye’yi kurtarıyorsun, bak ne güzel keyfimiz yerinde’ diye. Sevr anlaşmasını imzaladılar. Rıfat Börekçi de dönemin Diyanet İşleri Başkanı’ydı. O da şeyhülislamın tam aksine fetva verdi.
Tarihi bilmeden belli koltuklara oturursanız kendi tarihinizi reddetip yabancıların size dayattığı tarihi öğrenirseniz siz o koltuğa layık değilsiniz. Çıkacaksınız öyle bir konuşma yapacaksınız ki haddinizi aştığınızı bilecek ve geri almak için çaba harcayacaksınız. Bu o koltuğun hakkını veremiyorsun demektir. Sen erdemli, dürüst değilsin. O kişi bilmeli Mustafa Kemal Atatürk ve arkadaşları olmasaydı bugün o camilerin hiçbirinde 5 vakit ezan okunmazdı. Bunu biliyor musun sen!

Lanet sözcüğü, sevgi, hoşgörü varken kullanılır mı? Belki lanet sözcüğünü Erdoğan için kullanmış olabilir onu da söylesin. Buna rağmen bu sözcüğü bir din adamının kullanması doğru değildir. Dua okunur, e okusaydın o zaman. Ağzını kapatan mı vardı? Bunlar tarihin de gerçeğin de ne olduğunu bilmiyorlar. O koltuğun kendisine paye vereceğini sanıyorlar. O koltuğu sadece ve sadece kirletiyorsunuz.

“YETER Kİ SANDIK KOYSUNLAR”

Hayatın çok zor olduğunu, tencerelerin kaynamadığını biliyoruz. Ama bunların geçici olduğunu belirtmek isteriz. “İkinci Yüzyıla Çağrı” metnimizle sorunları ve çözümleri ortaya koyduk. Yeter ki sandık koysunlar. Koyarlar mı bilmiyorum? Çünkü ‘tek adam’ karar verecek.

“MECLİS’E CİNSİYET KOTASI VERİLMELİ”

Özellikle kadınların dinlemesini isterim. Kadınlar her seferinde siyasette yer almak istiyorlar erkekler fırsat vermiyor. Ne olması lazım? Seçim kanununa madde gelmesi lazım. Cinsiyet kotasının seçim yasasına girmesi lazım. Böylece kadınların siyasetteki yeri yasal güvence altına alınması lazım. Bu konuda CHP’li kadın Milletvekilleri bir kanun teklifi verdiler. Ve bütün kadınlara çağrı yapın. Buna hangi parti hayır diyorsa Türkiye’deki bütün kadınlara bunu duyurun. Sizin önünüze engel koyuyorlar. ”

Namık Koçak: Hilafeti bırak, açlığa bak

Kavgalı oldukları ailenin otomobilini parçaladılar: İşte o anlar…

Benzer Haberler