Acılarla dolu hayat! Müslüm Gürses vefatının 8. yılında anılıyor

3 Mart 2021 Çarşamba

Acılarla dolu hayat! Müslüm Gürses vefatının 8. yılında anılıyor

Büyük acılarla dolu 60 yıllık yaşamına, 78 albüm ve 38 film sığdıran unutulmaz sanatçı, vefatının 8. yılında anılıyor.

Türkiye’de arabesk müzik denince akla gelen ilk isim olan Müslüm Gürses, 8 yıl önce bugün, 3 Mart 2013’te hayata gözlerini yumdu. Sevenleri tarafından ‘Müslüm Baba’ olarak anılan Gürses, arabesk türü müzikle sayısız genci peşinden sürükledi. 59 yıllık hayatına onlarca şarkı ve albüm sığdırdı. Peki Türkiye’de ‘Müslüm Baba’, dünyada ise ‘Father of Arabesque’ olarak anılan Müslüm Gürses kimdir? İşte ünlü sanatçının hayatı…

MÜSLÜM GÜRSES KİMDİR?

Gerçek adıyla Müslüm Akbaş, 7 Mayıs 1953 tarihinde Fıstıközü, Halfeti, Şanlıurfa’da dünyaya geldi. Annesi Emine Hanım ile babası Mehmet Bey önceleri Tisa olarak bilinen ancak adı 1960’lı yıllarda Fıstıközü olarak değiştirilen Şanlıurfa’nın Halfeti ilçesine bağlı bir köyde tanıştı. 7 Mayıs 1953’te Şanlıurfa’nın Halfeti ilçesinin Fıstıközü köyünde kerpiç bir evde Emine Hanım ile Mehmet Bey’in ilk çocuğu olarak dünyaya geldi. Babası Mehmet Akbaş rençberlik yapmaktaydı. Ailenin Ahmet isminde bir çocuğu daha oldu. Daha sonra Adana Hürriyet Mahallesi’ne taşındılar.

14 YAŞINDA SES YARIŞMASINDA BİRİNCİ OLDU

Gürses, şarkıcılığa 1962 yılında nota, usul üslup ve şan dersleri alarak başladı. 1965 yılında küçük yaşta Adana’da bir çay bahçesinde şarkılar söyledi ve aynı zamanda halkevine de gitti. Terzi çıraklığı ve kunduracılık yaptı, o yıllarda bir gazinoda sahneye çıktı. Ayrıca ilkokuldan mezun olduktan sonra 14 yaşındayken, 1967 yılında Adana Aile Çay Bahçesi’nde düzenlenen yarışmaya katıldı ve birinci oldu. Soyadını da orada çalışırken “Gürses“ olarak değiştirildi.

45’LİK PLAĞI 300 BİN ADET SATARAK REKOR KIRDI

1967 yılından itibaren TRT-Adana-Çukurova Radyosu’nda da her hafta Cumartesi günü canlı olarak türküler söyledi. 1968 yılından itibaren piyasaya ilk 45’likleri çıkarmaya başladı. İlk plağı 1968 tarihli Emmioğlu / Ovada Taşa Basma plağıdır ve Ömür Plak, Adana basımıdır. Ömür Plak ile toplam 4 adet 45’lik yaptı. İstanbul’a gelen Gürses, Selahattin Sarıkaya’nın sahibi olduğu Sarıkaya Plak ile 2 adet 45’lik plak doldurdu: Giyin Kuşan Selvi Boylum / Hayatımı Sen Mahvettin ile Gitme Gel Gel / Haram Aşk. Daha sonra 1969 yılında yine İstanbul’da Palandöken Plak firması ile ilk çıkış parçası olan Sevda Yüklü Kervanlar şarkısını içeren Sevda Yüklü Kervanlar (Gazelli) / Vurma Güzel Vurma isimli 45’lik plağı çıktı. Bu plak tam 300 bin adet satarak rekor kırdı. 1971 yılında ise Hülya Plak firması ile ikinci çıkış parçası olan Ben İnsan Değil Miyim? şarkısını içeren Ben İnsan Değil Miyim / Seni Sevmek İçin Ölmek Mi Lazım isimli 45’lik plağı çıktı.

GEÇİRDİĞİ TRAFİK KAZASI

Gürses’in aracı 1978 yılında Tarsus’tan Adana’ya dönerken alkollü araç kullanan şoförün yolda duran tırı fark edememesi sonucu büyük bir kaza geçirdi. Kazada şoför hayatını kaybetti, Gürses ise öldü sanılarak morga kaldırıldı. Sonra Gürses’in yaşadığı fark edildikten sonra hemen ameliyata alındı. Gürses’e ameliyatta beynini koruyacak plaka takıldı, alnına alacağı en ufak bir darbede kör olma hatta ölme tehlikesiyle karşı karşıya kalacaktı. Gürses bu plakadan dolayı sorulara geç cevap verecek olması nedeniyle insanlar Gürses’i genellikle alkollü zannetti. Olaydan sonra koku alma duyusunu tamamen, işitme duyusunu ise yüzde 50 yitirdi ve yavaş konuşmaya başladı.

‘GİTME’ ŞARKISI 1987’NİN EN İYİ ŞARKISI SEÇİLDİ

Gürses, Palandöken Plak firması ile tam 13, sonra Bestefon Plak firması ile tam 4, daha sonra Hülya Plak ile 15 ve nihayet Çınçın Plak ile 2 adet 45’lik plak doldurdu. 1980 yılında Emre Plak firmasından çıkardığı Esrarlı Gözler albümü Gürses’in artık Müslüm Baba olduğu albümdür. Albüm Türkiye ve Almanya başta olmak üzere tüm dünyaya arabesk tarz müziği tanıtan ve sevdiren en marjinal albümlerden birisidir. Albümde hareketli kabul edilebilecek hiçbir parça bulunmamaktadır. 1986 yılında Bayar Müzik firmasından çıkardığı Küskünüm albümü Türkiye’de tüm zamanların en çok satan albümüdür. Albüm sadece yasal olarak 12 milyondan fazla satmıştır. 1987 yılında Elenor Müzik firmasıyla 5. albümü olan Gitme albümü yayımlanmıştır. Albüm satış rekoru kırmış ve albüme ismini veren Gitme şarkısı 1987 yılının en iyi şarkısı seçilmiştir.

‘SARIL BANA’ ŞARKISI 3 GÜNDE 1 BUÇUK MİLYON SATTI

1998 yılında ise Gürses’in o dönemde 14 yıl boyunca albümlerini çıkardığı Elenor Müzik firmasıyla Müslüm Gürses Klasikleri albümünü yaptıktan sonra Gürses’in Elenor Müzik firmasıyla yolları ayrılmış ve 1999 yılında Ulus Müzik’e transfer olmuştur. Gürses’in 1999 – 2001 yılları arasında Elenor Müzik etiketiyle yayımlanan Garipler, Arkadaşım, Zavallım, Müslüm’ce Türküler 2001 ve Sadece (Türk Sanat Müziği) albümlerinde yer alan şarkılar Gürses’in 1999’dan önce seslendirdiği şarkılardır. 1 Şubat 2006’da Gönül Teknem / Sen Olmayınca adlı albümü Seyhan Müzik etiketiyle raflardaki yerini almıştır. Daha sonra Gürses’in yazar Murathan Mungan’la hazırlıkları 2 yıl süren ortak projesi “Aşk Tesadüfleri Sever” 18 Nisan 2006’da Pasaj Müzik etiketiyle müzik marketlerdeki yerini aldı. Mungan’ın sözlerini yazdığı, David Bowie’den Garbage’a, Leonard Cohen’den Jane Birkin’e birçok yabancı müzisyenin bestesini yaptığı şarkıları seslendirdi. Sonra 6 Şubat 2009’da yine Pasaj Müzik firmasından çarpıcı bir albüm olan “Sandık” albümü ile Müslüm Gürses sahnelere geri döndü. Albümde Gürses’in Öykü Gürman ile düet yaptığı Sarıl Bana şarkısı 3 günde 1.5 milyon satarak rekor kırdı. 2010 yılının Kasım ayında yeniden Pasaj Müzik ile “Yalan Dünya” isimli bir albüme imza attı.

Gürses’in ölümünden sonra da albümleri yoğun ilgi görmeye devam etmiş ve ölümünden sonra ilk 4 günde en az 1 milyondan fazla satmıştır. 2013 yılında ise Gürses’in tamamlayabildiği son albüm olan Veda – Ervah-ı Ezelde albümü için Gürses hayattayken “Ölürsem albümün adını Veda koyun.” şeklinde vasiyetinde bulunmuş ve ölümünden 40 gün sonra çıkan bu albüm, albüm satışlarının az olmasına rağmen sadece 2 saatte 25 bin satarak tükenmiştir.

ÖLÜMÜ

Müslüm Gürses, 15 Kasım 2012 Perşembe günü, geçirdiği by-pass ameliyatından sonra akciğer ve kalp yetmezliği nedeniyle yoğun bakıma kaldırıldı ve solunum cihazına bağlandı. Gürses, 3 Mart 2013’te, yaklaşık dört aydır tedavi görmekte olduğu İstanbul Memorial Hastanesinde öldü. 4 Mart 2013 günü Teşvikiye Camii’nde kılınan cenaze namazının ardından Zincirlikuyu Mezarlığı’na defnedildi.

 

Benzer Haberler