Akşener ‘Erdoğan’la masaya oturma’ şartını açıkladı

5 Haziran 2020 Cuma

Akşener ‘Erdoğan’la masaya oturma’ şartını açıkladı

Gündeme ilişkin açıklamalarda bulunan İyi Parti Genel Başkanı Meral Akşener, Partili Cumhurbaşkanı Erdoğan’la ‘parlamenter sisteme geçmek’ kaydıyla masaya oturabileceğini açıkladı. Akşener, CHP’li Berberoğlu’nun vekilliğinin düşürülerek tutuklanmasına ilişkin ise “Enis Berberoğlu’ndan terörist çıkarılamaz” dedi.

İyi Parti Genel Başkanı Meral Akşener, Fox TV’de İsmail Küçükkaya’nın sunduğu Çalar Saat Programında gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu.

Milletvekilliği düşürülen Musa Farisoğulları, Leyla Güven ve Enis Berberoğlu tutuklandı

“ENİS’İN TERÖRİST OLMAYACAĞININ KANITI”

“Enis eşimle aynı okulda okudu. Kendisini tanıyorum, önemli bir gazeteci. Enis’in teröristlikle casuslukla suçlanmasını doğru bilmiyorum. Eğer siz Enis Berberoğlu’na çalıştığı gazeteler üzerinden bakarsanız, asla bir toz zerresi kadar bir şey bulamazsınız. Şu meşhur TIRlarla ilgili konu. Ben o gün MHP’deydim. O gün bir arkadaşımız açık bir beyanda bulundu. Bugün o arkadaşımız AKP milletvekili. Ben Enis’i aradım dedi ki “Ben yatarım çıkarım, demokrasiye katkısı olacaksa. Bu da geçer” dedi. Bu da Enis’in terörist olamayacağının kanıtı.”

Kılıçdaroğlu’ndan Enis Berberoğlu tepkisi: Benim bu millete bir sözüm var

Meclis darbesine karşı yürüyen HDP’li vekillere polis müdahalesi

“SURİYE İLE İLGİLİ ALDIĞIMIZ BİLGİLER OLUMSUZ”

“Aldığımız bilgiler çok olumsuz. Suriye’de James Franklin Jeffrey’in Barzani ve PYD,PKK ile bir devletçiğe gidildiğine dair bilgiler geliyor. Biz dün bununla ilgili araştırma önergesi verdik ama kabul edilmedi. Rusya ile Suriye’ye yönelik bir ateşkes anlaşması yapılmış beraber devriye yapılacaktı. Buna yönelik de olumsuz bilgiler geliyor. Libya’da da burada nasıl söylerim bilemiyorum ama Libya petrolünün orada da bizim çocuklarımızın bir görev sahibi olduklarına yönelik bilgiler aldık. Ancak bu kibarlıkta söyleyeyim.”

Perinçek’ten Meclis darbesi yorumu: Bu bir başlangıç

“ERDOĞAN’IN DİŞLERİ SIKTIRACAK SÖYLEMLERDEN VAZGEÇMESİ LAZIM”

“Bunların hepsi yapılabilinir ama ben bir şey söylüyorum aidiyetler üzerinden, etnik inanç bu ülkenin insanı birbiriyle dövüşmez ama benim dikkat çekmeye çalıştığım ABD’yi örnek alıp… kırılgan yakalandık.Vicdansızlar; yolsuzluk, hırsızlık yapan, emeksiz zenginleşenlerle, aç kalan insanlar arasında oluşabilecek problemlere dikkat ekmeye çalışıyorum. Vicdansızlar ve cüzdansızlar. Erdoğan’ın dişleri sıktıracak söylemlerden vazgeçip bu ayrıma dikkat etmelidir. Bu dil olmaz.”

“PARLAMENTER SİSTEME GEÇMEK KAYDIYLA ERDOĞAN’LA MASAYA OTURURUM”

“Bunların hepsi olabilir, diyorum ki yanlış. Cumhurbaşkanı beni çağırdı diyelim ki. Ben ona derim ki; parlamenter sisteme geçmek kaydıyla buyurun oturup konuşalım. Dürüst bir biçimde “Meral Hanım sizinle görüşebilir miyim dese?” buyrun derim. Fikirlerini bana anlatsa, benim ona söyleyeceğim şey şu; 2010 referandumu Türkiye’yi felakete götürecek dedim. Evren’e öyle şeyler oldu ki, başörtüsü ile dövüşerek çıktı, ayet hadis okuyarak çıktı. 82 Anayasası’nı siz hazırladınız kardeşim.

O zaman şöyle dediler; “Biz bu anayasası Allah korkusu ile hazırladık besmele ile hazırladık” Ben dedim ki herkesi götürecek bu, keşke haklı çıkmasaydım, haklı çıktım. Gençliğinizden beri tanıyoruz birbirimizi. En karanlık gecem 2016 Nisan referandumu gecesi. Türkiye’nin geleceği adına kaygılandım. Ben Erdoğan’a derim ki parlamenter sisteme geçmek kaydıyla masaya otururum.Ben prensipler ve ilkeler üzerinden yürüyorum. İki yılda gelinen noktada nefes alamıyorsunuz. Ekonomi rezalet bir durumda.

“BİZDEN ÇOK RAHAT BİR DÖNEMDE PARTİ KURDULAR”

“Babacan iyi bir ekonomist sakin bir insan. Bugünkü iktidara uzun süre paydaşlık yaptıkları için orada işleri zor. Cevap vermeleri gereken sorular var. Ama bizden çok rahat bir dönemde parti kurdular.Biz en büyük zorlukları çektiğimiz için biraz daha kurumsallaşmada rahatlar. Ben iki partinin de kurulmasını hep destekle karşıladım. Şeçenek, rekabet yaratmak seçmen için iyidir.Cumhur İttifakı olmadan da bu masa toplanabilir. Ben çok çağrı yaptım. Londra lobisi bize saldırıyor dediklerinde bir beraberlik fotoğrafı lazım gelir. Sadece Sayın Erdoğan’a çağrı yapmadım, Sayın Bahçeli’ye, Sayın Kılıçdaroğlu’na. Cumhur ittifakı birleşenlerine çağrıda bulundum.”

“MAAŞI OLMAYANA 500 TL VERİLSİN”

“Esnafa faizsiz 10 bin TL kredi verilsin. Onlar kendilerini çevirebilsinler. Maaşı olmayan, işi gitmiş zorda olan insanlara kişi başı 500 TL verelim en azından tüketim yapabilsinler. Tarıma çok önem veriyorsunuz. Dün bir araştırma yaptım 24 hazirandan beri tarım konuşuyorum, çok eleştiri aldım. “Yanlış yapıyorsun” dendi. Gazeteciler içinde “tarım” diyen sizsiniz. Haklı çıktık. Biz diyecektik ki orada, TARSİM’i onun içine her türlü çiftçilikle ilgili sigorta içine alın. Şahsın kendi hataları dışında her türlü zararı karşılayın. Arazi üzerinden değil ürün üzerinden teşvik verin.Endüstriyi oraya getirelim ve ürün oranını artıralım. Bunlara diyecektim ki ben şunları şunları alın işte. Kime zararı vardı? Bizim bunları konuşmamızın.”

“ERDOĞAN DOSTLARINI KURTARIYOR”

“Sayın Erdoğan ve arkadaşlarının hızlı para için bir tercihi oldu o da inşaat sektörü. İnşaat bitsin demiyorum ama öncelik sıralarını ayarlamanız lazımdı. Damat Bey bir paket açıkladı, kredi verecekler. Nereye verecekler inşaat sektörüne. Dostlarını kurtarıyor Sayın Erdoğan. Ama o vatandaş 15 yıllık bir borçlanmaya girdiğinde çocuklarımızın torunlarımızın başına yeni borçlar açma 2001 olayındaki gibi bir çıkmaza çıkacak.Ben İçişleri Bakanlığı ve sonrasında hep kimliğim üzerinden saldırıya uğradım. O zaman demişlerdi ki “Bir kara kuru kadın, çoban eşi olması gereken kadın İçişleri Bakanı” zamanında Sayın Erdoğan’ın eşi için başörtüsü için de dalga geçtiler. Bu fotoğrafta AKP’liler benim çeyizim olan o masa örtüsü üzerinden bir şeyler söylediler. Tarih tekerrürden ibaretmiş.Gazetecilik yapmaya gayret edenleri korkutma isteği var. O arkadaşlar üzerinde hepimizin kafasında sopa sallamak var. Sizin gibilerin varlığı şu; siyasetçi sizin gibilerden beslenir, eksiğini giderir, seçmenle bağını koparmaz.Siyaset kurumunun itibarlı olmasının yolu gerçek gazetecilik yapanlara bağlıdır. Beyler kendilerine yapıyor, farkında değiller.”

Öztrak: Hangisine güveneceğiz? Recep Bey’e mi, Tayyip Bey’e mi yoksa Erdoğan’a mı?

Ankara’da bir mahalle karantinaya alındı!

 

 

Benzer Haberler