Bir öğretmenin isyanı

1 Kasım 2022 Salı

AKP iktidarının yarattığı kriz, çocukları yetersiz beslenmeye ve açlığa mahkum etti. Öğrencisi aç olduğu için isyan eden Milli Eğitim Bakanlığı’nda (MEB) görevli bir öğretmenin anlattıkları yürekleri burktu.

AKP’nin uyguladığı ekonomi politikaları nedeniyle halk yoksullaşmaya devam ediyor. Birleşmiş Milletler (BM) Dünya Gıda Programı tarafından ve Haziran ayında güncellenen Dünya Yoksulluk Haritası’na göre, Türkiye’de 84.3 milyon nüfusun 14.8 milyonu yeterli gıda tüketemiyor ve her ay on binlerce vatandaş bu listeye ekleniyor.

Yoksulluktan en çok da çocuklar etkileniyor. Türkiye’de 5 yaş altı çocukların yüzde 1.7’si yani yaklaşık 1 milyona yakın çocuk akut yetersiz beslenme yaşıyor; yani, çocuklar ihtiyaç duydukları besinleri alamadığı için gelişemiyor. Yaklaşık 3 milyon çocuk ise kronik yetersiz beslenme yaşıyor.

Sosyal paylaşım sitesi Twitter’de yaşadıklarını anlatan bir öğretmen, aç olduğu tespit edilen çok sayıda öğrenciyle karşılaştıklarını ifade etti.

Yaşadığı son olayla duruma isyan eden öğretmen, paylaşımında “Bugün bir öğrencim derste başım çok ağrıyor dedi ve biz dersteyken ağladığını söyledi öğrenciler. Yanına gittim ve çocuğun başının ağrımasının nedeninin açlık olduğunu hemen anladım maalesef. Çünkü çok sık karşılaşıyoruz.” ifadelerini kullandı.

Erdoğan konuşurken ‘Çoluğum çocuğum aç’ diyen vatandaş susturuldu, canlı yayın kesildi

Hasret Bağiç isimli matematik öğretmeni, paylaşımında şunları aktardı:

“Böyle durumlarda biz öğretmenlerinin bir şeyler almasını kabul etmiyor öğrenciler. Çok gururlular. Ne yapsam diye düşünürken sevdiğim bir öğrenciyi çağırıp gizliden biraz para verdim kantinden hem kendisine hem de ona bir şeyler almasını söyledim.

Çok geçmedi, para verdiğim öğrenci gidip sadece arkadaşına bir şeyler alıp kendisi ona almış gibi verdi çocuğa. Tüm ısrarıma rağmen kendisi için bir şey almadı. Başı ağrıyan çocuk bir şeyler yedikten sonra kendine geldi ve teneffüste arkadaşlarıyla koşup oynadı.

KARŞILAŞTIĞIM İLK OLAY DEĞİL

Bunu şunun için anlatıyorum. Bu sadece bir öğretmen olarak benim karşılaştığım ilk olay değil. Defalarca karnım ağrıyor, başım dönüyor diyen çocuklara zorla da olsa bir şeyler yedirince çocuklar kendine gelip derse veya arkadaşlarına dönüyorlar.

Şu anki eğitim sisteminde cidden büyük sorunlar var ama belki de sorunların en acili çocukların henüz biyolojik ihtiyaçları bile karşılanmadan okuldan verim almalarının beklenmesi.

Sabah çok erken bir saatte karanlıkta derse başlıyoruz. O saatte çocuğun kahvaltı yapabilme imkanı olsa bile ( ki çoğu kahvaltısız geliyor) 7 saat boyunca acıkmadan durabilmesi çok zor. Biz yetişkinler bile dayanamıyoruz. Bunlar daha küçücük çocuk.

Kaldı ki o kadar erken geliyoruz ki çocuklar ilk derste uyumak istiyorlar. Düşünün sabahın o saatinde hem doğru düzgün bir şey yemeniz zor hem de uykusuzsunuz. Bu çocuklar bizi hangi kafayla dinleyecekler de verim alacaklar.

Birçok ailenin çocuğuna kantinde harcaması için düzenli para verebilmesi de çok zor (hele de benimki gibi mahallelerdeki okullarda). Kantindeki fahiş fiyatlardan bahsetmiyorum bile. En ucuz kalitesiz çikolata 5 lira. 2-3 liraya alınacak bir şey kalmadı.

BÜTÇE AYRILMASI LAZIM

Okullarda çocukların beslenme yapabilmesi için bir bütçe ayrılması ya da okullarda beslenme dağıtılmasının zorunlu olduğunu düşünüyorum. Biz öğretmenlerin çabalarıyla bu sorun çözülmez.

Kaç tane öğretmen arkadaşım biliyorum, birkaç çocuğun açlığını görüp onları rencide etmeden sorunu çözmek için numaradan bir soru sorup o soru bilinince tüm sınıfa kahvaltı ısmarladığını biliyorum.

Ama bizim de durumumuz çok iyi değil ki. Biz de zar zor geçinebilen, hatta geçinemeyen borç batağında insanlarız.

Bu tweeti yazdım. Çünkü hayat bu ya belli mi olur. Belki bu sorunu yüksek perdeden dillendirecek birilerinin önüne düşer. Belki de sorunu çözecek makamdakilerin önüne düşer.”

“1 milyondan fazla öğrenci okula aç gidiyor”