Barış Atay'dan Fazıl Say'a: O muhalefet etme şansını yitirdi - Tele1
Connect with us
TELE1 TV CANLI YAYIN

Haber

Barış Atay’dan Fazıl Say’a: O muhalefet etme şansını yitirdi

İzmir’de düzenlenen ‘Kültür ve Siyaset Söyleşisi’ etkinliğine katılan sanatçı ve milletvekili Barış Atay, gündemdeki sanat tartışmalarına dair değerlendirmelerde bulundu. Atay, kimi isimlerin AKP’nin kültürel değişimine omuz vermesindeki temel nedenin, umutsuzluk olduğunu söyleyerek “Umutsuz insan sanat yapmaz, meta üretmeye başlar” dedi.

Sanatçı ve Türkiye İşçi Partisi (TİP) Hatay Milletvekili Barış Atay’ın katılımıyla İzmir Fuar Gençlik Tiyatrosu’nda ‘Kültür ve Siyaset Söyleşisi’ düzenlendi.

İzmir’in Konak ilçesindeki ‘İzmir Fuar Gençlik Tiyatrosu’nda Nazım Hikmet Kültürevi’nin düzenlediği söyleşiye katılan sanatçı Barış Atay, sanatın ve sanaçının günümüzdeki durumuna ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Konuşmasına, TİP’in 58’inci, DİSK’in 52’inci kuruluş yıl dönümününü selamlayarak başlayan Atay, “Türkiye’de sanırım en çok karıştırılan şeylerden bir tanesi kültür ve sanat başlıkları; çünkü biz hemen hemen ikisini eşitliyoruz. Ne yazık ki aslında kültürün oluşmasında sanat bir aracı olabilir ama kültürü oluşturan birçok noktadan bahsetmek mümkün. Bir ülkenin ya da bir coğrafyanın barındırdığı diller, dinler, insani ilişkiler, sosyolojik yapı bunların tamamı bir kültürel iklim oluşturur” dedi.

Sanatla ilgilenen insanların çoğunun özü itibariyle sanattaki muhalif kimliği özümsenmiş, sol, sosyalist ya da sosyal demokrat kimliğe sahip insanlar olduğunu ifade eden Atay, ‘kültürel iktidar’ tartışmalarına dair şöyle konuştu:

‘KÜLTÜREL İKTİDAR, SİYASETİN BİREBİR KONUSU’

“Etrafımızda çokça sol tandanslı sanatçı gördüğümüz zamanda bizde kültürel iktidarın solda olduğu yanılsamasıyla karşılaşıyoruz ama ne yazık ki durum öyle değil. Örneğin ‘Diriliş Ertuğrul’ dizisinden hepiniz haberdarsınızdır. Evinin salonunda çocuğunun oyuncak atının üzerinde oturup kafasında tencere ile Diriliş Ertuğrul dizisini izleyip orada gördüğü, Osmanlı’nın ilk dönemiyle gurur duyan kişi, aslında Türkiye’nin yeni kültürel iktidarının sahibidir. Aslında bize ait hiçbir şey yok ortada. Bu siyasetle birebir ilgili bir konu. İlk medeni topluluklardan bu yana toplumların yöneticilerinin tamamı, kültürel iktidarları, yaşadıkları toplumun içerisindeki bireylerin üzerinde birer hakimiyet kazanmak adına belirlemeye çalışırlar.”

Son dönemde ‘sansür yasası’ olarak bilinen yeni sinema kanunun imzalanmasında gündeme gelen tartışmalara da değinen Atay, “Yaşadığınız toplumla ilgili bir derdiniz varsa bu sanatsal üretiminizi etkiler. Derdiniz yoksa etkilemez. O zaman da yaptığınız sanat mıdır ticaret midir sorusunu sorarız” dedi. Atay, sözlerine şöyle devam etti:

‘UMUTSUZ İNSAN SANAT YAPMAZ META ÜRETMEYE BAŞLAR’

“Mesela Yılmaz Erdoğan ilk çıktığında Kürt siyasi kimliğinin getirdiği birçok birikimi içine koyan, derdi olan bir sanat adamıydı. Şimdi tercih ettiği şey ise meta üretimidir. Yılmaz Erdoğan bir zamanlar solcu olduğunu unutmuş değil. Yılmaz Erdoğan ve onun gibilerin yaptığı bir tercihtir. AKP’nin yarattığı kültürel değişime omuz vermişlerdir. Ben buranın bir parçası olayım tercihinin sebebi umutsuzluktandır. Umutsuz insan sanat yapmaz meta üretmeye başlar”

Atay’ın, Erdoğan’ın Fazıl Say konserine gitmesiyle ilgili değerlendirmesi ise şöyle oldu:

‘ERDOĞAN, SAY’IN KONSERİNİ İZLEMEYE GELEBİLİR AMA SİYASET ŞOVUNA DÖNÜŞTÜREMEZ’

“Biz Fazıl Say’dan ne bekliyoruz? Fazıl Say dünyaca ünlü bir piyanist. Ülkesinin cumhurbaşkanı da konserine gelmiş. Erdoğan hiçbir şeyi hesapsız yapmaz. Ülkesinin cumhurbaşkanı konserini gelip izleyebilir ama sadece izler, siyaset şovuna dönmez.  Fazıl Say muhalefet etme şansını yitirdi böylelikle. Erdoğan’ın onunla uzlaşmak istediğinden bahsetti. Bunu neden yaptığı tartışma dışı ama herkesten bir şey bekleyemeyiz. Bu bizi çöküntüye uğratır”

‘TEK BAŞINA VERDİĞİM MÜCADELENİN BİR ANLAMI YOK, SİZ OLMADAN, BEN OLMADAN BU MÜCADELENİN BİR SONUCU OLMAZ’

Örgütlü mücadelenin önemine de değinen Atay, “Herkes kendince bir mücadele veriyor. Bu mücadele içerisinde herkesin kendince ödediği bedeller vardır. Bedel de yarıştırmıyoruz. Ama sonuç itibariyle bunun örgütlü bir mücadele gerektirdiğini biliyoruz. Ortak bir akılla mücadele etmenin öneminden defalarca bahsetmeye gerek yok. Nasıl yola çıkabiliyorsanız örgütlenmenizi naçizane tavsiye ederim. Bu size güçlü hissettirir. Sanatın politik gücünün mesleği seçmemde önemi büyük. O günden bugüne karşımızdakinin güçlenmesi üzücü. Cesaretle aptallık arasında fark olduğunu hayatınıza önemli şeyler girdiğinizde öğreniyorsunuz. Hayatım hep mücadeleyle geçti. Bir karakter şekillendi ve doğal olarak bugüne kadar geldik. Ama şunu biliyorum ki tek başıma verdiğim mücadelenin bir anlamı yok. Siz olmadan, ben olmadan bu mücadelenin hiçbir sonucu olmayacaktır” dedi.

Advertisement