AYM’den pilot karar: Erişim engeli hak ihlali

7 Ocak 2022 Cuma

AYM’den pilot karar: Erişim engeli hak ihlali

Resmi Gazete’de yayımlanan Anayasa Mahkemesi kararında erişim engelinin hak ihlali olduğuna hükmedilirken, mahkeme başvuruculara ayrı ayrı 8 bin 100’er TL manevi tazminat ile yargılama giderlerinin ödenmesine karar verdi. AYM, medya organlarının haberleri hakkında verilen erişim engeli kararındaki itirazları birleştirerek ‘pilot karar’ usulünü uyguladı.

Anayasa Mahkemesi (AYM), aralarında BirGün, Gazete Duvar, soL ve Cumhuriyet’in de aralarında bulunduğu yayın organları tarafından erişim engeli kararları hakkında yapılan başvuruları karara bağladı. İhlallerin yapısal sorundan (kanundan) kaynaklandığını tespit eden mahkeme, ‘pilot karar’ usulünün uygulanmasına karar verdi. AYM, İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlemesi Kanunu’nun erişimin engellenmesi kararlarına yönelik 9. Maddesi’nin basın özgürlüğüne engel oluşturduğunu tespit ederek değiştirilmesi gerektiğine hükmetti. Mahkeme, kararı gerekli kanuni düzenlemenin yapılması için TBMM’ye göndermeye karar verdi.

Anayasa Mahkemesi, BirGün, Diken, soL, Gazete Duvar, Artı Gerçek ve Cumhuriyet’te yer alan haber ve yazılar hakkında verilen erişim engeli kararları üzerine yapılan itiraz başvurularını birleştirdi. Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi’nin internet özgürlüğü konusunda üye devletlere yönelik tavsiye kararı, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin internet ve ifade özgürlüğüne ilişkin içtihatlarına atıf yapan Anayasa Mahkemesi, başvuruları kabul etti.

BAŞVURU VE İTİRAZLAR HAKKINDAKİ KARARLAR

Erişim engeli hakkında karar veren sulh ceza hakimliklerinin tamamının, “şikâyet konusu içeriklerin talep edenin şeref ve saygınlığını zedelemiş olduğu, talep edeni küçük düşürecek nitelikte sözlerle açıkça kişilik haklarına saldırıldığı” şeklindeki genel gerekçelerle engellediğini bildiren AYM, istikrarlı içtihadına karşın 5651 sayılı Kanun’un 9. maddesindeki usulün istisnai değil aksine yerleşik bir uygulama hâline geldiğini belirtti.

Kararda mahkemelerin verdiği kararın “birer cümleden ibaret olduğu, bu kararlara yapılan itirazların da yine birer cümleden ibaret gerekçelerle geri çevrildiği” açıklandı.

Kararın gerekçesinde şunları belirtildi:

Basın, söz konusu kararların alınmasındaki sürece dahil edilmemiştir. Talepte bulunan kişilerce gösterilen kanıtlar ve sunulan görüşler hakkında bilgi sahibi olma ve bunlarla ilgili görüş bildirebilme imkanına sahip olamamıştır. Bireyin kişilik haklarının hızlı ve etkili şekilde korunması ihtiyacı nedeniyle öngörülmüş yolun birtakım usule ilişkin güvenceleri ilk anda sağlayamaması makul görünse bile karşı tarafın hakkına halel gelmemesi için söz konusu eksiklerin yargılama sürecinin sonraki aşamalarında mutlaka telafi edilmesi gerekir. Bunun için sıkı ve etkili bir denetim mekanizması şarttır. Ancak itiraz mercilerinin kararlarından tüm tarafların dinlenerek, çatışan haklara yönelik dengeleme yapılarak uyuşmazlığın esası hakkında bir karar verildiği değerlendirilmemiştir. Kanun, ilk derece mahkemelerine sağlanmayan usule ilişkin güvencelerin eksiklerini giderecek türden bir inceleme yapma görevi yüklememektedir. İkinci olarak sulh ceza hakimliklerinin bu yetkiyi nasıl kullanacakları tarif edilmemektedir. Erişimin engellenmesi, tek müdahale yolu olarak belirlenmiştir. Zorunlu olmadıkça erişimin engellenemeyeceği belirtilse de bu kural tek başına ifade özgürlüğüne yapılabilecek keyfi ve orantısız müdahaleleri önlemeye elverişli değildir.

İHLAL DOĞRUDAN KANUNDAN KAYNAKLANIYOR

Bu ve beraberindeki değerlendirmeler ışığında AYM, demokratik toplum düzeninin gereklerine uygun ve orantılı olmadığına karar verdiği erişim engeli müdahalesi ile Anayasa’nın 26. ve 28. maddeleri ile korunan haklarını ihlal edildiği, ifade ve basın özgürlüklerinin korunmasına ilişkin temel güvencelere sahip olmaması nedeniyle ihlalin doğrudan kanundan kaynaklandığı sonucuna vardı.

AYM’NİN ÖNERİLERİ

AYM, kanunun yeniden düzenlenmesi gerektiğine hükmederken önerilerde de bulundu. AYM’nin yaptığı önerilerden bazıları özetle şöyle:

– Kanun’un 9. maddesi öngörülebilir bir niteliğe kavuşturulmalıdır.

– Kanun’un 9. maddesindeki erişimin engellenmesi usulünün kapsamı belirlenirken internetin sınırlandırılmasını düzenleyen kanunların olabildiğince dar bir uygulama alanına izin verecek şekilde tasarlanması ve kullanımının acil bir toplumsal ihtiyacın gerekli kıldığı durumlara özgülenmiş olması gerektiği dikkate alınmalıdır.

– Erişimin engellenmesi tedbirinin akıbeti, tedbir kararını müteakiben yapılacak çelişmeli yargılamada belirlenmelidir.

– Bununla birlikte ifade özgürlüğünü kısıtlayan bu yolun keyfî uygulamalara yol açmaması ve özgürlüğün kullanılmasını ölçüsüz biçimde ortadan kaldıracak düzeyde olmaması için usule ilişkin gerekli güvenceleri barındırması elzemdir.

– 5651 sayılı Kanun’un 9. maddesi ile düzenlenen erişimin engellenmesi usulünün yargılama hukukunun usuli güvencelerini içerdiğinden söz edilebilmesi için şu hususlar gözönünde bulundurulmalıdır:

– Devlet, yapılan müdahaleye karşı delil sunmak da dâhil olmak üzere savunmalarını ortaya koyma imkânı bulabilecekleri, hukuki dinlenilme ve çelişmeli yargılama hakkına sahip olabilecekleri yargısal bir mekanizma kurmakla yükümlüdür.

– İnternet içeriğinin sınırlandırılması gereken durumlarda sulh ceza hâkimliklerine kılavuzluk edecek hükümler getirilmelidir. Orantısız ve keyfî uygulamaların önüne geçilebilmesi için getirilecek hükümlerde erişimin engellenmesi kararının zorunlu ya da istisnai bir tedbir, bu yolun başvurulabilecek en son çare ya da alınabilecek en son önlem olduğu belirtilmelidir.

OY BİRLİĞİ İLE KARAR

Yüksek Mahkeme, engelleme kararlarıyla Anayasa’nın 26 ve 28. maddelerinde yer alan ifade ve basın özgürlüğü ile 40. maddede güvence altına alınan etkili başvuru hakkının ihlal edildiğine oy birliği ile hükmetti.

TBMM düzenleme yapana kadar bir yıl süreyle AYM’nin önündeki başvuruların değerlendirilmeyeceğine hükmeden Yüksek Mahkeme, kararın, gerekçesinde yer alan düzenlemelerin yapılması için TBMM’ye ve yeniden yargılama yapılması için erişim engeli getiren mahkemelere gönderilmesine karar verdi.

AYM, başvuruculara ayrı ayrı 8 bin 100’er TL manevi tazminat ile yargılama giderlerinin ödenmesine karar verdi.

SÖZ KONUSU HABERLER

AYM’nin söz konusu kararında geçen haberler şöyle:

Hasankeyf taşıma ihalesi iptal edildi, bakanlık soruşturma açtı (BirGün)

Kolejlerle ilgili şikayetler artıyor, hem emekçilerin parası ödenmiyor hem velilerin (soL)

Ferhat Tepe dosyası neden kapatıldı? (Cumhuriyet-Çiğdem Toker)

Yunan olmak da ayıp değil Pontus da…, Haydar Baş’ın başı neden belada (Gazete Duvar)

CHP’nin istismar araştırması teklifine yanıt: Mümkün değil (Diken)

 

Benzer Haberler