“Biden da Kavala’yı Rahip Brunson gibi hapisten çıkaracak”

16 Aralık 2020 Çarşamba

Anayasa Mahkemesi (AYM) önceki gün, 3 yılı aşkın bir süredir cezaevinde bulunan iş insanı Osman Kavala’nın hak ihlali ile ilgili başvuru dosyasını Genel Kurul’a sevk etti. Erdoğan ve Bahçeli’nin “Kızıl Soros” ilan ettiği Kavala’nın iki gün sonra duruşması var, top davaya bakan mahkemeye atıldı. Karar gazetesi yazarı Akif Beki Osman Kavala davasında “Biden” faktörüne dikkat çekerken, AKP’ye yakın Hürriyet yazarı Selvi de “Yeniden reform sürecini başlatıp yönünü AB’ye çeviren Türkiye’nin önüne çıkan en önemli engellerden birini Kavala’nın tutukluluğu oluşturuyor” yorumunda bulundu.

Karar gazetesi yazarı Akif Beki, iş insanı Osman Kavala davasıyla ilgili şu açıklamayı yaptı:

“Trump için Rahip Brunson davası ne idiyse, yeni Başkan Biden için de Kavala davası o olacağa benziyor. Osman Kavala’yla birlikte yargılanan iki numaralı sanığın kimliğinden dolayı… Demokrat Partili başkanlar döneminde, eşiyle birlikte kritik görevler yapan bir ABD vatandaşı çünkü. İstanbul doğumlu, Türkiye’den ayağını hiç kesmemiş biri… Uluslararası ilişkiler profesörü Henri Barkey’in ekip arkdaşları, Biden’la tekrar iktidara geliyor. Barkey gibi eşi Ellen Laipson da Dışişleri’nde politika planlama uzmanı olarak çalıştı. Profesör Laipson, Clinton ile Obama’nın ulusal güvenlik ve istihbarat danışma kurullarında yer aldı.

Anayasa Mahkemesi’nden Osman Kavala kararı

Şimdi Biden, Obama’nın kadrolarını yeniden üst düzey görevlere atıyor. Üstelik iddianame, “Barkey’in suçlu olduğunu biliyorum ama ispatlayamıyorum” havasında. Suçlamaları haklılaştıracak somut, ikna edici kanıtlardan yoksun. Kavala ile Barkey arasında darbe organizsyonu ve casusluk bağı kuramıyor. Tek bağ, telefonlarının aynı baz istasyonlarından sinyal vermesi.

Bir de Kavala gelirken Barkey gitmiş, o arada da bazı terör ve sokak olayları olmuş. Çakışmayan seyahat, telefon trafiklerinden bile tesadüf olamayacağı kanaatleri çıkarılıyor. Afaki yorumlar, aleyhlerinde delil olarak sunuluyor.

Kaldı ki iddianame, suç ilişkilerini tespitte zorlanıldığını kabul ediyor zaten.

Hatta Barkey’in, eşi ile evli olup olmadığı dahi belirlenememiş. Bu da faaliyetlerini perdeleyecek kadar usta bir casus olduğuna kanıt gösteriliyor.

“Eşim” dediği kişiyle ayrı uçaklarla gelmişler ama darbe gecesi aynı otel odasında kalmışlar. Bütün gece de lobide, garsonların önünde FETÖ darbe girişimini TV ve internetten takip etmişler. Şaşkın halde garsonlardan sorup neler olduğunu anlamaya çalışmışlar. İçeriği bilinmeyen yurtdışı telefon konuşmaları da yapmışlar.

Bu bile gizli casusluk faaliyetinin ve darbe girişimi ile irtibatının kanıtları arasında.

Anayasa Mahkemesi, Kavala’nın başvurusunu dün görüşüp Genel Kurula havale etti. İki gün sonra duruşması var, top davaya bakan mahkemeye atılmış oldu.

Bakalım dananın kuyruğu kopacak mı?”

SELVİ: KRİTİK BİR KAVŞAKTAYIZ

Yandaş Hürriyet Yazarı Abdülkadir Selvi de, “yönünü AB’ye çeviren Türkiye’nin önüne çıkan en önemli engellerden birini Kavala’nın tutukluluğu oluşturuyor.” dedi.

Selvi şu ifadeleri kullandı:

Adalet Bakanı Abdulhamit Gül, en son Meclis’teki bütçe görüşmeleri sırasında Anayasa Mahkemesi’nin ihlal kararlarının bağlayıcı olduğunu belirterek, “Anayasa mahkemesinin kararları herkes için bağlayıcıdır, tüm kişileri, kurumları bağlar ve kararlarının gereği yapılır” demişti.

KAVALA KARARI UYGULANACAK MI?

Yaşanan gelişmeler nedeniyle Anayasa Mahkemesi’nden Kavala hakkında ihlal kararı çıktığı takdirde gözler bir kez daha yerel mahkemeye çevrilecek. Karar uygulanacak mı, uygulanmayacak mı? Yerel mahkemenin tavrı bir anlamda içine girdiğimiz reform sürecinin de ilk olarak test edilmesi anlamını taşıyacak. Ama kararın bir başka yüzü daha olacak. Yeniden reform sürecini başlatıp yönünü AB’ye çeviren Türkiye’nin önüne çıkan en önemli engellerden birini Kavala’nın tutukluluğu oluşturuyor. Türkiye, Kavala kararıyla birlikte Batı’ya yönelik bir adım atacak mı? Her yönüyle kritik bir kavşaktayız.

 

 

 

Benzer Haberler