Akşener: İstiklal Harbi kahramanlarına bir hayır duasını çok gören Ali Erbaş, şimdi de lanet okuyor

28 Temmuz 2020 Salı

Partisinin grup toplantısında konuşan İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş’ın Ayasofya’nın açılışındaki hutbede, “Vakıf malı dokunulmazdır, dokunanı yakar! Vakfedenin şartını çiğneyen lanete uğrar” sözlerine tepki gösterdi. Akşener, “Böylesine güzel bir günde bile düşmanlık etmekten geri durmadılar. Alparslan da bizimdir, Fatih de bizimdir, Gazi Mustafa Kemal Atatürk de bizimdir. Atatürk Asya’dan Avrupa’ya bir kısrak başı gibi yürüyen memleketin mavi gözlü bozkurtudur. Hastanede koşa koşa ziyarete gittiğiniz ‘Keşke Yunan kazansaydı’ diyen fesliden feyz alacağınıza Sevr’i yırtıp atanlarla gurur duyun” dedi.

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, partisinin TBMM’deki grup toplantısında konuştu.

İstanbul Sözleşmesi’nden çekilme tartışmaları hakkında konuşan Akşener, “Bir avuç ahlaksızın hayallerini gerçekleştirmek adına kadınlarımızı mağdur etmenize izin vermeyeceğiz. Bir avuç özgüvensizin egolarını eylemek uğruna İstanbul Sözleşmesi’ni feda etmenize izin vermeyeceğiz. Çünkü İstanbul Sözleşmesi yaşatır” dedi.

Diyanet İşleri Başkanı Erbaş’ın Atatürk’e lanet okumasına tepkiler çığ gibi!

Akşener, Covid-19 testi pozitif çıkan korumasının sağlık durumuyla ilgili de açıklamada bulundu. Akşener, “Biliyorsunuz 14 gün boyunca Ankara’da karantinadaydım. Herhangi bir sorun olmadan karantinayı tamamladık. Korona’ya yakalanan koruma polisim de sağlığına kavuştu. Vatandaşımızdan istediğimiz hassasiyeti aynı şekilde uygulamak bizim içinde sorumluluk. Bugün ilk defa evin kapısından çıktım” dedi.

#challangeaccepted akımına Meral Akşener de katıldı

Akşener’in konuşmasından satır başları şöyle:

“Çıkıp diyeceğiz ki tek bir kadın gözyaşı döküyorsa o düzeni yıkar yenisini kurarız. Bunu sağlamak için çok fazla şeye ihtiyaç yok. Yasaları hakkıyla uygulamak yeter. Bu bir zihniyet meselesidir. Nefreti, düşmanlığı bırakıp milletimizin her bir ferdini sevmek gerekir. Sayın Erdoğan’ı bir kez daha yaptığı ender iyi işlerden biri olan İstanbul Sözleşmesi’nden çekilmek yerine sözleşmenin maddelerini hakkıyla uygulamaya çağırıyorum. Bir avuç ahlaksızın hayallerini gerçekleştirmek adına kadınlarımızı mağdur etmenize izin vermeyeceğiz. Bir avuç özgüvensizin egolarını eylemek uğruna İstanbul Sözleşmesi’ni feda etmenize izin vermeyeceğiz. Çünkü İstanbul Sözleşmesi yaşatır.”

“ERDOĞAN’I UYARDIM AMA DİNLEMEDİ”

Vatandaşımızdan istediğimiz hassasiyeti aynı şekilde uygulamak bizim içinde sorumluluk. Bugün ilk defa evin kapısından çıktım.

Maalesef bu yüzden bazı programlara katılamadım. Bunlardan biri Ayasofya’nın tamamen ibadete açılması.

Çok istedim ama olmadı. En yakın zamanda oraya gideceğim. Erdoğan’ı uyardım ama dinlemedi. Ayasofya’yı siyasete alet ettiler.

Başbakanlık’tan dilekçelerine cevap alamayınca 2005’te mahkemeye başvuruyorlar. Mahkeme, başbakanlığın dilekçeye zamanında başvurmadığı için suçlu buluyor.

O zamanın Başbakanlığı, bugünün Cumhurbaşkanlığı davanın reddini istiyor. O dönemin başbakanı önce Sultanahmet’i doldurun diyor.

Bugün o iktidar Ayasofya’yı biz açtık diye övünüyor. Yine bir riyakarlık, yine vatandaşı değil, kendini düşünme hesabı. İlk günden beri dedik ki Ayasofya’yı ibadete açın, siyaseti kapatın.

Ortak değerlerimizi sömürmekten geri kalmadılar. Güzel Ayasofya’nın o güzel gününde şu sözü bekledik.

Selam olsun Anadolu’nun kapılarını açan Alparslan’a, selam olsun İstanbul’u fetheden Fatih Sultan Mehmet’e, selam olsun İstanbul’u düşmandan kurtaran Gazi Mustafa Kemal’e.

Böylesine güzel bir günde bile düşmanlık etmekten geri durmadılar. Alparslan da bizimdir, Fatih de bizimdir, Gazi Mustafa Kemal Atatürk de bizimdir.

Atatürk Asya’dan Avrupa’ya bir kısrak başı gibi yürüyen memleketin mavi gözlü bozkurtudur. Hastanede koşa koşa ziyarete gittiğiniz ‘Keşke Yunan kazansaydı’ diyen fesliden feyz alacağınıza Sevr’i yırtıp atanlarla gurur duyun.

Devlet Bahçeli, Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş’a sahip çıktı

“ATATÜRK İLE ALIP VERMEDİĞİNİZ NEDİR?”

İstiklal Savaşı, bir mitoloji değildir. Her anı kayıt altına alındı. Fransızlar Yunan’ın hezimeti, Yunan hezimeti, Yunan basını, Küçük Asya’nın kaybı diye bahseder.

Cezayir’de Allah’u Ekber diye şehit düşen askerin göğsünde Atatürk’ün resmi vardır.

Rahmetli Elibey’in dediği gibi, Allah’ın bahşettiği şerefi istemeyene biz zorla şeref verecek değiliz. Bedeli göze alıp şehit düşene saygı göstermek zorundasınız. Atatürk ile alıp veremediğiniz nedir kardeşim?

Yunan’ın, Fransız’ın Alman’ın Atatürk’e düşman olmasını anlarım ama siz nasıl düşman olursunuz kardeşim?

Onlar şanlı bayrağımızı ateşe vererek milli birliğimize hakaret ediyor siz hala Atatürk ile uğraşıyorsunuz.

Atatürk, Türk vatanında şanla şerefle nur içinde yatıyor. Göreve geldiğinden bu yana İstiklal Harbi kahramanlarına bir hayır duayı çok gören Ali Erbaş, şimdi de lanet okuyor.

ERDOĞAN’A ÇAĞRI: GEL MUHALEFETLER EL ELE VER

“Yaşadığımız sorunların kaynağı iki yıldır ülkenin başına bela olan bu sistemdir. Bu düzen biterse para da gelir, yatırım da gelir. Bir ülke hukukuyla güven verirse her alanda yolu açılır. Sayın Erdoğan da bu sistemin yürümediğinin farkında. Son zamanlarda çıkarılan Cumhurbaşkanlığı Kararnameleri ne için çıkarılmış? Daha önce çıkarılan kararnamelerde değişiklik yapmak için yeni kararnameler çıkarılmış. Yani yanlış kararları düzeltmek için. Böyle bir sistem hizmet üretebilir mi, milletin sesini duyabilir mi, vatandaşın derdini çözebilir mi? Hayır. Devlet deneme yanılmayla yönetilemez. Yönetmeye kalkarsanız böyle tökezlersiniz, Türkiye’yi uçurumun kenarına sürüklersiniz. İşlerin yürümediğinin farkında olmak gelecek için olumlu bir işarettir. Bir çağrıda bulunmak istiyorum; sorunun farkına varmak çözmenin yarısıdır. Türkiye’nin bu sarmaldan çıkışı iyileştirilmiş ve güçlendirilmiş parlamenter sistemdir. İtiraf edemesen de farkında olduğunu biliyorum. Gel muhalefetle el ele ver, milletimizi içine soktuğunuz bu krizden çıkaralım.”

Avrupa piyasaları aşı umuduyla yüksek açıldı

MSB: Hudut kartallarımız kaçakçılara göz açtırmıyor

Benzer Haberler