Adli Tıp Kurumu’nda tarikat kadrolaşması

20 Ocak 2020 Pazartesi

Adli Tıp Kurumu’nda tarikat kadrolaşması

Adli Tıp Kurumu’nda tarikatlar kadrolaştı. Başkandan uzmanlarına kadar pek çok kurum çalışanı Hakyol, Menzil, Gülen tarikatlarının üyesi… TELE1’e konuşan profesör Alkan, Adli Tıptaki tarikat kadrolaşmasının yargı sürecini ve adaletin tesisini nasıl etkilediğini görmek için “Adli Hipnoz ve Dursun Çiçek’in ıslak imza davalarına bakın” dedi.

TELE1’e konuşan Adli Tıp Uzmanı Prof. Dr. Nevzat Alkan, Adli Tıp Kurumu’nda Hakyol, Menzil, Gülen gibi tarikatların ciddi biçimde kadrolaştığını söyledi. Alkan, başkandan uzmanlara kadar pek çok çalışanın tarikat mensubu olduğunu belirtti.

Adli Tıp Kurumu Başkani Doç. Dr. Yalçın Büyük’ün Nakşibendiler’in bir kolu olan Hakyolculardan olduğunu İfade etti. Hakyolcular, yargıda FETÖ’den boşalan yerleri doldurmuşlardı.

65 YAŞINDA EMEKLİ OLMAMASI İÇİN İKİ FARKLI ÜNİVERSİTEYE ATANDI

Prof. Alkan, Adli Tıp Kurumu Başkan Yardımcısı Dr. Mustafa Okudan’ın kurumda görevinin devam edebilmesi, 65 yaşında emekli olmaması için iki farklı üniversiteye atandığına dikkat çekti.

Başkan Yardımcısı Oku’dan önce İstanbul Üniversitesi’ne, sonra Iğdır Üniversitesi’ne Öğretim Üyesi olarak atandı. Böylece emeklilik yaşı 72’ye yükseltildi.

Adli Tıp Kurumu’ndaki tarikat kadrolaşmasının kritik davaları etkileyen raporlar verilmesine neden olduğunu belirten profesör Alkan, Ergenekon Kumpas Davası kapsamında yargılanan Emekli Albay Dursun Çiçek ve Adli Hipnoz Davalarını örnek gösterdi.

Adli Tıp Kurumu raporunda, Ergenekon Kumpas Davası kapsamında, en tartışmalı delil olan “İrtica İle Mücadele Eylem Planı’ndaki ıslak imzanın Albay Dursun Çiçek’e ait olduğunu İddia etmişti. Dönemin savcısı Zekeriya Öz’ün Adli Tıp’a bizzat gelerek “imza Dursun Çiçek’e aittir” diye rapor verilmesi için başkana baskı yaptığı ortaya çıkmıştı.

Adli Tıp raporunun ardından Dursun Çiçek, müebbet hapis cezasına çarptırıldı. Ancak Ergenekon Davasının orduya kurulmuş bir kumpas olduğu ortaya çıkınca, İrtica ile mücadele eylem planı belgesinin sahte olduğu da anlaşıldı.

Adli Hipnoz Davası’nda ise emekli hakim albay Ahmet Zeki Üçok’un orduda görevliyken FETÖ’ye karşı soruşturma yürüttüğü dönemde 3 astsubaya hipnozla işkence yaptığı iddia edilmişti.

Üçok, daha sonra FETÖ mensubu olduğu anlaşılan Adli Tıp Üyelerinin verdiği raporla suçlu bulunmuş, yargılanmış, 7,5 yıl hapis cezasına çarptırılmış

Kumpas olayları açığa çıktıktan sonra Adli Tıp’tan gelen raporda hipnoz İddialarının gerçek olmadığı ortaya çıkmış, Emekli Hakim Albay Zekİ Üçok beraat etmişti.

Benzer Haberler