Babasından dayak yiyen çocukların yönettiği ülkede iki tokadın lafı mı olur!

1 Mart 2021 Pazartesi

Levent Evkuran

Babasından dayak yiyen çocukların yönettiği ülkede, bir acılı çiğ köfte dürümü yüzünden müşterisinden yumruk yiyen çocuk için kim adalet bekleyebilir ki?
Babasından dayak yiyen çocukların yönettiği ülkede, attığı bir tweet yüzünden 16 yaşındaki bir çocuk cumhurbaşkanına hakaret ettiği iddiasıyla tutuklanırken; belki de aynı yaştaki bir başka çocuğa acılı bir çiğ köfte dürümü yüzünden yumruk atan eşek kadar bir herif serbest kalıyorsa, kim adalet bekleyebilir ki?
Babasından dayak yiyen çocukların yönettiği ülkede, eşinden, sevgilisinden, arkadaşından şiddet gören kadınların “N’olur serbest bırakmayın! Beni öldürecek” diye yalvardığı bir ülkede müşterisinden dayak yiyen o çocuk için kim adalet bekleyebilir ki?
Babasının ayağından tavana astığı çocukların yönettiği bir ülkede, bir parti genel başkanına yumruk atan inek hırsızları serbest kalırken; bir acılı çiğ köfte dürümü yüzünden kendisine dayak atan eşek kadar adama elini dahi kaldırmayan o çocuk için kim adalet bekleyebilir ki?
Babasından dayak yiyen çocukların yönettiği ülkede, atanmış bir kayyum rektörü protesto ettiği için bir genç kız tutuklanırken; Afyon’daki o çocuğun kafasına elindeki dürümü ‘nimet’ demeden fırlatan o eşek kadar herif elini kolunu sallayarak geziyorsa, kim adalet bekleyebilir ki?
Babasını ‘aslında ceberrut bir adamdı’ diye tarif edenlerin yönettiği ülkede, bir genç kıza tecavüz eden uzman çavuşlar serbest kalıyorsa, sarhoş müşterisinden dayak yiyen çocuk için kim adalet bekleyebilir ki?

Bu ülkede bir Cumhurbaşkanlığı kabinesi var. İsimlerinin, görevlerinin önemi yok. Bunlar gelir geçer. Bir tek annelikleri, babalıkları değişmez. Gelin sayalım onların kaç çocukları var. Sırayla sayıyorum, sırayla yazıyorum. Lütfen sıkılmayın sonuna kadar okuyun.
Dört çocuk babasıdır. Üç çocuk babasıdır. Üç çocuk babasıdır. Üç çocuk babasıdır. Bir çocuk babasıdır. Üç çocuk babasıdır. İki çocuk babasıdır. İki çocuk babasıdır. İki çocuk babasıdır. İki çocuk babasıdır. Üç çocuk babasıdır. İki çocuk babasıdır. Dört çocuk babasıdır. İki çocuk babasıdır. Dört çocuk sahibidir. İki çocuk annesidir. İki çocuk babasıdır.
Tam 18 kişiler. Sadece bir tanesinin çocuğu yok. Diğerlerinin tam 44 tane çocuğu var. Kız, erkek fark etmez. Yaşlarının da önemi yok. Çocuk her yaşta çocuktur. Benim annem öyle derdi.
Bu ülkenin kabinesini oluşturan insanlara sormak gerekir; Bu 44 çocuktan herhangi birisinin kılına zarar gelse ne yaparsınız?
Bu kabine üyelerinin çocukları da mutlaka çeşitli işler yapıyordur. Herhangi birinin müşterisi onlardan birine iki tokat atıp serbest kalsa ne yaparsınız?
Mesela kendi hayatıyla ilgili bir belgeselde babasının sertliğinden söz eden Cumhurbaşkanı Erdoğan’a sormak isterim. Dört çocuğunuzdan biri Afyon’daki dürümcü çocuk gibi iki tokat yese ne yaparsınız?
Bu işlere bakması gereken Adalet Bakanı Abdülhamit Gül’e sormak isterim. Allah bağışlasın üç çocuğunuzdan biri işte, okulda veya evde tartıştığı biri tarafından Afyon’daki gibi tokatlansa ne hissedersiniz?
Diğerlerine de ne siz sorun ne ben yazayım! Olmaz… Biz çocuklarımızı bu hayata dayak yesinler diye hazırlamıyoruz.
Sen kim olursan ol… İster müşteri, ister bilmem ne! Benim çocuğuma el kaldıramazsın. El kaldırırsan Afyon’daki gibi serbest kalamazsın!
Ama bu ülke kimlerin kimlerden ne dayak yediklerinin dedikodusuyla çalkalandı durdu. Bir spor bakanı vardı mesela! Hatırladınız mı?

Hiç kimseye değil Türkiye Cumhuriyeti’nin kabinesini oluşturanlara soruyorum: Bu ülkede üç kuruş ekmek parası için bir dürümcüde böylesi serserilerin ağız kokusunu çeken çocukların tokatlanmasına seyirci mi kalacaksınız?
44 çocuğunuz var. Haydi hemen şimdi, her birinin yüzüne bir kez daha bakın! O yüzlerde gülücük mü görmek istersiniz, yoksa iki tokat izi mi? O 44 çocuğun boynuna gururla sarılmak istiyorsanız o Afyon’daki, Ankara’daki, Batman’daki, şuradaki, buradaki şerefsizlerin yakasına yapışın.

Benzer Haberler